öğretmen_seminer - eğitimci - Blogcu



Anasayfa | Rss | E-Mail

<- :: Sonraki Sayfa ->

EĞİTİMCİ.........EĞİTİM ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...EĞİTİMCİ!!!.....

9/9/2009

İlköğretimde sınav uygulamaları ve dikkat edilecek noktalar-2009

İlköğretimde keşke hiç sınav olmasa. Bunu ülkemiz eğitiminin değer yargıları içinde gerçekleştirmek ne yazık ki olanaksızdır. Sınavdan vazgeçilmesi olanaksız göründüğüne göre sınavın uygulamaları konusunda özenli davranmak zorundayız.

Bundan on yıl öncesine kadar 5. sınıf öğrencileri Anadolu Lisesi sınavlarına girdiği için birkaç yıl önceden " test çözerek" sınava hazırlanıyorlardı. Bu sınav 3 sınıf sonrasına alındı. Ancak ilköğretimdeki öğretmenlere, yöneticilere, velilere ve de Milli Eğitim Bakanlığı'na artık bu sınavın 8. sınıftan sonra yapıldığı haber vermemiş olsa gerek, ilköğretimin 4. ve 5. sınıflarındaki öğrenciler sanki bu sınava hazırlanır gibi eğitiliyor. "Önemsiz" diye varsaydıkları bazı derslerin yerine Matematik, Türkçe gibi çoook önemli derslerin yapılması ve sınavların test olması bu habersizliğin bir göstergesi...

Test sınavı (ki çoğunlukla çoktan seçmeli test kullanılıyor) bir sınav yöntemidir ve kitlelerin katıldığı sınavlar için en geçerli sınav şeklidir. İyi hazırlanmış bir test sınavı başarıyı çok iyi ölçer. Bunu gözardı edemeyiz. İlköğretim sözkonusu olduğundaki durum hiç de iç açıcı değildir.

İlköğretimde sınav "test yöntemiyle" olabilir mi? sorusunun yanıtı bir çok kişi tarafından "EVET" olarak verilecektir.

Öğrenci, "EVET" diyecektir. Çünkü her öğrenci sınavın test yapılmasını sever. Daha kolaydır, riski azdır,

Veli "EVET" diyecektir. Çünkü çocuğun nasıl eğitildiği onun için hiç önemli değildir. O çok iyi bilir ki, ne kadar test çözerse o büyük sınavda şansı daha çok olacaktır.

Öğretmen "EVET" diyecektir. Çünkü test uygulayarak en kısa zamanda, emeksiz şekilde sınavı değerlendirecektir. Öğrenci mutlu olacaktır, veli kendisini takdir edecektir. Öğrencilerini en iyi şekilde sınava hazırladığı varsayımıyla yöneticileri de memnun edecektir.

İlköğretimde test sınavı yapmak bir eğitim ayıbıdır. Yalnızca test sınavı yapmakla herşey bitseydi belki bu kadar ağır bir ifade kullanmazdım. Sınavlar test olarak yapılınca öğrenciler sınavlara hazırlanmak için de çok sayıda test sorusu çözüyorlar. Bunun için özel dersler alıyorlar. 10 yaşındaki çocuklar dershanelere gönderiliyor. Orada da bol bol test sorusu çözüyorlar ve test sınavlar oluyorlar. Yani 10 yaşındaki öğrenci test soruları içinde boğuluyor.

Test sınavları küçük yaştaki öğrencilerin düşünme yeteneklerini köreltiyor. Kendilerini ifade etmelerini zorlaştırıyor. Yaratıcılıklarını tamamen yokediyor. Bu sınavların hazırlık süreci birbirine benzer çok sayıda test sorusunun tekrar tekrar çözülmesini gerektirdiği için çok zaman harcıyorlar ve oyuna zamanları kalmıyor.

Çocuklara bu kötülükleri yapmaya hakkımız var mı? Yok!... O zaman düzeltelim!...

Bunu uygulamada düzeltme şansımız var mı? Hiç yok!... Çünkü, ne yöneticiler, ne öğretmenler, ne de veliler ve en önemlisi Milli Eğitim Bakanlığı tehlikenin farkında değil.

Keşke öğretmenleri bu konuda ikna edip güzellikle öğrencileri test sınavlardan koruyabilsek. Ancak bunun ikna yoluyla uygulanması olanaksızdır. Artık bu sınavlar birçoğunun vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Zaten bu konuda bilinçli öğretmenler velilerin ve yönetimin baskılarıyla sindirilmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretimin ilk 7 yılında test sınavı yapmayı, sınıflarda test soruları kullanmayı kesinlikle yasaklamalıdır. Dershanelerin bu yaşlara yönelik sınıflarında da aynı kesin uygulama geçerli olmalıdır. Bu kuralı uygulamayan öğretmenlere en ağır yaptırımları uygulamalıdır. Bu yaşlara yönelik test kitaplarının yayını konusunda da önlemler alınmalıdır. Test soruları içeren okul dergilerinin okullara girişi engellenmelidir.

Öğrenci ilk test sorusuyla ancak 8. sınıfta karşılaşmalıdır. OKS’yi başka yöntemle yapmak şimdilik olanaksız olduğu için bu sınıftan sonra başka çare kalmıyor.

Bunu başarmak zorundayız.

9/9/2009

Fen ve teknoloji dersinde ölçme ve değerlendirme-Seminer çalışma

Eğitimin temel hedefi öğrencileri hayata hazırlamak, onlara çağın gerektirdiği üst düzey düşünme, problem çözme, bilgiyi kullanma yeteneklerini kazandırmaktır. Bu hedeflere ulaşılma düzeylerinin doğru olarak belirlenmesi uygun ölçme değerlendirme yaklaşımlarının kullanılması ile mümkündür. Doğal olarak bir ölçme yöntemi öğrencilerden beklenen tüm kazanımları ölçmede yeterli olamaz dolayısıyla öğrencilerden beklenen farklı düzeydeki öğrenmeler farklı ölçme yöntemleriyle belirlenebilmektedir. Bu nedenle son yıllarda alternatif ölçme değerlendirme yöntemleri geliştirilmiştir.
Bu gelişmeler ve değişimler neticesinde ülkemizde de müfredat programlarında iyileştirme çalışmaları yapılmış ve yeni programlar hazırlanmıştır. 2006-2007 eğitim öğretim yılından itibaren yeni Fen ve Teknoloji dersi müfredatı ilköğretim ikinci kademede uygulamaya konulmuştur. Bu programın bütünleştirici kuramdan hareketle öğrenci merkezli eğitimi ön plana çıkardığı ve öğrencinin öğrenme sürecine aktif olarak katılmasını sağlayan bir içerikle hazırlandığı görülmektedir. Programdaki öğretim yöntemleriyle paralel olarak ölçme değerlendirme yöntemlerinde de değişime gidilmiş, performansa dayalı alternatif ölçme değerlendirme yöntemleri uygulamaya konulmuştur.
Bu çalışmanın amacı Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin değişen müfredatla uygulanmaya konulan yeni ölçme değerlendirme yöntemlerini kullanma konusundaki yeterlilikleri ve uygulamada karşılaştıkları problemlerin belirlenmesidir. Bu amaçla 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Trabzon il merkezinde, ilçelerde ve köylerde farklı okullarda görev yapan 20 Fen ve Teknoloji öğretmeni ile bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış mülâkatlar kullanılmıştır. Mülâkatlarda veri kaybının engellenmesi amacı ile ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Veriler daha sonra araştırmacı tarafından nitel olarak analiz edilmiştir.
Analiz sonuçlarına göre, öğretmenlerin yeni müfredatın ölçme değerlendirme bölümünde yer alan yöntemlerin çoğunu kullanamadıkları belirlenmiştir. Genel olarak, öğretmenlerin Rubrik (dereceli puanlandırma anahtarı) hazırlama ve kullanma ve performans değerlendirme materyali hazırlama ve kullanma konularında yetersiz oldukları belirlenmiştir. Ayrıca, yeni ölçme-değerlendirme sisteminin gerektirdiği portfolyonun (öğrenci ürün dosyası) öğretmenlerin çoğunluğu tarafından kullanılmadığı görülmüştür. Öğrenci ürün dosyası kullanan öğretmenlerin de tam olarak gerektiği şekilde kullanamadıkları ve kullanımda farklı problemler yaşadıkları belirlenmiştir. Öğrenci ürün dosyası kullanımında en çok öğrencilerden, öğretmenlerden ve okul imkânlarından kaynaklanan problemler yaşandığı ifade edilmiştir. Özellikle, ilçe ve köy okullarında öğrencilerin araştırma yapabilecekleri kütüphane ve bilgisayar imkânlarının yeterli ölçüde olmaması ve bu öğrencilerde isteksizlik ve ilgisizlik sıklıkla dile getirilmiştir. Ayrıca, Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin konu hakkında yeterli derecede bilgi sahibi olmaması ve bazı öğretmenlerin yeniliklere karşı göstermiş olduğu direnç de yeni ölçme değerlendirme sisteminin genel olarak okullarda uygulanamamasının temel nedenleri arasında belirlenmiştir.
Çalışmaya katılan öğretmenlerin genel olarak yeni ölçme değerlendirme yöntemlerinin kullanımı konusundaki yetersizliklerinin başlıca sebebi olarak yeni müfredatla ilgili yürütülmüş olan hizmetiçi eğitim seminerlerinin etkili bir biçimde yürütülmemesi gösterilmiştir. Çalışmaya katılan öğretmenler arasında yeni müfredatla ilgili herhangi bir hizmetiçi eğitim seminerine katılmamış olanların bulunması ve eğitim almadan uygulama yapmaya çalışmaları da ilgi çekicidir.
Çalışmanın sonunda yeni sistemin etkili bir şekilde uygulanması yönünde önerilerde bulunulmaktadır.

7/9/2009

Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği-2009-2010 Eğitim öğretim Yılı Eyl

MADDE 1 – 13/1/2005 tarihli ve 25699 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinin 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 1 – Bu Yönetmeliğin amacı; resmî, özel ilköğretim ve ortaöğretim okul, kurumlarında ders programlarının yanında öğrencide güven ve sorumluluk duygusu geliştirmeye, yeni ilgi alanları oluşturmaya ve beceriler kazandırmaya yönelik bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda öğrenci kulübü ile toplum hizmeti çalışmalarının usul ve esasları düzenlemektir."

