odev - eğitimci - Blogcu



Anasayfa | Rss | E-Mail

<- :: Sonraki Sayfa ->

EĞİTİMCİ.........EĞİTİM ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...EĞİTİMCİ!!!.....

23/11/2009

Aynalar ve Kullanım Alanları

http://www.isfikrim.org/foto/ayna_reklami.jpg
Üzerine düşen ışığın tamamına yakınını kısmını yansıtabilen yüzeylere ayna denir. Aynaların bir yüzeyi çok iyi parlatılmış, diğer yüzeyi ise cıva, kalay, gümüş ve alüminyum ile kaplanmıştır (kaplanmış camlardır).
Aynalar, yansıtıcı yüzeylerinin şekillerine göre adlandırılırlar. Yansıtıcı yüzeyi düz olan aynalara düzlem ayna, yansıtıcı yüzeyi küre kapağı şeklinde olan aynalara küresel ayna denir.

SORU : 1- Düzlem aynada oluşan görüntü cisimle aynı büyüklükte midir?
2- Düzlem aynada oluşan görüntü düz mü yoksa ters midir?
3- Ambulansların önündeki yazı niçin ters yazılır?

1- DÜZLEM AYNALAR :
Yansıtıcı yüzeyi düz olan aynalara düzlem ayna denir. Düzlem aynaya düşen ışınlar aynada yansıma kanunlarına göre yansırlar. Düzlem aynalarda daima düzgün yansıma görülür.

a) Düzlem Aynada Noktasal Olmayan Bir Cismin Görüntüsü :
• Noktasal olmayan bir cismin görüntüsünün bulunması için cismin uç noktalarından aynaya en az ikişer ışın gönderilir ve bu ışınlar yansıma kanunlarına göre aynadan yansıtılır (yani uç noktalarını görüntüsü bulunur).
• Yansıyan ışınların uzantılarının kesiştiği noktalar birleştirilerek cismin görüntüsü bulunur.

b) Düzlem Aynada Görüntünün Özellikleri :
1- Zahiridir yani aynanın arkasında oluşur. (yalancıdır = gerçek değildir = görünendir).
2- Aynanın arkasında oluşur (aynanın içerisinde oluşmaz).
3- Düzdür.
4- Cismin aynaya olan uzaklığı ile görüntünün aynaya olan uzaklığı eşittir.
5- Cismin boyu, görüntünün boyuna eşittir.
6- Cisme göre sağlı solludur. (Sağ el, görüntünün sol elidir).
7- Görüntü aynaya göre simetriktir.

c) Düzlem Aynaların Kullanıldığı Yerler :
Düzlem aynalar, cisimlerin aynı büyüklükte görüntülerini elde etmek için evlerde, mağazalarda, iş yerlerinde ve çeşitli teknolojik araçlarda kullanılır. Ayrıca ısı ve ışık yalıtımı sağlamak için binaların dış cepheleri ayna gibi yansıtıcı camlarla kaplanır. Ayrıca projeksiyon, tepegöz, periskop gibi teknolojik araçların yapımında da kullanılır.

NOT :
1- Yansıma olayında yansıyan ışınların uzantıları kesişirse görüntü zahiri, yansıyan
ışınların kendileri kesişirse görüntü gerçek olur.
2- Gerçek görüntüler görülemez sadece ekran üzerine düşürülebilir. Zahiri görüntüler aynada görülen görüntülerdir.
3- Gerçek görüntü daima ters, zahiri görüntü düz olur.
4- Rüzgârsız havalarda su birikintisi ve göller düz ayna gibi davranır. İlk çağlarda
insanlar Ay’ın göldeki görüntüsüne bakarak Ay’ın göle düştüğünü zannedip onu çıkarmaya çalışmışlardır.
5- Düzlem aynanın önünde duran kişilerden yansıyan ışınlar aynaya çarparak yansır ve tekrar göze gelir.turkeyarena.com
6- Düzlem aynaya dike gelen ışınlar, kendi üzerinden geri dönecek şekilde yansırlar.
7- Yatay düzlemde duran düzlem aynada; B, C, D, E, H, K, O, I harflerinin görüntüsü kendisi ile aynıdır.
Dikey düzlemde duran düzlem aynada; A, H, I, İ, M, O, Ö, T, U, Ü, V, Z harflerinin görüntüsü kendisi ile aynıdır.

