İşbirliğine dayalı öğrenme-Sunu
Hakan Kaya 30 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

yıllık plan

gunluk plan

konu anlatım

fen deneyleri

dosyalar

para kazanma yolları

veli toplantı tutanak

zumre-sube tutanak

odevler

yazılılar

performans odev

proje odev

rehberlik

sosyal kulupler

deneme sınavı

belirli gün ve haftalar

4.sınıf

5.sınıf

6.sınıf

7.sınıf

8.sınıf

9.sınıf

10.sınıf

11.sınıf

12.sınıf

arastıralım hazırlanalım-6.sınıf

lise odev

okul öncesi

usta öğretici

matematik 4.sınıf

matematik 5.sınıf

matematik 6.sınıf

matematik 7.sınıf

matematik 8.sınıf

Eğitim

videolar

araştıralım hazırlanalım-7.sınıf

araştıralım hazırlanalım-8.sınıf

seminer

test

Diğer İçeriklerim (4926)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (30)
07 07 2010

İşbirliğine dayalı öğrenme-Sunu

1.İşbirliğine Dayalı Öğrenme Nedir?

İşbirliğine dayalı öğrenmeyi betimlemeden önce, öğrencileri sınıfta güdüleme sisteminin bir yönü olan sınıfın amaç yapısından söz etmek gerekir.

A. Sınıfın Amaç Yapısı (Sınıf Ortamı)

a)Rekabetçi/Yarışmaya Dayalı Amaç Yapısı
b)Bireyselleştirilmiş Amaç Yapısı
c)İşbirliğine Dayalı Amaç Yapısı

a)Rekabetçi/Yarışmaya Dayalı Amaç Yapısı:
Böyle bir amaç yapısına sahip bir sınıfta, öğrenciler, sınıfta kimin en iyi olduğunu görmek için bir kazanma- kaybetme mücadelesi içine sokulurlar.

Öğrenciler:
Her zaman diğerlerine göre daha iyi olmak zorundadırlar.Ø
Arkadaşlarının başarısızlıklarını kutlarlar: “Senin başarısızlığın,Ø benim kazanmamı kolaylaştırır.”
Kaynak, materyal ve notları sınırlı olarak algılarlar: “Sadece birØ kaçımız 100 elde edeceğiz.”
Olumsuzluklarla ilişkilendirilmiş kaderlerini fark ederler : “SeninØ çok kazanman benim payıma az düşmesi demektir.
Sadece en yetenekli, en çalışkan bireylerin başarıyı elde edecekleriniØ düşünürler: “Sadece güçlü olanlar başarabilirler.”

Bu amaç yapısına sahip bir sınıfta, öğrenciler arasında negatif bir etkileşim ve bağlılık söz konusudur, yani öğrenciler sadece ve sadece diğer sınıf üyeleri başarısızlığa uğradığında kendi başarılarının mümkün olduğunu düşünmektedir, bu da bazı durumlarda, başarılı olamayacaklarını, hiçbir şanslarının olmadığını düşünerek okulu hafife alıp terk etmelerine yol açabilmektedir.

b)Bireyselleştirilmiş Amaç Yapısı:

Bireyselleştirilmiş amaç yapısını benimsemiş bir sınıfta öğrenciler:

Kendi öğrenme amaçlarına ulaşmak için, kendi bireysel hızlarında veØ kendi öğrenme alanlarında birbirlerinden bağımsız ilerlerler,
Diğer öğrencilerin öğrenme amaçlarıyla bağlantıları yoktur,Ø
Öğrencilerin bireysel amaçları belirlenir, başarıları öncedenØ belirlenmiş kriterlere göre değerlendirilir,
Yalnızca kendi ilgilerine odaklanmaları beklenir ve bu yöndeØ özendirilirler: “Ne kadar iyi olabilirim?”
Sadece kendi çabalarını ve başarılarını değerli görmeleri sözØ konusudur: “Eğer çok çalışırsam, yüksek bir not elde edebilirim.”
Her hangi bir öğrencinin çabası ya da başarısı sınıftaki diğerØ öğrencilerden bağımsız algılanır, sıfır bağlılık söz konusudur: “Sınıf arkadaşlarımın çalışıp çalışmamaları beni etkilemez!”
Kendi amaçlarına ulaşırken, sınıftaki diğer öğrencilerin ne yapıpØ yapmadıklarına dikkat etmez.

c)İşbirliğine Dayalı Amaç Yapısı:

İşbirliğine Dayalı Amaç Yapısına sahip bir sınıfta öğrenciler:
Küçük (heterojen) gruplar halinde kendilerine verilen görevi yerineØ getirmek için birbirleriyle işbirliği yaparak beraber çalışırlar.
İşbirliği, ortak hedeflere ulaşmak için birlikte çalışmak demektir. İşbirlikçi etkinliklerde, grubun tüm bireyleri, hem kendileri, hem de grubu oluşturan diğer üyeler için faydalı sonuçlar elde etmeye çalışırlar.