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 2 – Bu Yönetmelik; resmî, özel ilköğretim ve ortaöğretim okul, kurumlarında; bilimsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda yapılacak etkinlikler ile törenler ve diğer çalışmaların düzenlenip yürütülmesiyle ilgili esasları kapsar."

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 3 – Bu Yönetmelik, 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun 62 nci maddesi, 30/4/1992 tarihli ve 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesi, 5/6/1961 tarihli ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 11 inci maddesi, 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununun 11 inci maddesi ile 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c), (e) ve (ı) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"c) Kurum: Resmî,  ilköğretim ve ortaöğretim kurumları ile yaygın eğitim kurumlarını,"

"e) Sosyal Etkinlik: Öğrenci kulübü ve toplum hizmeti çalışmaları ile her türlü gezi, yarışma, yayın, gösteri, tiyatro, spor, münazara ve benzeri diğer etkinlikleri,"

"ı) Gönüllü Veli: Öğrenci kulübü veya toplum hizmeti çalışmalarına katkı sağlayan veli/velileri,"

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (g) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki (i), (j) ve (k) bentleri eklenmiştir.

"c) Öğrenci kulübü ve toplum hizmeti ile ilgili projeler, çevrede bulunan kişi, resmî/özel kurum/kuruluşlar ile diğer sivil toplum kuruluşlarına önerilerek her türlü katkıları istenebilir."

"g) Öğrencilerin sosyal etkinlikler kapsamında yapacakları çalışmaları sonuçlandırıp sonuçlandırmadıkları, karnelerin Sosyal Etkinlik bölümüne "TAMAMLADI", "TAMAMLAMADI" şeklinde yazılarak gösterilir."

"i) Öğrenci kulübü ve toplum hizmeti ile ilgili örnek etkinlik çalışmaları; okul yönetiminin sorumluluğunda okul pano, gazete, dergilerinde; gerektiğinde ilgili birimlerin web sitelerinde yayımlanabilir. Ayrıca okul müdürlüğü ve il/ilçe millî eğitim müdürlüğünün uygun bulduğu yerlerde bu çalışmalar sergilenebilir."

"j) Sosyal etkinlik çalışmalarında üstün gayret gösteren öğrenciler; okul yönetimi, il/ilçe millî eğitim müdürlüğü, resmî, özel kurum ve kuruluşlar ile diğer sivil toplum kuruluşlarınca ödüllendirilebilir. Ayrıca bilim, edebiyat, resim, müzik, drama, halk oyunları, spor, özel bilgi, beceri ve yetenek isteyen diğer alanlarda  gösterenlere Başarı Sertifikası (EK-14) verilir."

"k) Yönetici ve danışman öğretmenler, il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince veya Bakanlıkça sosyal etkinliklerin mevzuat ve uygulamaları ile ilgili olarak kurs ve seminerlerle yetiştirilirler."

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Veli olmadığı hâlde bu çalışmalara gönüllü olarak katılmak isteyenlerin de Gönüllü Veli Başvuru Formunu doldurarak okul yönetimine başvurusu istenir. Sosyal Etkinlikler Kurulunca uygun görülmesi hâlinde bunların gönüllü veli olarak çalışmaları sağlanır. Bu çalışmalarda yararlı olmadığı tespit edilenlerin görevine son verilir."

MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Öğretim yılı başladıktan ve sınıf temsilcileri seçildikten sonra, sınıf temsilcileri ile okul yönetici ve öğretmenlerinin katılacağı toplantıda; kurumun türüne, seviyesine, imkân ve şartlarına; çevrenin ekonomik, sosyal, kültürel ve coğrafi özellikleriyle öğrencilerin sınıf seviyesine göre, öğrenci kulüplerinden gerekli görülenlerine ya da öğrencilerin istekleri doğrultusunda farklı kulüplerin kurulmasına Öğrenci Kulüpleri Çizelgesi (EK-1) de yer verilir.

MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"a) Öğrenci kulübüyle ilgili işlerin planlanması ve yürütülmesi, danışman öğretmenin gözetiminde ders saatleri dışında öğrencilerce gerçekleştirilir."

MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 12 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Öğrencilerin; kendilerine, ailelerine, çevrelerine ve topluma duyarlı, gönüllü çalışma bilincine sahip sorun çözen ve çözüm üreten, resmî, özel kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışma becerilerini geliştirmiş bireyler olarak yetişmeleri için toplum hizmeti çalışmalarına yer verilir."

MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (e) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"c) Öğrenciler, ilköğretimin 1, 2 ve 3 üncü sınıflarında yılda 5 saat; 4, 5, 6, 7 ve 8 inci sınıflarında 10 saat; ortaöğretim kurumlarının hazırlık sınıfları dâhil tüm sınıflarında 15 saatten az olmamak üzere ders yılı başında yapılan öğretmenler kurulunca belirlenen toplum hizmeti çalışmalarına katılırlar."

"d) Öğrencilerden seçtikleri toplum hizmeti çalışmalarına katılabilmeleri için Veli İzin Belgesi (EK-11) alınır."

"e) Öğrenci kulübü kapsamında yapılacak toplum hizmeti çalışmalarında halk eğitim merkezleri, diğer resmî, özel kurum ve kuruluşlar ile sosyal etkinlikler kurulunca uygun bulunan sivil toplum kuruluşları arasında iş birliği yapılarak bunların imkânlarından yararlanılır."

MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"c) Toplum hizmeti çalışmalarını düzenli olarak kaydeder ve danışman öğretmene her ayın sonunda imzalatır."

"d) Proje çalışmalarında yapacakları değişiklikleri, öncelikle danışman öğretmen olmak üzere sınıf öğretmeni ile sınıf/şube rehber öğretmenine bildirir."

MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 21 – Öğrencilerin seviyelerine göre bilgi, görgü ve yeteneklerini geliştirmek; yaparak yaşayarak öğrenmelerine imkân vermek ve derslerin uygulama ortamında yapılmasını sağlamak; onlara çevrelerini, toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik değerlerini tanıtmak, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından izletmek amacıyla yakın çevre ve yurt içi geziler ile diğer ülke ve toplumları tanıtmak üzere yurt dışı geziler düzenlenebilir.

Öğretim programının gerektirdiği ve öğretmen tarafından okul dışında yapılması uygun görülen araştırma, inceleme, izleme, tanıma ve uygulama amacıyla yapılan okul dışı etkinlik ve ziyaretler ilgili ders kapsamında; diğer geziler sosyal etkinlikler kapsamında yapılır.

Ancak, ilköğretim 1-3 üncü sınıf öğrencileri; taşıma mesafesine bakılmaksızın il sınırları içindeki gezilerle günübirlik yapılacak il dışı gezilere katılabilirler.

Gezilerde aşağıdaki hususlara uyulur;

a) Gezi yapılacak yerler belirlenirken, yakın çevre gezilerine öncelik verilir. Gezilerin, amacına uygun olarak gündüz yapılmasına özen gösterilir.

b) Sınıf/şube rehber öğretmenleri, ders öğretmenleri veya danışman öğretmenlerce, herhangi bir ders veya sosyal etkinlik kapsamında yapılacak etkinliklerle ilgili Gezi Planları (EK-13), en az 7 gün önce okul müdürlüğüne verilir. Gezi planı ile birlikte geziye katılacak yönetici, öğretmen, öğrenci ve varsa velilerin isimleri, adresleri, ulaşılabilecek yakınlarının telefon numaralarının yer aldığı bir liste hazırlanarak bir nüshası okul yönetimine verilir.

c) Öğretim programları gereği yapılacak geziler için ders yılı başında; yıllık planda yer almayıp derslerin işlenişi sırasında fırsat eğitiminden yararlanmak amacıyla yapılacak geziler için gezi öncesinde; sosyal etkinlikler kapsamında yapılacak bilimsel, kültürel, turizm, spor ve ziyaret amaçlı geziler için, onay alınmadan önce velilerden öğrencilere ait yazılı izin belgesi alınır.

ç) Gezilerde, 40 öğrenciye kadar bir yönetici ve en fazla iki sorumlu öğretmen görevlendirilir. İmkânlar ölçüsünde sosyal etkinlikler kurulunca uygun bulunan velilerin de geziye katılımı sağlanır. Ekonomik durumları yetersiz öğrencilerin gezi giderleri, okul-aile birliklerince karşılanabilir.

d) Öğretim programları kapsamında yapılacak gezilerin o ders saati içinde yapılmasına özen gösterilir. Ancak gezinin bu süreyi aşabileceği durumlarda okul yönetiminin bilgisi dahilinde ders öğretmenlerince gerekli önlemler alınır.

e) Sosyal etkinlikler kapsamında yapılacak geziler, dersleri aksatmayacak şekilde hafta sonu tatilleri veya bayram tatili günlerinde düzenlenir. Ancak gezi düzenlenen yerin uzaklığı sebebiyle daha uzun zaman gerektiren gezilerden dolayı yapılamayan dersler telafi edilir.

f) Okul müdürü, gezilerle ilgili belgeleri inceler ve yetkisinde olanları onaylar. Yetkisi dışındaki gezilerle ilgili yazıyı da en kısa sürede onay alınmak üzere il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne gönderir.

g) Büyükşehir belediye sınırları dâhil olmak üzere, il/ilçe belediye sınırları içinde yapılan ders programları kapsamındaki yıllık ders planında yer alan bilimsel inceleme, araştırma, gözlem ve uygulama gezileriyle ilgili onay okul müdürünce verilir.

ğ) Okulun bulunduğu il/ilçe sınırları içinde sosyal etkinlik kapsamında yapılacak gezilerle ilgili onay, okul müdürlüğünün önerisi üzerine il/ilçe millî eğitim müdürünce; il sınırları dışına yapılacak gezilerle ilgili onay ise il/ilçe millî eğitim müdürlüğünün önerisi üzerine mülkî amirce verilir.

h) Yurt dışında yapılacak bilim, sanat, tiyatro, spor, müzik, halk oyunları, beceri yarışma, sosyal etkinlik ve bunların hazırlık çalışmaları ile gezilere katılacak resmî/özel örgün ve yaygın eğitim kurumlarının yönetici, öğretmen ve öğrencilerinin görevli-izinli sayılmalarına ilişkin onay, il millî eğitim müdürlerinin önerisi üzerine valiliklerce verilir.