2- KÜRESEL AYNALAR :
Yansıtıcı yüzeyi küre kapağı şeklinde olan aynalara küresel ayna denir. Küresel aynalar çukur ayna ve tümsek ayna olarak iki çeşittir.
Düzlem aynalar için geçerli olan yansıma kanunları, küresel aynalar için de geçerlidir. Fakat düzlem ve küresel aynalardaki yansıma farklıdır. Düzlem aynalardaki yansıma ile küresel aynalardaki yansımanın farkı, düzlem aynalara paralel gelen ışınlar paralel yansırken, küresel aynalara paralel gelen ışınlar paralel yansımayıp ışınlar bir noktada toplanacak veya bir noktadan dağılacak şekilde yansırlar.

a) Çukur Ayna :
Yansıtıcı yüzeyi çukur olan aynalara çukur ayna (konkav ayna = iç bükey ayna) denir. Çukur ayna, cisimlerin görüntülerini büyütebilme ve gelen paralel ışınları bir noktada toplayabilme özelliğine sahiptir.

1- Çukur Aynaya Paralel Gelen Işınların Yansıması :
Çukur aynaya paralel gelen ışınlar, aynada yansıma kanunlarına göre yansıdıktan sonra bir noktada toplanırlar. Çukur aynada yansıyan ışınların toplandığı noktaya odak noktası denir. Aynadan yansıyan ışınlar odak noktasından geçtikten sonra doğrultu ve yönünü değiştirmeden yayılmaya devam ederler.

2- Çukur Aynada Görüntünün Özellikleri :
Çukur aynada cismin bulunduğu yere göre görüntünün özellikleri farklıdır.
1- Cisim odak noktasından uzakta ise;
– Cisim aynaya yaklaştıkça görüntü büyür.
– Görüntü terstir.
– Görüntü gerçektir.
2- Cisim odak noktası ile ayna arasında ise;
– Cisim aynaya yaklaştıkça görüntü büyür.
– Görüntü düzdür.
– Görüntü zahiridir yani aynanın arkasında oluşur.
3- Çukur Aynaların Kullanıldığı Yerler :
Çukur aynalar teknolojik aletlerde ışığı kontrol etmek amacıyla kullanılır. Bunun nedeni çukur aynanın ışığı bir noktada toplayacak şekilde yansıtmasıdır. Çukur ayna;
• Diş hekimlerinin kullandığı araçlarda kullanılır.
• Güneş ışınlarının odaklanması (bir noktada toplanması) sağlanır. Bu sayede çok yüksek sıcaklıklar elde edilir. (Güneş fırınları bu şekilde çalışır ve bu fırınlar askerler, dağcılar ve işçiler tarafından kullanılır).
• Teleskop yapımında kullanılır.
• Aynanın odak noktasına konan ışık kaynağı sayesinde aynadan ışınlar paralel yansır. Bu özellik sayesinde ışıldak, el feneri ve araba farları yapılır.
• Mikroskopta incelenecek cisim üzerine ışık düşürmek için kullanılır.

b) Tümsek Ayna :
Yansıtıcı yüzeyi tümsek olan aynalara tümsek ayna (konveks ayna = dış bükey ayna) denir. Tümsek ayna, cisimlerin görüntülerini küçültebilme ve gelen paralel ışınları dağıtma özelliğine sahiptir.
1- Tümsek Aynaya Paralel Gelen Işınların Yansıması :
Tümsek aynaya paralel gelen ışınlar, aynada yansıma kanunlarına göre yansırlar ve aynanın arkasındaki bir noktadan çıkıyormuş gibi birbirinden uzaklaşarak yansırlar. Tümsek aynada yansıyan ışınların uzantılarının aynanın arkasında kesiştiği noktaya odak noktası denir.turkeyarena.com
Aynadan yansıyan ışınlar odak çıkacak şekilde yansıdıktan sonra doğrultu ve yönünü değiştirmeden yayılmaya devam ederler.