Buna göre işbirliğine dayalı öğrenme:

Öğrencilerin sınıf ortamında karma gruplar oluşturarak, ortak bir amaç doğrultusunda, akademik bir konuda birbirlerinin öğrenmelerine yardımcı oldukları, genelde grup başarısının değişik yollarla ödüllendirildiği, küçük grupların öğretimsel kullanımı
(Gömleksiz, M.) olarak tanımlanabilir.

İşbirliğine Dayalı Öğrenmenin ne olduğunu anlamak için, ne olmadığını da ortaya koymak gereklidir:

İşbirliğine dayalı öğrenme ne değildir?

İşbirliğine dayalı öğrenme:
Öğrencilerin aynı masa etrafında yan yana ya da karşılıklı oturtulmasıØ ve konuşurken bireysel olarak ödev yapmaları demek değildir,
Öğrencilerin yönergeleri izleyerek bireysel bir görevi yerineØ getirmesi ve ilk bitirenlerin yavaş öğrencilere yardım etmesi anlamına gelmez,
Gruptaki bir öğrencinin tüm görevi üstlenmesi ve diğerlerinin sadeceØ isminin yer alması değildir.
İşbirliğine dayalı öğrenme çabaları aşağıdaki şekillerde sonuçlanır:
Bütün öğrencilerin birbirlerinin çabalarından faydalanmalarınıØ sağlayan müşterek çabalarla sonuçlanır: “Senin başarının bana ve benim başarımın da sana faydası vardır.”
Bütün grup üyeleri, ortak bir kaderi paylaştıklarını fark ederler: “yaØ hepimiz batacağız, ya hepimiz çıkacağız.”
Grubu oluşturan her üyenin performansının müşterek bir şekilde hemØ üyenin kendi performansından, hem de gruptaki diğer üyelerin performansından kaynaklandığını fark edilmesini sağlar: “Bu işi sensiz yapamayız.”
Bir grup üyesinin her hangi bir başarısının fark edildiği durumlarda,Ø bütün grup üyelerinin bu başarıyı kutlamalarını ve bu başarıdan övünç duymalarını sağlar: “Sen 100 aldın ve bu harika bir olay.”

Bütün bu sonuçlar, işbirliğine dayalı öğrenme durumlarında öğrencilerin hedeflerine ulaşmasında pozitif bir bağlılık olduğunu göstermektedir. Yani, bir öğrencinin kendi öğrenme amacına ulaşması, gruptaki diğer öğrencilerin de öğrenme amaçlarına ulaşmaları sonucunda mümkün olur.

b) Bilişsel Gelişim Kuramı

Bilişsel gelişim kuramının bakış açısı, büyük ölçüde Piaget ve Vygotsy’nin çalışmalarına dayanır. Piaget’nin görüşüne göre, grup içindeki etkileşim, bireyin anladığını sorgulamasına ve yeni fikirleri denemesine yol açan bir bilişsel çatışma ve dengesizlik ortamı yaratır ya da Piaget’in deyişiyle (1985) ” bireyin mevcut durumundan daha ileriye gitmesine ve yeni yönlere sapmasına” yol açar (Woolfolk:350). Bir başka deyişle, işbirlikçi çabalar sırasında bireyler, bilişsel çatışmaların oluştuğu ve çözümlendiği tartışmalara katılırlar

Vygotsky’nin öğrenme ve gelişim kuramına göre, sosyal etkileşim öğrenme için önemlidir. Çünkü, mantık yürütme, kavrama ve eleştirel düşünme gibi yüksek düzey zihinsel faaliyetler sosyal etkileşimler sırasında ortaya çıkar ve daha sonra bireyler tarafından içselleştirilir. Çocuklar, zihinsel çaba gerektiren işleri tek başlarına yapabilmek için önceden sosyal destek almaya ihtiyaç duyarlar. İşbirliğine dayalı öğrenme de, öğrencilerin öğrenmelerini daha da ilerletmeleri için gerekli olan desteği ve yapı iskeletini sağlar. (Woolfolk:350)