ı) İl içi ve il dışı gezilerde öğrencilerin kaza sigorta işlemleri, geziye gidilecek araçların seçilmesi ve diğer konularda, Okul Gezileri Çerçeve Sözleşmesinde (EK-12) belirtilen hükümlere uyulur.

i) Öğretim programı ve sosyal etkinlik kapsamında yapılacak gezilerde gerektiğinde kamu araçlarından yararlanılabilir.

j) Gezi ile ilgili sözleşme şartlarının yerine getirilip getirilmediği, geziye katılanların hazır olup olmadıkları ve benzeri hususların yer aldığı başlangıç tutanağı ile gezinin bitiminde gezinin amacına uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilemediğine ilişkin tutanak düzenlenir."

MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"e) Bakanlık dışındaki resmî/özel kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek il/ilçe düzeyindeki yarışmalara katılım mülki amirin; yurt genelindeki yarışmalar ise Bakanlığın izni ile gerçekleştirilir. Yarışmalarla ilgili komisyonların oluşturulmasına ilişkin hususlar izin onayında yer alır."

"f) Okul ve sınıf içi yarışmaların değerlendirilmesi, yarışmalar için oluşturulan komisyonca; okullar arası yarışmaların değerlendirilmesi ise ilgili alan öğretmenlerinden, alan öğretmeni bulunmaması durumunda okul yönetimince uygun görülen diğer öğretmenlerden oluşturulan komisyonca yapılır. Okul içi yarışmalarda, yarışmaya katılan sınıflardan temsilci birer öğrenci de bulundurulur."

MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"d) Oyunların, öğrencilerin yaş ve sınıf seviyelerine uygun olarak seçilmesine özen gösterilir."

MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğin 28 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (ı) bendi eklenmiştir.

"ı) Törenlerle ilgili diğer hususlar, 14/8/1981 tarihli ve 8/3456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Ulusal ve Resmî Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği ve 3/3/1982 tarihli ve 8/4400 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihî Günlerde Yapılacak Törenler Yönetmeliği ile Millî Eğitim Bakanlığınca törenler ve Bayrak Törenleri için yayımlanan diğer mevzuat hükümlerince yürütülür."

MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"c) Okul yöneticileri, nöbetçi öğretmenler, müzik ve beden eğitimi öğretmenleri ile okulda bulunan diğer öğretmenler ve görevli öğrencilerce hazırlanan törenler, bu Yönetmelik ile 25/1/1985 tarihli ve 85/9034 sayılı Türk Bayrağı Tüzüğü ve Millî Eğitim Bakanlığınca törenler ve Bayrak Törenleri için yayımlanan diğer mevzuat hükümlerine göre yürütülür."

MADDE 17 – Aynı Yönetmeliğin 34 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Diğer Eğitim Kurumlarında Sosyal Etkinlikler

MADDE 34 – Özel dersane ve sürücü kursları dışındaki diğer eğitim kurumları, kendi konumlarını dikkate alarak yapacakları sosyal etkinlikleri, bu Yönetmelik hükümlerine göre yürütürler."

MADDE 18 – Aynı Yönetmeliğin ekinde yer alan; Öğrenci Kulüpleri Çizelgesi (EK-1), Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi (EK-2), Sosyal Etkinlikler Yıllık Çalışma Planı (EK-3), Sosyal Etkinlikler Öğrenci Değerlendirme Formu (EK-7) ve Sosyal Etkinlikler Danışman Öğretmen Değerlendirme Formu (EK-8) ekteki şekilde değiştirilmiş ve Yönetmeliğe, Okul Gezileri Çerçeve Sözleşmesi (EK-12), Gezi Planı (EK-13) ve Başarı Sertifikası (EK-14) eklenmiştir.

MADDE 19 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 20 – Bu Yönetmelik hükümlerini Millî Eğitim Bakanı yürütür

7/9/2009

Materyal ve etkinlik hazırlama seminer çalışması-2009-2010 Eğiti

ÖĞRETİM MATERYALLERİ HAZIRLAMA

Eğitim, bireyleri yaşama hazırlama süreci olmasının yanı sıra, yaşamın ta kendisidir. Bu gerçekten hareketle eğitim ortamlarının yaşamla iç içe olması dikkate alınması gereken bir gerçektir. Eğitim ortamlarının gerçek yaşamla tutarlılık göstermesi diğer bir deyişle somutlaştırılması ve öğrenci için anlamlı hale getirilmesi, öğrenci başarısına katkıda bulunan etkenlerin başında gelmektedir. Bu noktada öğretmenlerin, eğitim ortamını düzenlemede ve öğrencinin hizmetine sunmada önemli bir görevi vardır. Bu görevi başarı ile yerine getirebilmek için, öğretmenlerin bazı kritik becerilere ve özelliklere sahip olmaları gerekmektedir. Bu becerilerin başında ise öğretim ortamlarının öğrenci ihtiyacına ve gerçek hayata uygun olarak düzenlenmesi gelir.

            Öğretim ortamlarının etkin düzenlenmesi her zaman zor ve pahalı bir iş değildir. Bazen basit bir biçimde hazırlanan resim veya asetat, sözlü olarak vermek istediğimiz bilginin çok daha kısa sürede ve kalıcı verilmesini sağlar.

Öğretim Materyallerinin Öğretim Ortamlardaki Yeri ve Önemi

            Öğretim materyallerinin öğretim ortamlardaki etkinliğini açıklamadan önce, kavram olarak öğretimin ne anlama geldiği üzerinde durmalıyız. Çünkü öğretimden ne anladığımız, öğretmen olarak öğretimi nasıl gerçekleştirdiğimizi ve bu süreç içinde öğretimsel materyalleri nasıl geliştirdiğimiz ve kullandığımızı da etkiler.

            Her ne kadar öğrenmenin bireysel ve toplumsal önemi üzerinde bir görüş birliği sağlanmış olsa da öğrenme olgusunun tanımlanmasında aynı görüş birliğinin olduğunu söylemek imkansızdır. Buna rağmen, öğrenmeyi bireyin davranışlarında ya da kapasitesinde zaman içinde ve bireyin yaşantılarının sonucunda meydana gelen değişiklikler olarak tanımlayabiliriz. Ürün olarak öğrenmenin, bireyin davranış tutum ve kapasitesinde meydana gelen değişiklikler olduğu kabul edilse de, süreç olarak öğrenmenin ne olduğunun açıklanmasında farklı yaklaşımların olduğunu görmekteyiz.

Materyallerinin Öğretim Ortamındaki İşlevleri

            Materyaller, bazı öğretim ortamları da öğrenmeyi destekleyici amaçla kullanıldığı halde, bazı ortamlarda ise tamamen öğretmen rolü üstlenerek içeriği doğrudan öğrencilere aktarmaktadır.

            Farklı öğretim materyallerinin, öğretim ortamındaki işlevleri ve önemini Edgar Dale tarafından oluşturulan yaşantı konisinde gösterilmektedir.

            Bu koninin dayandığı ilkeler, Çilenti tarafından şu şekilde açıklanmaktadır:

1- Öğrenme işlemine katılan duyu organlarımızın sayısı ne kadar fazla ise o kadar iyi öğrenir ve öğrenmelerimiz o kadar kalıcı olur.

2- En iyi öğrendiğimiz şeyler, kendi kendimize yaparak öğrendiğimiz şeylerdir.

3- En iyi öğrenim soyuttan somuta ve basitten karmaşığa doğru gidilendir.

Dale’nin yaşam konisine benzer bir sınıflandırma da 1937’lerde Hoban tarafından görsel-işitsel araçların sınıflandırılmasında da kullanılmıştır. Buna göre, eğitim ortamında kullanılan materyaller, sundukları eğitim ortamının soyuttan somuta oluş özelliğine göre sınıflandırılmıştır.

Bu sınıflandırmadan da anlaşılacağı gibi, eğitim materyallerinin en etkin kullanım amaçları, öğretilecek içeriğin soyuttan somuta doğru aşamalandırılması ve öğrencinin birden fazla duyu organına hitap etmesini sağlamaktır. Örneğin Piget’e göre, ilkokul çağındaki çocuklar somut işlemler dönemindedir. Bundan dolayı da bu dönemdeki çocuklara kazandırmak istediğimiz davranışlar için hazırladığımız ders içeriği, onların beş duyu organına hitap edecek özellikte somut materyaller ile desteklenmiş olmalıdır.

            Zaman sabit tutulmak üzere insanlar;

okuduklarından %10’u

işittiklerinden %20’si

gördüklerinin %30’u

hem görüp hem işittiklerinin %50’sini

söylediklerinin %70’ini

yapıp söylediklerinin %90’ını hatırlamaktadırlar.

Bir eğitimci, öğretim materyallerini bu bulguları göz önüne alarak hazırlamalı ve öğretim ortamında öğrencinin kullanımına sunabilmelidir.

Ayrıca öğretim materyallerinin hazırlanması ve derste kullanılması özel bir önem ve dikkat ister. Bunlar;

Öğretim materyali hedef davranışlara, öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyine uygun olmalıdır.

Öğretmen, ders planında hangi araç-gereçleri ne zaman kullanacağını belirtmeli yeri gelince kullanmalıdır.

Araç-gereçler eğitim teknolojileri ilkelerine göre kullanılmalıdır.

Devinişsel alanla ilgili hedef davranışsal kazandırılırken, her bir öğrenciye öğretim materyalleri sağlanmalıdır (Araş.Grubu Öğrencileri, 2000).

Öğretim Materyallerinin Eğitim-Öğretime Sağladığı Yararlar

Öğrenmeyi kalıcı hale getirir.

Öğrencilerin ilgisini çeker.

Öğrenmeyi güçlendirir.

Anlamın gelişmesi ve anlatım kolaylığı sağlar.

Öğretimde zaman kazandırır.

Öğrenmede uyarıcı etki yapar.

Düşüncenin devamlılığını sağlar.

Öğretim süreçlerini güçlendirir ve etkin kılar.