2- Tümsek Aynada Görüntünün Özellikleri :
Tümsek aynada cisim nerede bulunursa bulunsun görüntünün özellikleri aynıdır. Cisim nereye konursa konsun;
– Görüntü daima cisimden küçüktür.
– Cisim aynaya yaklaştıkça görüntü daha da küçülür.
– Görüntü düzdür.
– Görüntü zahiridir yani aynanın arkasında oluşur.

3- Tümsek Aynaların Kullanıldığı Yerler :
Tümsek aynalar, ışığı daha geniş alanlara yansıttığı için daha fazla aydınlanma veya daha geniş görüş alanı sağlamak için kullanılır. Bu nedenler arabalarda yan ayna olarak kullanılır.

NOT : 1- Araçlardaki yan aynalar, daha geniş bir görüş açısı sağlamak için tümsek aynadan, dikiz aynaları ise arkadaki araçların yerinin tam olarak anlaşılabilmesi için düz aynadan yapılmıştır.

22/11/2009

Karlı günlerde araba tekerleklerine neden zincir takılır?

http://img.donanimhaber.com/image.aspx/upfiles/96554/9F2D8794A779489CB35C6545C74E2EAE.jpg
Buz veya kar üzerinde sürtünme kuvvetti azdır.Otomobillerin kaymalarını önlemek içnde zincir takılır.Çünkü zincir takarak sürtünme arttırılır ve kayma önlenir.

22/11/2009

Ay’a yaklaştıkça dinamometredeki değişim nasıl olur?

http://www.hendekcumhuriyet.k12.tr/toyotaproje/toyota-fen/websitesi/hareket/dinamometre.png
Dünya’dan Ay’a doğru gidildikçe dinamometreye takılı cisim varken;
a) Dünya’dan uzaklaştıkça dinamometredeki değişim nasıl olur?
b) Ay’a yaklaştıkça dinamometredeki değişim nasıl olur?

a) Dünya’dan uzaklaştıkça yer çekimi kuvveti azalacağı için dinamometreden okunan değer azalır ve uzaya çıkıldığında sıfır olur.
b) Ay’a yaklaşıldığında yer çekimi kuvveti artacağından dinamometreden okunan değer artar.

22/11/2009

Dünya’dan uzaklaştıkça dinamometredeki değişim nasıl olur?

http://egitek.meb.gov.tr/dersdesmer/DersDestek/5fen/5_4unite/5_4unite134_dosyalar/image002.jpg
Dünya’dan uzaklaştıkça dinamometredeki değişim nasıl olur?
Dünya’dan uzaklaştıkça yer çekimi kuvveti azalacağı için dinamometreden okunan değer azalır ve uzaya çıkıldığında sıfır olur.

22/11/2009

Yer çekimi kuvvetinin yönü değişir mi?

http://www.fizikkolik.com/resim/cep_fi45.gif
Yer çekimi kuvvetinin yönü Dünya'nın farklı yerlerinde değişir mi?
Yer çekimi kuvvetinin yönü daima Dünya’nın merkezine doğrudur.