Burada değinilmesi gereken bir başka bir kuram da bilgiyi işleme kuramıdır. Bilgiyi işleme kuramcıları, grup içindeki katılımcıların bilgiyi tekrar etmeleri, eklemleme yapmaları ve bilgilerini artırmaları açısından grup tartışmalarının değerine dikkat çekmişlerdir. Grup üyeleri soru sorup açıklama yaptıkça, bilgiyi işlemeyi ve belleği destekleyen tüm süreçlerden (bilgiyi örgütleme, ilişki kurma, tekrar etme) geçeceklerdir. (Woolfolk:350)

c)Davranışçı Öğrenme Kuramı

Davranışçı öğrenme kuramında, pekiştirmelerin ve ödüllerin öğrenmedeki etkisi üzerinde yöğunlaşılmaktadır. Bu kurama göre, ödüllendirilen davranışlar tekrarlanırlar. Bu ödül dışarıdan verilen bir pekiştireçtir. Sosyal öğrenme kuramında, Bandura, dolaylı pekiştirmeden söz etmektedir. Burada ise, davranışı pekiştirilen modeli izleyen bireylerin modelin davranışını daha sıklıkla ve kısa sürede taklit ettikleri belirtilmektedir. Son zamanlarda Slavin (1980), bireyleri işbirliğine dayalı öğrenme gruplarında motive etmek için dıştan gelen grup ödüllerine ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır.

Bu üç kuramsal bakış açısı arasıda önemli temel farklılıklar vardır. Sosyal bağlılık kuramı, işbirlikçi çabaların, grup bireylerinin ortak bir amacı gerçekleştirmeye adanmışlığın verdiği bir içsel motivasyondan kaynaklandığını varsaymaktadır. Sosyal bağlılık kuramı, bireyler arasında ne olduğuyla ilgilenirken, bilişsel gelişim kuramı bir bireyin kendi içinde (zihninde) ne olduğu ile ilgilenir. Davranışçı-sosyal kuram ise, işbirlikçi çabaların bireylerin grup ödüllerini elde etmek için dıştan gelen motivasyonla güçlendirildiklerini varsayar. (Saban,2000)

4. İşbirliğine Dayalı Öğrenme Sürecinin Temel Ögeleri
Daha öncede belirtildiği gibi, işbirliğine dayalı öğrenme, sadece öğrencilerin yan yana ya da karşılıklı oturtulması, grupta sadece bir öğrencinin görevi üstlenip diğerlerinin “parasız yolculuk” yapması değildir (Kerr, 1983).
İşbirliğine dayalı öğrenmenin kavranması için, üyeler arasındaki işbirliğinin oluşmasını sağlayan altı temel unsurun anlaşılması gerekir. Bunlar:

a)pozitif ya da olumlu bağlılık, (positive interdependence)
b)yüz yüze destekleyici etkileşim, (face-to-face interaction)
c)bireysel sorumluluk, (individual accountability)
d)kişilerarası ya da sosyal beceriler (collaborative skills) ve
e)Grup sürecine yansıma/grup işleyişinin değerlendirilmesi (group processing)

a)Pozitif Bağlılık: “Ben” yerine “Biz”
Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için .
Alexandre Dumas
Pozitif bağlılık, grubun bütün bireylerinin ortak amaca ulaşmak için birbirine bağlı olması anlamına gelir. Birbirlerinin desteği, açıklamaları ve rehberliğine ihtiyaçları vardır. Bu, bir takım oyununa benzetilebilir. Takımın başarısında her oyuncunun payı vardır. Pozitif bağlılık yoluyla, öğrenciler şu gerçeklerin farkına varırlar:

Grubun her bir üyesinin çabaları, grubun başØarısı için gereklidir.
Grubun her bir üyesi, üstlendiği kaynak, rol ve görevØ sorumluluklarından dolayı, grubun ortak çabasına katkı sağlar.

Pozitif bağlılık başlıca beş şekilde yapılandırılabilir:

 Pozitif amaç bağlılığı : “öğrenme hedefime ulaşmam diğerlerinin deØ öğrenme hedeflerine ulaşmasına bağlıdır.”
pozitif kaynak bağlılığı: Grubun her üyesi, gruba verilen göreviØ yerine getirmek için gerekli olan kaynağın yalnızca bir kısmına sahiptir. Grup üyeleri, amaçlarına ulaşmak için kaynakları bir merkezde toplamak zorundadırlar.
pozitif rol bağlılığı: Her grup üyesinin grup içinde sorumluluklarınıØ belirten bir rolü ( okuyucu, yazıcı, kontrol edici vb.) vardır.
pozitif görev bağlılığı: İlk önce bir görev dağılımı listesiØ oluşturulur. Bu listeye göre, herhangi bir grup üyesinin kendisine düşen görevi yapabilmesi için kendisinden önceki bireyin görevini tamamlaması gerekir.
pozitif ödül bağlılığı: Her grup üyesi, grubun ortak amaca ulaşmasıØ halinde aynı ödülü alır.