Sözcük gelişimine katkı sağlarlar (Şimşek,1997

7/9/2009

Çoklu zeka kuramı seminer çalışması-2009-2010 Eğitim öğretim Yıl

Çoklu Zeka Teorisi

Zeka Nedir?
Zeka, bir kişinin:
Kendi kültüründe değer bulan bir ürün ortaya koyabilme kapasitesi,
Gerçek hayatta karşılaştığı problemlere etkili ve verimli çözümler üretebilme becerisi
Çözüme kavuşturulması gereken yeni problemleri keşfetme yeteneğidir.

Zeka Alanları Nelerdir?

Mantıksal-Matematiksel Zeka
Görsel-Uzaysal Zeka
Müziksel-Ritmik Zeka
Bedensel-Kinestik Zeka
Sosyal Zeka
İçsel Zeka
Sözel-Dil Zekası
Doğacı Zeka
Sözel Dil Zekası:
Sözel-dil zekası, bir bireyin kendi diline ait kavramları bir masalcı, bir konuşmacı veya bir politikacı gibi sözlü olarak ya da bir şair, bir yazar, bir editör veya bir gazeteci gibi yazılı olarak etkili bir şekilde kullanabilmesi kapasitesidir. Sözel-dil zekası, dili, başkalarını bir işi yapmak için ikna etmek, başkalarına belli bir konuda bilgi sunmak veya başkalarına belli bir işin nasıl yapılacağını açıklamak gibi dil ile ilgili bütün faaliyetleri içerir. Sözel-dil zekası kuvvetli olan bireyler, işiterek, kelimeleri görerek, konuşarak, okuyarak, tartışarak ve başkaları ile karşılıklı iletişime girerek en iyi öğrenirler.
Sözel-dil zekası kuvvetli olan bir öğrenci;
Normal öğrencilerden daha iyi yazar.
Uzun hikayeler ve fıkralar anlatır.
İsimler, yerler ve tarihler hakkında iyi bir hafızaya sahiptir.
Yaşına göre iyi bir kelime haznesine sahiptir.
Başkalarıyla yüksek düzeyde sözel iletişime girer.
Tekerlemeleri ve kelime oyunlarını çok sever.
Kitap okumayı çok sever.
Öğrendiği yeni kelimeleri anlamlarına uygun olarak konuşma veya yazı dilinde kullanır.
Dinleyerek öğrenmeyi sever.

Mantıksal- Matematiksel Zeka:
Mantıksal-matematiksel zeka, bir bireyin bir matematikçi, bir vergi memuru veya bir istatistikçi gibi sayıları etkili bir şekilde kullanabilmesi ya da bir bilim adamı, bir bilgisayar programcısı veya bir mantık uzmanı gibi sebep-sonuç ilişkisi kurarak olayların oluşumu ve işleyişi hakkında etkili bir şekilde mantık yürütebilmesi kapasitesidir. Mantıksal-matematiksel zekaya sahip olan bireyler, nesneleri belli kategorilere ayırarak, olaylar arasında ilişkiler kurarak, nesnelerin belli özelliklerini sayısallaştırarak ve olaylar arasındaki soyut ilişkiler üzerinde kafa yorarak en iyi öğrenirler.
Mantıksal-matematiksel zekası kuvvetli olan bir öğrenci;
Olayların işleyişi hakkında çok soru sorar.
Matematik dersini çok sever.
Mantıksal bulmacaları çözmeyi ve satranç gibi stratejik oyunları oynamayı çok sever.
Matematiksel hesaplama oyunlarını oynamayı çok sever.
Bilgisayar oyunlarını ilginç bulur.
Yaşıtlarına kıyasla soyut düşünebilme veya sebep-sonuç ilişkisi kurabilme kabiliyetleri çok iyi gelişmiştir.
Makinelerin nasıl çalıştığına dair çok soru sorar.


Görsel- Uzaysal Zeka:
Görsel-uzaysal zeka, bir insanın bir avcı, bir izci ya da bir rehber gibi görsel ve uzaysal dünyayı doğru bir şekilde algılaması veya bir dekoratör, bir mimar ya da bir ressam gibi dış dünyadan edindiği izlenimler üzerine değişik şekiller uygulaması kapasitesidir. Görsel-uzaysal zekaya sahip insanlar, yer, zaman, renk, çizgi, şekil, biçim, desen gibi olgulara ve bu olgular arasındaki ilişkilere karşı aşırı hassas ve duyarlıdırlar. Görsel zekası güçlü olan bireyler, varlıkları, olayları veya olguları görselleştirerek ya da resimlerle, çizgilerle ve renklerle çalışarak en iyi öğrenirler.
Görsel-uzaysal zekası kuvvetli olan bir öğrenci;
Renklere karşı çok hassas ve duyarlıdır.
Haritaları, çizelgeleri, diyagramları veya tabloları yazılı materyallerden daha kolay okur.
Sanat içerikli etkinlikleri sever.
Yaşına göre yüksek düzeyde beceri gerektiren figürleri ve resimleri çizer.
Filmleri, slaytları ve benzeri diğer görsel sunuları izlemeyi sever.
Okurken, kelimelere oranla resimlerden veya tablolardan daha çok öğrenir.


Müziksel- Ritmik Zeka:
Müziksel-ritmik zeka, bir kişinin bir besteci, bir müzisyen ya da bir şarkıcı gibi müzik formlarını algılaması, ayırt etmesi ve ifade etmesi kabiliyetleridir. Müziksel-ritmik zekası güçlü olan insanlar, sadece müziksel eserleri kolayca hatırlamazlar, fakat aynı zamanda olayların oluşumunu ve işleyişini müziksel bir dille düşünmeye, anlamaya, yorumlamaya ve ifade etmeye çabalarlar. Müziksel-ritmik zekaya sahip olan bireyler, en iyi ve etkili olarak ritim, melodi ve müzikle öğrenirler.
Müziksel-ritmik zekası kuvvetli olan bir öğrenci;
Şarkıların melodilerini çok iyi hatırlar.
Bir müzik aletini çalar ya da çalmayı ister.
Müzik dersini çok sever.
Konuşurken veya hareket ederken elleri ve ayakları ile ritim tutar.
Ders çalışırken farkında olmadan masaya vurarak ritim tutar.
Çevresindeki seslere karşı aşırı duyarlı ve hassastır.
Ders çalışırken veya bir şey öğrenirken müzik dinlemekten çok hoşlanır.

Bedensel- Kinestik Zeka:
Bedensel-kinestik zeka ile bir kişinin bir aktör, bir atlet ya da bir dansçı gibi düşünce ve duygularını anlatmak için vücudunu kullanmadaki ustalığı veya bir heykeltıraş, bir cerrah ya da bir tamirci gibi ellerini kullanma ve elleriyle yeni şeyler üretme kabiliyetleri kastedilir. Bu tür zeka alanı, koordinasyon, denge, güç, esneklik ve hız gibi bazı özel fiziksel yetenekleri ve bu yeteneklerin hepsinin bir arada işlemesini sağlayan dokunsak nitelikteki bazı özel becerileri de içermektedir. Bu zeka türüne sahip insanlar, en iyi yaparak-yaşayarak, dokunarak, hareket ederek ve ilk elden tecrübe ederek öğrenirler.
Bedensel-kinestik zekası kuvvetli olan bir öğrenci;
Birden fazla sportif faaliyetlerde başarılıdır.
Bir yerde uzun süre kaldığında hareket etmeye, kımıldamaya veya ritim tutmaya başlar.
Başkalarının jestlerini, mimiklerini ve yüz ifadelerini kolaylıkla taklit eder.
El becerileri gerektiren etkinliklerde çok başarılıdır
Bir şeyi parçalarına ayırmayı ve tekrar birleştirmeyi çok sever.
Bir şeyi en iyi yaparak ve yaşayarak öğrenir.

Sosyal Zeka:
Sosyal zeka, bir insanın bir öğretmen, bir terapist ya da bir pazarlamacı gibi çevresindeki insanların duygularını, ilgilerini, isteklerini ve ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve karşılama kapasitesidir. Sosyal zekası güçlü olan kimselerin bir grup içerisinde grup üyeleri ile işbirliği yapma, onlarla uyum içinde çalışma ve bu kişilerle sözlü ve sözsüz iletişim kurma gibi yetenekleri söz konusudur. Bu zeka türüne sahip insanlar, genellikle başka insanların ilgilerini ve ihtiyaçlarını çok iyi algılarlar ve denilebilir ki onların duygularını, düşüncelerini ve karakterlerini adeta yüzlerinden okurlar.
Sosyal zekası kuvvetli olan bir öğrenci;
Arkadaşlarıyla sosyalleşmeyi sever.
Grup içerisinde doğal bir lider görünümündedir.
Dışarıda iken kendi başının çaresine bakabilir.
Başkaları ile birlikte çalışmayı sever.
Başkaları daima onunla birlikte olmak ister.
Başkalarını önemser.
Empati yeteneği çok iyi gelişmiştir.
Bir şeyi başkalarıyla işbirliği yaparak, onlarla paylaşarak ve onlara öğreterek öğrenmeyi sever.

İçsel Zeka:
İçsel zeka, bir kişinin kendisini tanıması ve kendisi hakkında sahip olduğu bu bilgi ve anlayış ile çevresinde uyumlu davranışlar sergilemesi yeteneğidir. Bu zeka türü ile bir kişinin kendisini objektif olarak başkalarının gözüyle görebilmesi kabiliyetidir. İçsel zeka, bir kişinin kendisinin zayıf ve güçlü olduğu yönlerini anlaması, kim olduğunu, ne yapmak istediğini ve neyi yapmak istemediğini veya çeşitli durumlarda nasıl davranması, nelere yönelmesi ve nelerden uzak durması gerektiğini bilmesi ve bütün bunlara bağlı olarak da hayatında doğru kararlar almasıdır.
İçsel zekası kuvvetli olan bir öğrenci;
Bağımsız olma eğilimindedir.
Kendisinin zayıf ve güçlü yanlarını bilir.
Hakkında çok fazla bahsetmediği en az bir ilgisi, hobisi veya uğraşısı vardır.
Hayattaki amacının ne olduğuna ilişkin iyi bir anlayışa sahiptir.
Duygularını, hislerini ve düşüncelerini açıklıkla dile getirir.
Hayattaki başarılarından ve başarısızlıklarından ders almasını bilir.
Kendine güveni yüksektir.