22/11/2009

Kütle ile ağırlık arasındaki fark nedir?

http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/03/kutle_agirlik.png
 Kütleler birbirlerini etkiler ve bu etkileşim kütleçekimi kuvveti dediğimiz olaydır. Senin ya da benim ya da herhangi bir cismin üzerinde durduğu gezegenden dolayı hissettiği kütleçekim kuvvetine o cismin ağırlığı diyoruz. Dolayısıyla ağırlık bulunduğumuz gezegene bağlıdır ve hatta gezegene doğru hızlanıp yavaşlamamıza da bağlıdır. Eğer gezegene doğru hızlanıyorsak ağırlığımız azalır ve hatta sıfır bile olabilir. Ama asla kilo kaybetmeyiz. Sadece hissettiğimiz kütleçekimi miktarı azalmıştır. Kütle ise cismi meydana getiren madde miktarıdır (elektron, proton ve nötron). Kütlenin başka bir açıklaması da şöyledir; Bir cisme uygulanan kuvvet aynı oranda ivmeye neden olur (F~a). Bu eşitliği sağlayan orantı sabitine de kütle denir (F=ma). Yani kütle cismin hızlanmasına direnç gösteren büyüklüktür diyebiliriz.

13/11/2009

Çeşitkenar üçgenin köşegenleri

Çeşitkenar Üçgen:
Kenar uzunlukları birbirinden farklı olan üçgenlere çeşitkenar üçgen denir.


Üçgenin köşegeni yoktur. Çünkü üçgenin ardışık olmayan iki farklı köşesi olmadığından köşegeni yoktur.

10/11/2009

Arıların Yaşam-Hayat Döngüsü

http://www.hayvanlaralemi.net/wallpaper/images/arilar%20800x600_jpg.jpg
1. Basamak: Ergin arı üzerinde bulunan varroa’nın koloniye transferi.

2. Basamak: Akarın ergin arıyı terk ederek kuluçka petek gözünde yürümesi.

3. Basamak: Petek gözü içinde bulunan varroa dip kısımda bulunan larva yiyeceğinin içinde gizlenmesi.

4. Basamak: Petek gözü kapandıktan sonra varroa gizlendiği yerden çıkarak prepupa dönemindeki arının üzerinde beslenmeye başlaması.

5. Basamak: Varroa’nın yumurta yumurtlaması ve bu yumurtaların iki olgunlaşma dönemi geçirerek ergin varroa haline dönüşmesi.

6. Basamak: Ergin varroaların petek gözünü ergin arı ile terketmesi. Varroa başka bir kuluçka gözü bulana kadar arının üzerinde taşınır.

8/11/2009

Kayaçlar nerede bulunur?

http://www.buzlu.org/images/2007/12/tortul-kayaclar.jpg

Kayaç, bir ya da daha fazla mineralin bir araya gelmesiyle oluşmuş bütündür.

Doğada 45 tür kayaç bulunur. Bunlar Tortul, Magmatik ve Metamorfik kayaçlardır. Magmatik kayaç yerin derinliklerinde bulunan çeşitli elementlerce zengin eriyik olan magmanın derinlerde ya da yüzeyde katılaşması sonucu oluşur. Metamorfik kayaçlar var olan magmatik ya da tortul kayacın yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması sonucu oluşur. Tortul kayaçlar ise magmatik, metamorfik ya da tortul kayaçların ayrışması, aşınması ve bir çökelme havzasında birikmesi ve ardından taşlaşması sonucu oluşur. Magmatik ve metamorfik kayaçlar tüm yer yuvarının yüzde 95'ini meydana getirmesine karşın yer kabuğunun sadece yüzde 25'lik kısmını oluşturur.

Kayaçlar sürekli döngü halindedir. Bir magmatik kayaç sıcaklık ve/veya basınç altında metamorfik kayaca, metamorfik bir kayaç sıcaklıkla eriyerek magmaya ardından da magmatik kayaca, hem magmatik kayaç hem de metamorfik kayaç ayrışarak tortul kayaca dönüşür. Buna kayaç döngüsü adı verilir.

Kayaçlar oluşumları sırasındaki doğal ortamı yansıtan belgelerdir. Yer kabuğunun jeolojik gelişmesinin izleri kayaç üzerinde izlenmiştir. Bu nedenle onlar yer kabuğunun doğal belgeleri sayılır.