Doğacı Zeka:
Doğacı zeka ile bir kişinin bir biyolog yaklaşımıyla hayvanlar ve bitkiler gibi yaşayan canlıları tanıma, onları belli karakteristik özelliklerine bağlı olarak sınıflandırma ve onları diğerlerinden ayırt etme kabiliyeti veya bir jeolog yaklaşımıyla dünya doğasının bulutlar, kayalar veya depremler gibi çeşitli karakteristiklerine karşı aşırı ilgili ve duyarlı olması kastedilmektedir. Doğacı zekası kuvvetli olan bireyler, doğa olaylarına karşı çok hassastırlar ve toprakla uğraşmayı, hayvan beslemeyi veya bitki yetiştirmeyi çok severler.
Doğacı zekası kuvvetli olan bir öğrenci;
Çevre bilinci çok iyi gelişmiştir.
Doğaya, hayvanat bahçelerine veya tarihsel müzelere olan gezileri çok sever.
Doğa olaylarına karşı çok hassas ve duyarlıdır.
Ekoloji, doğa, bitkiler, hayvanlar vb. gibi konuları işlerken çok meraklanır.
Kuş beslemek, kelebek ve böcek koleksiyonu oluşturmak gibi doğa ile ilgili projelere katılmayı çok sever.
Toprakla oynamayı ve bitki yetiştirmeyi çok sever.

Nasıl Öğreniyorum?

Çoklu zeka teorisine göre, her öğretmenin sınıftaki her öğrencinin bireysel farklılığını çok ciddi olarak ele alması gerekmektedir. Çoklu zeka teorisinin öğretim alanına sağladığı en büyük katkı, öğretmenlerin sahip oldukları öğretim yöntemleri repertuarlarının sözel-dil ve mantıksal-matematiksel zeka alanlarının dışına çıkarak daha da genişletmeleri gerektiğini vurgulamasıdır. Bu yönüyle çoklu zeka teorisi, çok kapsamlı bir öğretim modeli ortaya koyarak, öğretmenlerin sınıftaki bütün öğrencilere ulaşabilmek için öğretimde yöntem zenginliğine gitmeleri gerektiğini vurgulamaktadır.

7/9/2009

Aktif Öğrenme seminer çalışması-2009-2010 Eğitim öğretim Yılı Ey

Öğrenme, öğrencilerin fikri katılımını ve uygulamasını gerektirir. Kendi başına açıklama ve gösterim, uzun süreli öğrenmeyi sağlamaz. Aktif öğrenme bunu sağlayacaktır.
Öğrenmeyi aktif yapan nedir?
Öğrenme etkin olduğunda, işin çoğunu öğrenciler yapar. Beyinlerini kullanırlar, fikirleri düşünürler, problemleri çözerler ve ne öğrendilerse uygularlar. Aktif öğrenme hızlıdır,eğlencelidir,destekleyicidir. Öğrenci sıklıkla sırasından uzakta, hareketli ve yüksek sesle düşünür.
Öğrenme neden Aktif olmalıdır?
Bir şeyi iyi öğrenmek için, onu duymak, görmek, onunla ilgili sorular sormak, başkaları ile görüş alış verişinde bulunmak gerekir. Biliyoruz ki,öğrenciler en iyi, yaparak öğrenirler. O halde sınıfınızı canlandırarak, Öğrencilerinizi neşelendirerek ve ferahlatarak Öğrenmeyi aktif duruma getirmeniz gerekmektedir. Bu amaçla ilk olarak öğrenmenin nasıl gerçekleştiğinin anlaşılması gerekir

NASIL ÖĞRENİYORUZ?
Yaklaşık 2400 yıl önce Konfiçyüs’un ;
Ne duyduysam, unuttum.
Ne görürsem, hatırlarım.
Ne yaparsam, anlarım.
Bu söylemi aktif öğrenmeye uyarlayacak olursak;
Ne duyduysam unuttum.
Ne duyar ve görürsem,biraz hatırlarım.
Ne duyar, görür ve onunla ilgili soru sorar veya birisi ile tartışırsam, anlamaya başlarım.
Ne duyar, görür, tartışır ve yaparsam, bilgi ve beceri kazanırım.
Başkasına ne öğretirsem, iyice öğrenirim.
Anlattığınız dersin unutulmasının en önemli nedeni,
Öğretmenin konuşma hızı ile öğrencilerin dinleme hızı arasındaki farklılıktır. Çoğu öğretmen dk‘da yaklaşık 100-200 kelime kullanarak konuşmaktadır.
Öğrenciler, bütün dikkatleri ile dk.’da 50 veya 100 kelime dinleyebilmektedir. Öğrenciler dinlerken daha çok düşünmektedirler. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki,Öğrenciler ilk on dk’da dikkatlerini %70 oranında toplayabildikleri halde bu oran son on dk’da %20’ye düşmektedir.

Sonuç olarak
Anlatılan konu ne kadar ilgi çekici olursa olsun, Öğrenciler ne kadar dikkatli dinlerlerse dinlesinler ve Öğretmen bilgiyi ne kadar sıralı ve yavaş anlatırsa anlatsın Dinleyerek öğrenme sınırlı kalmaktadır. Aktif Öğrenmenin gerçekleşemediği anlatım yönteminin sürekli olarak kullanılmasının ortaya çıkardığı sorunlar.
Öğrencilerin dikkati her geçen dakika azalmaktadır. Sadece dinleyerek öğrenen öğrencilere hitap etmektedir. Ezbere öğrenmeyi desteklemektedir. Bütün öğrencilerin aynı bilgiye ihtiyaç
duyduğu ve hepsinin aynı hızda öğrendiği varsayımına dayanmaktadır. Öğrencilerin hoşuna gitmemektedir. Anlatıma görsel unsurların eklenmesi, akılda kalıcılığı %14’ten %38’e yükseltmektedir. Resim kullanılarak yapılan anlatım sadece kelimeler kullanılarak yapılan
anlatımdan üç kat daha fazla etkilidir. Hem görsel,hem işitsel unsurlar birlikte kullanılırsa daha çok öğrencinin öğrenmesine yardımcı olacaktır.

7/9/2009

Sınıflar,proje,performans görevleri,alternatif ölçme ve değerlen

Ölçme ve değerlendirme, eğitim ve öğretimin önemli bir parçasıdır. Eğitimde, programların istenilen başarıyı gösterip göstermediği, öğrencilerden beklenen bilgi, beceri ve tutumların gelişip gelişmediği, ölçme ve değerlendirme yoluyla tespit edilir. Ölçme ve değerlendirme ile eğitim ve öğretim sürecinin sürekli izlenmesi her aşamada ortaya çıkan sorunları tespit ve düzenleme imkânı verir.

İyi bir değerlendirme sistemi:

· Öğrencilerin neyi bildiğini, anladığını ve ne yapabildiğini keşfetmeye yardımcı olur.

· Öğrencilerin gelişim düzeylerini gösterir.

· Gelecekteki öğrenme sürecini planlamaya yardımcı olur.

· Belli bir dönemde öğrencilerin ulaşması beklenen standartları değerlendirme imkânı verir.

· Öğrencilerin nasıl daha iyi öğrenebileceği ve daha iyi yapabileceğini betimlemeye yardım eder.

· Değerlendirme sonuçlarının paylaşılması öğretmene, öğrencinin kendisine ve velilere öğrencinin öğrenme süreci hakkında bilgi sağlar.

· Öğretmenlerin ve ilgili kişilerin programın uygulama, izleme ve geliştirme süreciyle ilgili kararlar almasına yardımcı olur.

· Öğretim programlarında kullanılan yöntemler ve yaklaşımların yeterliliğini ölçerken öğretmene yardımcı olur.

· Öğrencilerin anlamakta güçlük çektiği alanları, zayıf yönlerini ve bilgi boşluklarını tespit etmede önemli bir rol oynar.

· Öğretmenin, öğrencilerin öğrenmesini geliştirecek yaklaşımlar ve öğrenme-öğretme süreçlerini tasarlamasına yardım eder.

     Bu programlara dayalı ölçme ve değerlendirme, öğrencilerin bildiklerini ortaya koymalarını sağlamaya yönelik olmalıdır. Öğrencilerin neyi bilmediğini değil, ne bildiklerini görmeye yarayan bir araçtır.

     Programlarda değerlendirme ile sadece öğrenme ürününü değil, öğrencilerin öğrenme süreçleri de izlenir ve bu süreç değerlendirilerek gerektiğinde kullanılan sınıf etkinlikleri değiştirilir. Değerlendirme, öğrenmenin ayrılmaz bir parçası olarak görür. Derslerde yapılacak ölçme ve değerlendirme çalışmalarıyla, öğrencilerin öğrenme süreçleri izlenir ve bu süreçte kazandıkları bilgi ve beceriler değerlendirilerek gerektiğinde kullanılan öğrenme etkinlikleri değiştirilir. Yapılacak olan değerlendirme çalışmaları dersin amaçları ve kazanımlarına uygun olarak öğretim etkinlikleri ile birlikte yürütülmelidir. Yani öğrenciler eğitim öğretim sürecinde öğrenmeye devam ederken değerlendirme süreci de amaçlar çerçevesinde devam etmelidir.

     Program, öğrencinin okul dışındaki gerçek dünyayla uyum içinde olmasını sağlayacak becerilere sahip olmasını da hedeflemektedir Ölçme ve değerlendirme de öğrencinin gerçek yaşamla kendi bilgileri arasında ilişki kurmasını ve karşılaştığı problemlere farklı çözüm yolları üretebilmesini gerektirir.

     Programların ölçme ve değerlendirme yaklaşımında, derinliği olmadan çok sayıda kavram ve ilkeyi öğrenme, rutin problemleri çözebilme, ezber bilgi ve yazılı materyallerden bilgiyi aynen aktarmanın önemi azalmıştır. Ölçme ve değerlendirme etkinlikleriyle öğrencilerin üst düzey becerileri değerlendirilmeye çalışılmalıdır. Bu ders sürecinde öğrencilerin; okuduğunu anlama, eleştirme, yorumlama; bilgi toplama, analiz etme ve bir sonuca ulaşma; gözlem yapma, gözlemlerden sonuca ulaşma; günlük hayatta karşılaşılan problemleri çözme; araştırma yapma, kendilerini ve arkadaşlarını değerlendirme gibi becerileri değerlendirilecektir.

     Öğretmenler bazen öğrencilerin, sınavlarında veya ödevlerinde sergilediklerinden daha fazlasını bildiklerine inanırlar. Bu sorunu aşmak için öğretmenlerin, öğrencilerin başarısını değerlendirmede birkaç yöntemi birlikte kullanması gerekir. Bu durum her öğrenciye ne bildiğini gösterme konusunda daha fazla şans tanır. Öğretmenin de birkaç aracı birlikte kullanarak öğrencinin ne bildiğini ve ne yapacağını bilmesi bu konuda kendine daha fazla güven duymasını sağlayabilir. Tartışma, açık uçlu sorular, performans ödevleri ve sunular öğrenci hakkında bilgi edinmenin en iyi yollarındandır. Bunlardan hiçbiri tek başına yeterli değildir. Çünkü bazı öğrenciler tartışma, bazıları sözlü sunumda, bazıları da yazarak kendilerini daha iyi ifade ederler.

     Öğretmenler öğrencilerini değerlendirirken kısa cevaplı, çoktan seçmeli, doğru-yanlış, eşleştirmeli sorulardan oluşan testlerdir kullanabileceği gibi performansa dayalı değerlendirme yapmak için; açık uçlu sorular, gözlem formları, posterler, öğrenci ürün dosyaları, projeler, performans ödevleri kullanılabilirler. Ayrıca öğretmenler görüşmeler yapıp, öğrencilerin kendilerini ve akranlarını değerlendirmelerine fırsat vererek öğrenme süreçleri hakkında bilgi edinir ve onlara dönüt veririler. Performansa dayalı ya da otantik değerlendirme mi? Geleneksel ölçme ve değerlendirme araçları mı? Amaca göre her ikisi de kullanılır. Amaç öğrencilerin üst düzey becerilerini değerlendirmek, bireyin ne yapabileceğinin gerçek resmini görmek ise performans değerlendirme tercih edilmelidir. Ancak bu becerilerin değerlendirmesi zor, geleneksel yöntemlere göre daha sübjektif ve zaman alıcıdır.

Aşağıda bazı ölçme araçları ve yöntemleri ile ilgili kısa bilgiler verilmiştir.

ÖLÇME - DEĞERLENDİRME ARAÇ VE YÖNTEMLERİ

 

GÖZLEM

 Öğretmenlerin gözlem becerileri ve tuttukları gözlem kayıtları öğrencilerin sosyal bilimler dersleriyle kazandırılması hedeflenen düşünme becerilerinin gelişimini değerlendirmek için sahip olabilecekleri en iyi araçlardandır. Gözlem, öğrenciler hakkında doğru ve çabuk bilgi sağlar. Uygulamada hız ve zaman önemlidir. Öğretmen öğrencilerin;

·  Soru ve önerilere verdikleri cevapları,

·  Sınıf içi tartışmalara katılımlarını,

·  Grup çalışmalarına ve tartışmalarına katılımlarını ve

·  Öğretim sürecinde yapılan görevler ve materyallere öğrencinin gösterdiği tepkiyi gözlemler.

Aşağıdaki noktalar, öğretmenlere gözlem yapmada kolaylık sağlayacaktır.

·  Ölçütleri koyarken bütün öğrenciler için aynı standartları kullanınız.

·  Her öğrenciyi birkaç kez gözlemleyiniz.

·  Her öğrenciyi değişik durumlarda ve farklı günlerde gözlemleyiniz.

·  Her öğrenciyi değişik özellikler, beceriler ve davranışlara göre değerlendiriniz.

· Yapılan gözlem için değerlendirmeyi, mümkün olduğu kadar gözlemi yaptığınız zaman kaydediniz.

 

PERFORMANS DEĞERLENDİRME

     Performans değerlendirme, öğrencilerin bireysel farklılıklarını dikkate alarak, onların bilgi ve becerilerini eyleme dönüştürmelerini, gerçek yaşama aktarmalarını sağlayacak durum ve ödevler aracılığıyla değerlendirme yapmak biçiminde tanımlanabilir. Performans değerlendirme, dersin kazanımlarıyla ilgili olarak öğrencinin günlük yaşamındaki problemleri nasıl çözeceğini ve problem çözmek için sahip olduğu bilgi ve becerileri nasıl kullanacağını göstermesini ister. Performans değerlendirmeyle öğrenciler, sınav saatleriyle sınırlandırılmaksızın geniş bir zaman diliminde çalışma ve tekrar yapma, oluşturulan ölçütlere göre yeterlik derecelerini ortaya koyma olanaklarına sahip olurlar. Performans değerlendirme gözlenebilen bir performans veya somut bir ürünle sonuçlanmaktadır. Bu tip değerlendirmede kâğıt kalem testleri gibi öğrenci basit cevaplar vermez, bir ürün meydana getirir. Otantik değerlendirme görevleri öğrencilerin mümkün oldukça gerçek yaşama benzer problemler yoluyla bilgi ve becerilerini göstermesini gerektirir. Açık uçlu sorular ya da performans görevleri otantik ya da performans değerlendirme çalışmalarının iyi örnekleridir.

Performans değerlendirme, öğrencinin yeni bilgiyi yapılandırmasını gerektirir. Performans ödevlerinde, tek bir cevap yoktur. Ödevi tamamlamak için değişik yollar bulunmaktadır. Bu nedenle iyi tanımlanmış bir ölçütle değerlendirmelidir. Başarılı bir değerlendirme yapmak için her bir performans görevi bir dereceli puanlama anahtarı (rubric) ile eşleştirilmelidir. Öğrenciler performans ödeviyle dereceli puanlama anahtarının bir örneğini alırlar. Böylece değerlendirme sürecinde, öğrenciler kendilerinden ne beklendiğini bilerek çalışmalarını ona göre yönlendirirler.  Dereceli puanlama anahtarı, öğrencinin başarısı için bir yol haritasına dönüşür.

 

PROJE: Öğrencilerin grup hâlinde veya bireysel olarak, istedikleri bir alanda/konuda inceleme, araştırma ve yorum yapma, görüş geliştirme, yeni bilgilere ulaşma, özgün düşünce üretme ve çıkarımlarda bulunma amacıyla ders öğretmeni rehberliğinde yapacakları çalışmalardır.

Proje geliştirme süreci uzun, karmaşık ve zorlu bir süreçtir. Bu ödevler, öğrencilerin yaratıcılık, araştırma, iletişim gibi üst düzey zihinsel becerilerini geliştirir. Projenin tasarımından ortaya konulmasına kadar geçen süreç, bilimsel süreç basamaklarını içereceğinden bilimsel süreç becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Projeler yönergeler ve puanlama standartları gerektirir.

                  Proje konuları zümre öğretmenleri tarafından belirlenebileceği gibi öğrenciler de kendi ilgi duydukları alanlara göre bireysel ya da grup olarak proje konusu belirleyebilirler. Verilen proje konuları öğrencilerin düzeyine uygun ve yerel imkânlara göre yapılabilecek nitelikte olmalıdır.

            Grup halinde yapılacak projelerde grupların, öğrencilerin cinsiyet, başarı durumu vb. özellikleri bakımından heterojen olmasına dikkat edilmelidir. Grup çalışmalarında grup üyelerinin görev dağılımı projenin her aşaması için net olarak yapılmalıdır. Görev dağılımı grup üyeleri tarafından yapılarak öğretmenin onayı alınır. Projenin her aşamasında görevlerin yapılıp yapılmadığı aşamanın bitiminde öğretmen tarafından kontrol edilir ve grup üyelerine geri bildirim verilir. Görevini yeterince yerine getirmeyen öğrencilerin bireysel özelliklerine de dikkat edilerek gerekli önlemler alınır.

7/9/2009

Dyned ingilizce dil eğitim sistemi-2009-2010 Eğitim öğretim Yılı

DYNED, Dynamic ve Education (Dinamik ve Eğitim) kelimelerinin bir araya getirilerek yazılmasından oluşmakta ve Dinamik Eğitim anlamına gelmektedir.

Bu program bilgisayar temelli bir eğitim sürecini içerir ve bu güne kadar geliştirilmiş en kaliteli Yabancı Dil Programıdır.

Dyned yıllar süren bir birikimin ve konusunda uzman bir kadronun eseridir. Öğretmenlerin yabancı dil eğitimini daha aktif hale getirebilmek için zaman zaman düşündükleri ve ah keşke şunu da şöyle yapabilseydik diye düşündükleri yeniliklerin hepsi bu programın içerisinde mevcuttur. Bu program en büyük özelliği olan görselliğin yanı sıra işitseldir de. Görsellik, öğrencinin işlenen konuyu içinde bulunulan mevcut koşullardan kolaylıkla anlayabilmesini sağlayan öğeleri içerir. Bu da dili ‘anlamlandırma’ ya ve doğru olarak ‘öğrenmeye’ yol açar.

Klasik sınıf içi eğitimle bilgisayar destekli yabancı dil eğitimini karşılaştırdığımız zaman her öğrencinin karşı karşıya kaldığı bireysel eğitim süreci bilgisayar destekli eğitim ile çok üst seviyelere çıkar. Bunun ana nedeni her öğrenci bir öğretmen diye düşünebileceğimiz bilgisayarın başına geçtiği zaman öğrenci dersin sonuna kadar öğretmeniyle baş başadır ve karşı karşıya kaldığı problem çözme, analiz yapma, sentezleme oranı ve cevap vermek zorunda olduğu soru oranı klasik sınıf içi eğitimiyle karşılaştırıldığında fark açık olarak görülebilecektir.

Dyned programının en önemli özelliklerinden birisi de öğrenciyi sürekli aktif halde bulunmaya zorlamasıdır. Bunu yaparken öğrencinin seviyesini sürekli kontrol eder, iletişimseldir (Interactive) ve öğrencinin doğruyu kendi mantığıyla bulmasına yardımcı olur.

Öğrenci bilgisayarı başında kaldığı süre içinde yaptığı her davranış sistem tarafından kayda alınarak öğretmenleri tarafından öğrencinin değerlendirmesinde yardımcı olur. Öğrencinin herhangi bir soruya yanlış bir cevap vermesi durumunda öğrenciye cevabın yanlış olduğuyla ilgili görsel, işitsel yada yazılı bir komutla cevabını yenilemesi istenir. Eğer öğrenci hatasında ısrar ederse program öğrenciye ‘bugün bu kadar yeter’ der ve öğrencinin başka bir programa devam etmesini ister. Ayrıca öğrencinin cevaplandırdıklarında doğruluk ve yanlışlık oranına göre soru zorluk seviyesini ayarlar ve öğrencinin moralinin bozulmasına yol açacak bir duruma getirmez.