Bugün yeryüzünde hüküm süren fiziksel olaylar, akarsuların aşındırma ve taşıma etkileri, çöllerin ve denizlerin değişik bölgelerinde farklı tortulların çökertilmesi, yeryüzünün değişik iklim kuşaklarının bulunması gibi jeolojik olayla bütün yer tarihi boyunca hep aynı şekilde, aynı düzende oluşmuştur. Yani eski jeolojik devirlere ait kayaçların oluşumu bugün yeryüzünde hüküm süren fiziksel olayların ışığı altında yorumlanabilir. Böylece kayaçlar oluşumu sırasında mevcut olan doğal ortamı aynen yansıtırlar.

8/11/2009

BEYNİ KORUYAN KAFES: KAFATASI

http://img1.loadtr.com/b-405631-kafatas%C4%B1_kemikleri_.jpg

Kafatası beyni çevreleyen ve son derece güçlü bir koruma sağlayan kemikten bir zırhtır. 8 ayrı kemiğin birleşmesiyle oluşmuştur. Daha önce vücuttaki kemiklerin bulundukları yere ve işlevlerine göre farklı özelliklerde olabileceklerinden bahsetmiştik. Kafatasında da kendine özgü bir tasarım söz konusudur. Kemiklerin birleşim noktaları diğer kemiklerden daha farklı olarak girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Çünkü kafatası kemiklerinin birleşim noktaları birbirlerine oturabilecek şekilde tasarlanmıştır.

Yetişkin bir insanda oldukça sert ve güçlü bir yapıya sahip olan kafatası, yeni doğmuş bir bebekte bambaşka bir yapıya sahip olarak karşımıza çıkmaktadır. Anne karnından çıkan bir bebeğin kafatası henüz kemik halini almamış, yumuşak bir yapıdadır. Ayrıca kafatasını oluşturan 8 kemik birbirlerine tam oturmamıştır. Kemiklerin birleşim noktaları arasında boşluklar vardır. İlk bakışta bebeğin sağlığı açısından bir dezavantaj gibi görünen bu durum, aslında doğum sırasında bebeğin hayatını kurtaran önemli bir özelliktir. Eğer kafatası tam olarak kemiksi sert bir yapıda olsaydı ve arada boşluklar olmasaydı, doğum anında bebeğin kafasının ezilme ihtimali çok yüksek olacaktı. Fakat bebeklerde kafatası kemiklerini oluşturan kıkırdaksı yumuşak yapıdan dolayı kemikler bir esneklik kazanarak, eğilme ve bükülme özelliği taşımaktadırlar. Ancak sadece esneme tabii ki yetersizdir. Kafatasının esneyebilmesi için bir de alana ihtiyaç vardır. İşte bu alan da doğum sırasında henüz tam olarak kapanmamış olan kafatası aralığıdır. Kafatası kemikleri sıkışarak aradaki bu boşluğu doldurur hatta birbirlerinin üzerine doğru çıkarlar ve kafanın hacmi küçülür. Böylece bebek, baş hacminin yarısı kadar olan doğum kanalından geçerek sağlıklı doğar.

Ya bunlardan biri olmasaydı? Mesela kafatası kemikleri yine esnek olsaydı da arada boşluk olmasaydı ya da tam tersi olsaydı, yani kemiklerin arasında boşluk olsaydı, ancak kemikler esnek olmasaydı. Her iki durumda da bebeğin beyni büyük hasar görürdü. Yani doğum anında bu iki özelliğin de birarada bulunması şarttır. Fakat burada unutulmaması gereken çok önemli bir detay daha vardır: Anne vücudundaki leğen kemikleri.

Hamile kadınlarda leğen kemikleri, hamileliğin son aylarına doğru gevşer ve birbirlerinden biraz ayrılır. Bu son derece önemli bir ayrıntıdır, çünkü bu gevşeme sayesinde bebek, başı ezilmeden doğabilir.İnsan vücudundaki her özellik insanın sağlığını korumak ve zarar görmesini engellemek için tasarlanmıştır.

TV'de Bugün

Güncel Haberler