Dyned aynı zamanda eğlencelidir çünkü her zaman farklı sorular ve durumlarla ve karakterlerle karşılaşır. Zaman zaman şarkılar ve oyunlar da oynana bilir ve bunun tamamı yabancı dil eğitimi kapsamı içindedir. Dyned, hemen hemen bütün yabancı dil öğrencilerinin büyük sorunu durumundaki aksan, diksiyon ve tonlama ile ilgili problemlerini de çözmeye yönelik donatılara sahiptir.

Amerika menşeili DynEd International Inc. firmasının desteği, Oxford University Press, Longman, Prentice Hall, BBC ve Stanford University gibi eğitim kurumları ile Apple, IBM, SONY, and NEC gibi teknoloji firmalarının katkısı ile alanında uzman eğitimciler, bilgisayar programcıları ve sanatçılardan oluşan yaklaşık 50 kişilik bir takım tarafından tasarlanan DynEd İngilizce Eğitim Sistemi ile Sınıf eğitimi yerine, kişisel çalışma süresini esnek tutarak, öğrenmenin etkin bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaktadır.

DynEd, yetişkinler ve çocuklar için farklı modüllerden oluşmaktadır. Programa başlanmadan önce, programa katılan kullanıcılar için bilgisayar üzerinden seviye tespiti yapılmakta ve her kullanıcının hangi programdan başlaması gerektiği belirlenmektedir. Eğitim piyasasında kullanılan tüm bilgisayar programlarından farklı olarak, sunduğu ‘Records Manager’ (İzleme ve Danışmanlık) sistemi;

- Programa katılacak olan herkesin adım adım izlenmesini,

- Program hızının, kişinin çalıştığı konudaki becerisine göre ayarlanmasını,

- Kişilerin kendi çalışmalarını denetleyebilmesini,

- Öğrencilerin yaptığı tüm çalışmalarının danışman tarafından istenildiği anda görülebilmesini ve öğrencilerin daha başarılı olabilmeleri için yönlendirilebilmesini,

- Danışmanın kullanıcılarla yapacağı toplu çalışmaların, uzaktan kontrolle desteklenmesini sağlamaktadır.

DynEd Eğitim Sistemi Neleri kapsamaktadır?

DynEd Eğitim Sistemi, Yetişkinler ve Çocuklar için ayrı ayrı eğitim programları (modüller) içermektedir.

7/9/2009

Ünitelendirilmiş yıllık planların hazırlanması-2009-2010 Eğitim

ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLÂNLAR 

1. Ünitelendirilmiş yıllık plânların;

              Zümre kararında yer alan gündem maddesi çerçevesinde:

a) Ünitelendirilmiş yıllık planın ders kitabı yerine;

·   Konularla birlikte süre olarak ünitelere ayrılan yüzdelerinin,

·   Dersin genel amaçları ile konuların hedef ve davranışlarının,

·   Konuya ilişkin kavram ve terimlerin,

        dersin öğretim programının esas alınarak yapılması,

b) Öğretim yılına ait çalışma takvimine göre öğretim yılı süresince toplam ders saatinin belirlenerek, öğretim programında süre olarak konulara ayrılması öngörülen yüzdeler gözetilerek, konulara/bölümlerle yazılı yoklamalara ayrılacak sürelerin belirlenmesi durumu,

c)  Konu bazında, dersin öğretim programında yer alan genel ve özel amaçlarla öngörülen davranışları/kazanımları içermesi,

d) Konunun özellik ve gereğine göre yöntem ve tekniklerin belirlenmesi,

e)  Dersin özelliğine göre, eğitici-öğretici nitelikte gezi ve gözlem etkinliklerinin planlanması,

f)   Okul ve çevrede alanla ilgili kaynak, araç-gereç ve eğitim materyalinin belirlenerek plana aktarılması,

g) Atatürkçülükle ilgili konuların belirli gün ve haftalarda işlenmek üzere plana yansıtılması,

h) Diğer zümre öğretmenleriyle hangi konularda ne zaman ve nasıl bir işbirliği yapılacağının gösterilmesi,

i)    ı) Bir önceki öğretim yılında uygulama sırasında ortaya çıkan ve planın “Değerlendirme” bölümüne yansıtılan hususların yeni plan yapımında dikkate alınması,

j)    Özel eğitim gerektiren öğrencilerin ihtiyaç ve öğrenme hızlarına ilişkin olarak ilgili birimlerle işbirliği yapılması,

    durumları kontrol edilir.

 

      

DERS PLÂNLARI 

      

Eğitim ve Öğretim Çalışmalarının Planlı Yürütülmesine İlişkin Yönergede  Ders plânlarının tek tip olması zorunlu değildir. Farklı eğitim teorilerine uygun plânlar yapılabilir.” denilmek suretiyle farklı ders plânları yapılabileceği vurgulanmış, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca iki ders planı örneği verilmiştir. Bunlardan örnek-1, içerik ve kolaylığı açısından daha özgün olup, uygulama birliğinin sağlanması bakımından kullanılması tavsiye edilmektedir. Ders planı matbu formlar yanında, defter ya da normal kâğıda yazılabileceği gibi bilgisayar çıktısı şeklinde olabilecektir. Yönergedeki form esas alınmakla birlikte, her öğretmen, ihtiyaç duyduğu ayrıntıda ve genişlikte günlük plân yapabilir.

·   Ders planında yer alan alt başlıkların, öğretim yılı başında yapılan zümre toplantısında alınan kararlar ve hazırlanan yıllık planlar paralelinde işlenmesi,

·   Konuya ayrılan sürenin ünitelendirilmiş yıllık planla uyumlu olması,

·   Kullanılacak kaynak, araç-gereç ile  gezi ve gözlemlere yer verilmesi,

·   Öngörülen yöntem ve tekniklerin konuya uygun olması,

·   Hazırlık sorularının konuyu kavratmaya yönelik ve içerikte olması,

·   Değerlendirme sorularının hedef davranışları ölçme yeterliliğinde olması,

·   Planın uygulanmasına ilişkin görüşlere yer verilmesi,

                        ile ilgili hususlar kontrol edilir.

 

      

ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME 

      

1. Yazılı Yoklamalar:

Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinin 18. maddesinin:

“Yazılı sınavların süresinin bir ders saatini aşmaması esastır.
Yazılı sınavlar, genellikle çok sorulu ve kısa cevaplı ölçme araçlarıyla yapılır. Derslerin özelliğine göre gerektiğinde az sorulu, uzun cevaplı ölçme araçlarına da başvurulabilir. Yazılı sınavlar, tekniğine uygun olarak hazırlanması ve bir dersten her dönemde birden fazla uygulanmaması kaydıyla test olarak yapılabilir.”

hükmü çerçevesinde;

·   Öğretim yılı başındaki zümre toplantısında, Yönetmeliğin öngördüğü sayının üstünde yazılı yoklama yapılması ya da sözlü puanı verilmesi,

·   Yazılı yoklamaların şekli,

·   Sorulacak soruların sayısı,

·   Yazılı yoklamalarda bilgi-kavrama-uygulama-analiz ve değerlendirme eşiklerinden kaçar soru sorulacağı,

·   Soruların,  cevaplarına göre kolaydan zora doğru sıralanma durumu,

·   Cevap anahtarının sınavdan önce hazırlanması, ayrıntılı puanlamanın üzerinde gösterilmesi,

·   Soruların o tarihe kadar işlenmiş konuları kapsaması,

·   Soruların öğretim programında yer alan dersin amaçlarını gerçekleştirecek ve öngörülen davranışları kazandıracak nitelikte olmasına özen gösterilmesi,

·   Yapılacak değerlendirmenin objektif, geçerli ve güvenli olması,

·   Birden fazla grup için düzenlenen soruların aynı ağırlıkta olması,

·   Sınav kâğıtlarının değerlendirilmesi sonunda soru analizinin yapılarak, yanıtlanamayan veya yanıtlanmasında güçlük çekilen soruların kapsadığı konular için önlem alınması,

·   Yazılı sınav sonunda, öğrenci mevcudunun çoğunluğunun başarısızlığı durumunda başarısız öğrenciler için yeni bir sınava gidilmesi,

·   Ortak sınavların planlanması, uygulanması ve sonuçlarının değerlendirilmesi,

                2. Sözlü Yoklama

Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinin 21. maddesi bağlamında:

· Sözlü puanın, öğrencilerin soysal etkinliklerdeki çalışmaları, derse hazırlıkları, ders içindeki etkinlikleri ve dersle ilgili araştırma çalışmaları değerlendirilerek verilmesi ve duyurulması,

·    Değerlendirmenin “-“ , “+” gibi işaretler yerine doğrudan puan olarak not defterine yazılması,

·    Sözlü puanının bilgi ölçmekten ziyade derse katılımı, orijinal buluşu, isteklendirmeyi artırmak için bir güdüleme aracı olarak kullanılması,

3. Ödev Verilmesi ve Değerlendirilmesi

Ödev konularının belirlenmesinde:

·         Öğretim programlarına uygunluğu,

·         Öğrencilerin istek, ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri,

·         Ödevin şekli ve içeriği,

·         Okul, çevre ve ailenin imkânları,

·          Ödevin toplanma/sunulma/sergilenme tarihi,

·          Değerlendirme ölçütleri,

·         Verilen ödevin planlama, araştırma, değerlendirme aşamalarının takibi

ile ilgili hususlar kontrol edilir.

KAYNAK: MEB TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI YAYINLARI

7/9/2009

Ölçme ve değerlendirme yöntem ve teknikleri-2009-2010 Eğitim öğr

I.ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

1.ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME YÖNTEM VE TEKNİKLERİ                                                  

        Ölçme ve değerlendirme, öğretme ve öğrenmenin etkililiğini belirlemek amacı ile yapılan, eğitimle ilgili verilerin toplanmasını ve yorumlanmasını içeren çok adımlı, sistematik bir süreçtir.

        En genel anlamı ile ölçme, bir nesneye ilişkin gözlemlerin sayı ve sembollerle ifade edilmesi, değerlendirmede ölçme sonuçlarını bir ölçüte vurarak, ölçülen nitelik hakkında bir değer yargısına varma süreci olarak tanımlanabilir.

Ölçme ve Değerlendirmenin Amaçları 

      Öğrencilerin mevcut bilgi ve becerilerini teşhis etmek (diagnostik amaç) :

      Öğretim programının yapılandırılmasına yardımcı olmak amacı ile öğrencilerin programda belirtilen kazanımlara ulaşması aşamasındaki sürecin takip edilmesi ve denetlenmesi (formatif amaç) :

       Öğretim sonuncunda öğrencinin ulaştığı en son düzeyi belirlemek amacı ile veri sağlama (summatif amaç) :

   Geleneksel Ölçme ve Değerlendirme Teknikleri

     Çoktan seçmeli testler

     Doğru yanlış soruları

     Eşleştirme soruları

     Tamamlama (Boşluk doldurma) soruları

     Kısa cevaplı yazılı yoklamalar

     Uzun cevaplı yazılı yoklamalar

     Soru-cevap

                                 Alternatif Ölçme ve Değerlendirme Teknikleri

     Performans değerlendirme

     Ürün seçki dosyası (Portfolyo)

     Kavram haritaları

     Yapılandırılmış grid

     Tanılayıcı dallanmış ağaç

     Kelime ilişkilendirme

     Proje

     Drama

     Görüşme

     Yazılı raporlar

     Gösteri

     Poster

    Grup ve/veya akran değerlendirmesi

     Kendi kendini değerlendirme

Çoktan Seçmeli Testlerin Avantajları  

   Hazırlık süresinin uzun olmasına karşın test sonuçlarını puanlamanın çok çabuk yapılabilmesi,

   Geniş bir alanı tarayabildiği için konu bilgisi yoklama içeriğinin geniş olması,

   Cevapların öğrenci tarafından kaydedilmesinin zaman almaması ,

   Yanlılık faktörünü minimuma indirgemesi olarak sıralanabilir.

Çoktan Seçmeli Testlerin Dezavantajları 

   Kısmi bilgiyi değerlendirme imkanın olmaması,

   Tahmin yüzdesinin yüksek olması, (4 seçenekli bir soruda bu oran minimum % 25’ dir.)

   Dil ve terminolojinin önemli bir etki yapması,

   Düşünme stilinin etkili olabilmesi,

   Soruda seçeneklerin yerlerinin önemli olabilmesi,

   Cevabın nedenini bilmenin mümkün olmaması olarak sıralanabilir.

Geleneksel ve Alternatif Ölçme Değerlendirme Açılımı 

   Geleneksel ölçme ve değerlendirme 

   Alternatif ölçme ve değerlendirme 

  Tanılayıcı dallanmış ağaç

   Yapılandırılmış grid

    Kelime ilişkilendirme

Alternatif Ölçme ve Değerlendirme  

   Tek bir doğru cevabı olan çoktan seçmeli testlerin de içinde bulunduğu geleneksel değerlendirme dairesinin dışında kalan tüm değerlendirmeleri kapsar.

   Otantik (gerçek hayatla ilişkili) ve öğrenci merkezlidir.

   Ürün kadar sürecin de değerlendirilmesi dikkate alınır.

   Kısmi bilginin değerlendirilmesi sağlanır.

Kelime İlişkilendirme 

          Bu teknikte belli bir süre içerisinde, (çoğunlukla 30 saniye) bir anahtar kavramın akla getirdiği diğer kavramlar cevap olarak verilir. Hafızadan herhangi bir anahtar kavrama verilen sıralı cevabı bilişsel yapıdaki kavramlar arasında bağlantıları ortaya koyduğu ve anlamsal yakınlık gösterdiği farz edilir. Anlamsal yakınlık etkisine göre anlamsal bellekte iki kavram birbirine mesafe açısından ne kadar yakın ise o kadar sıkı ilişkidedir ve hatırlama esnasında da zihinsel araştırma daha çabuk olacağından her iki kavramla ilgili cevap daha hızlı olacaktır.

    Kelime İlişkilendirme: Değerlendirme 

   Öğrencilerin her anahtar kelimeye verdikleri cevap kelimelerin sayısı ve niteliği,

   Anahtar kelimelere verilen cevap kelimeleri arasındaki örtüşme ve yakınlık  (İlişki katsayısı),

   Zihin haritası (Tanılama amaçlı).

Portfolyo (Kişisel Gelişim Dosyası) 

          En genel anlamı ile portfolyo öğrencilerin dönem veya yıl boyunca yaptıkları çalışmaların belli standartlara  göre organize edilmiş bir koleksiyonudur veya öğrencinin bir veya birden fazla konu alanında yaptığı çalışmalarının sistematik, amaçlı ve anlamlı koleksiyonu olarak tanımlanmaktadır

    Üç ana bölümden oluşur :

    Özgeçmiş : Bu kısım öğrencinin ortaya koyduğu çalışmaların hangi aşamalardan geçtiğini yansıtır.

    Ürünler : Bu bölüm portfolyo içinde öğrenci tarafından konulan tüm çalışmaları kapsar.

    Yansıtma : Bu bölümde öğrenci yaptığı çalışmaların bir ölçüde muhakemesini yapmak amacı ile kendisi ile ilgili görüşlerini yansıtır.  

Portfolyo Türleri 

    Sergileme : Bu tip portfolyo öğrencinin kendisini en iyi yansıttığına inandığı, temsili değeri olan çalışmaları kapsar. Henüz tamamlanmamış çalışmaları kapsamaz. Değerlendirme ve not vermek için uygun bir seçenek değildir. Bu tip portfolyolar ürün odaklı portfolyo şeklinde de düşünülebilir.

    Çalışma : Öğretmen ve öğrenciye süreci beraber ölçme ve değerlendirme fırsatı sunar. İkisi birlikte öğrenme anlamında büyüme ve gelişmeyi gösteren örnekleri seçer. Bu açıdan sadece biten değil devam eden çalışma örneklerini de kapsayabilir. Esasında bu tip portfolyolar süreç odaklı portfolyo olarak da düşünülebilir.

    Değerlendirme : Bu tipte tüm maddeler puanlanır, sıralanır ve değerlendirilir. Öğretmen her öğrencinin kişisel portfolyosunu bir değerlendirme amaçlı olarak saklar.  

Portfolyoların Değerlendirilmesi            

2.PROJELER 

   Öğrenci merkezli bir öğrenme yöntemi olan proje, bireysel ve grup etkinlikleri için uygundur. Bilimsel süreç ve bilimsel düşünme becerilerinin, yaratıcılığın, iletişimin, eleştirel düşünmenin, ilgi ve motivasyonun geliştirilmesi açısından son derece önemlidir.

      Bütün araştırma projelerinde bir takım temel ortak noktalar vardır:

      Bir konunun seçilerek problemin tanımlanması,

      Bu problemi cevaplayabilmek için kullanılan yöntem,

      Yöntem sonucunda elde edilen bulgular,

            Bulguların yorumlanmasını içeren son bölüm.

 Projeyi Oluşturan Öğeler 

 

1- Konunun seçilmesi:

2- Amacın belirlenmesi:

3- Bilgi toplama:

4- Deney yapma:

5- Bulgular ve tartışma:

6- Yazım: Yazılı metinde şu sıra takip edilebilir:

    a)    Proje ile ilgili bir özet (en üstte öğrenci ile ilgili bilgiler (isim,  adres vb) hemen altında amaç, metot, ve sonuç),

    b)   Proje başlığı,

    c)  Projenin içindekiler,

    d)   Projenin amacı,

    e)    Bilgi toplama aşamasında elde edilen veriler,

    f)   Materyal ve metot,

    g)  Bulgular ve tartışma,

    h) Sonuç ve öneriler,

    ı)   Kaynakça .

   3.PERFORMANS GÖREVLERİ

   Öğrencilerin bilgi ve becerilerini sergileyen, bir ürün oluşturmasını gerektiren bir alternatif değerlendirme biçimidir.

         Deney yapma, uzun bir kompozisyon yazısı ve matematik işlemler yapma gibi farklı şekillerde olabilir.

   Bireysel çalışmalarla  olduğu kadar grup çalışmalarıyla da gerçekleştirilebilir.

         Ürün kadar sürecin de değerlendirilmesine odaklanır.

         Gerçek hayatla ilişkili (otantik) etkinliklerin yapılmasına fırsat tanır.

   Performansın değerlendirilmesinde dereceleme ölçekleri kullanılır .

              Dereceleme Ölçekleri (Rubrik) 

   Performansın değişen boyutlarını dikkate alarak puanlamak amacıyla kullanılan puanlama yönergeleridir.

   Bütüncül (holistik) ve analitik (tahlili) olmak üzere iki biçimi vardır.

   Bütüncül rubrikler öğretmenin genel süreci veya ürünü bir bütün olarak parçalarını dikkate almadan puanlamasını içerir. Örneğin, bütüncül rubriklerde bir öğrencinin cevabındaki genel yeterlilik veya kalite çok iyi, yeterli, kısmen yeterli ve yetersiz olmak üzere  dört genel kategoride değerlendirilebilir. 

   Analitik (tahlili) rubrikler ise, önce performans veya ürünün parçalarının ayrı ayrı puanlamasını, sonra da bu bireysel puanları toplayarak toplam puanı hesaplanmasını gerektirir.

   Fen ve Teknoloji Dersi Laboratuvar Raporuna Yönelik Bir Analitik Dereceleme Ölçeği: 

          Grup Değerlendirmesi 

    Öğrencilerin oluşturduğu küçük grupların iş birliği içerisinde, ortak öğrenme amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmek amacı ile çalışma esnasında ortaya koydukları performans ve çalışma sonundaki ürünü değerlendirmek amacı ile yapılan değerlendirmelerdir.

            Grup Değerlendirmesi ile İlgili Açık Uçlu Sorular 

   Grup çalışmasındaki konunuz hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Bugün grubunuzda neler oldu? Bu konuda neler hissediyorsunuz?

   Grup çalışmanızda iyi olan neydi? Daha iyi ne yapılabilirdi?

   Öğrendikleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz?

                                    (Alıntı)

TV'de Bugün

Güncel Haberler