b)Yüz Yüze Destekleyici Etkileşim:
Öğrenciler, birbirlerinin başarılarını arttırmak ve garantilemek için birbirlerine yardım etmeli, çabalarını desteklemeli, cesaretlendirmeli, yönlendirmeli ve ödüllendirmelidirler. Bu etkileşim, yüz yüze ve küçük gruplarla (2-4 üyeden oluşan) gerçekleşir. Olumlu bağımlılık, öğrencilerin beraber çalışmaları için gerekli şartları oluştururken, yüz yüze etkileşim yoluyla öğrenciler birbirlerinin başarısına katkıda bulunurken çoğulcu değerlerin geliştirilmesi için gereken kişisel ilişkiler oluşur. Yüzyüze destekleyici etkileşim, bireylerde şu şekillerde sonuçlanır:

Birbirlerine etkili ve verimli yardım sağlamak,Ø
Bilgi materyal gibi ihtiyaç duyulan kaynakları birbirleri arasındaØ paylaşmak,
Bilgiyi etkili ve verimli bir şekilde işlemek,Ø
Birbirlerinin performanslarını geliştirmek için geri bildirimØ sağlamak,
Problemlere daha anlamlı çözümler üretebilmek için birbirlerininØ ulaştıkları sonuçları ve kullandıkları akıl yürütme yollarını sorgulamak,
Ortak amacı gerçekleştirmek için birbirlerini cesaretlendirmek,Ø
Güvenilir ve güvene değer bir şekilde davranmak,Ø
Ortak fayda için çaba göstermek.Ø

c)Bireysel Sorumluluk:
Bireysel sorumluluk, her bir öğrencinin performansının değerlendirilip gruba ve bireye bildirildiği zaman gerçekleşir. Grubun, görevin tamamlaması için kimin daha çok desteğe, yardıma ve cesaretlendirilmeye ihtiyaç duyduğunu belirlemesi önemlidir. Ayrıca, grup üyelerinde, diğerlerinin işleri üzerinden “parasız yolculuk” yapamayacaklarını bilmeleri gereklidir. İşbirlikçi öğrenme gruplarının amacı, her grup üyesini hak ettiği ölçüde güçlü bir birey yapmaktır. Her üyenin güçlenmesini sağlamak için öğrenciler, görevin kendilerine düşen bölümünü yerine getirmekten sorumludurlar. Bireysel sorumluluğu yapılandırmanın en yaygın yolları şunlardır :
 Her öğrenciye bireysel bir test uygulamak,Ø
Grubun çalışmasını sözlü olarak sunmak için gruptan rastgele birØ öğrenci seçmek,
Öğrencilerden öğrendikleri şeyleri başka bir öğrenciye öğretmeleriniØ istemek

d) Sosyal Beceriler: İşbirlikçi çabaların başarısına katkıda bulunmak için, kişilerarası ve küçük grup becerilerine sahip olmak gereklidir. Sosyal becerileri gelişmemiş öğrencileri gruba katarak işbirliği yapmalarını söylemek, bunu etkili bir şekilde başaracakları anlamına gelmez. Etkili şekilde işbirliği yapabilmeleri için, kişilere önce sosyal beceriler öğretilmeli ve bunları kullanmaları yönünde güdülenmelidirler. Akademik becerilerin yanısıra, liderlik, karar verme, güven oluşturma, iletişim ve çatışma yönetimi becerileri de amaçlı ve açık bir şekilde öğretilmelidir. Sosyal beceriler, diğer kültürler ve etnik gruplardan gelen öğrencilerle etkileşimde bulunabilmek için de gereklidir.

e) Grup sürecine yansıma/grup işleyişinin değerlendirilmesi:

Grup sürecine yansıma, grup üyelerinin, grup amaçlarını ne ölçüde yerine getirebildiklerini ve etkili çalışma ilişkilerinde ne ölçüde başarılı olduklarını tartıştıklarında gerçekleşir. Gruplar, üyelerinin hangi davranışlarının gruba yararlı ya da zararlı olduğunu tanımlamalı ve sürdürülmesi ya da değiştirilmesi gereken davranışlar hakkında bir karara varmalıdırlar. Kısaca, etkili grup çalışmasının gerçekleşmesi için, grupların “süreç” üzerine yansıyıp yansımadıklarına yani başarılı şekilde ilerleyip ilerlemediklerini ve bu başarının ölçüsünü belirlemelerine bağlıdır.

“Süreç” değerlendirmeleri,

 Öğrenme gruplarının grubun çalışmalarına ve işleyişineØ odaklanmalarını sağlar,
Sosyal becerilerin öğrenilmesini kolaylaştırır,Ø
Grup üyelerinin gruba sağladıkları bireysel katkılarına yönelikØ geribildirim almalarını sağlar,
Öğrencilere, işbirlikçi öğrenme becerilerini sürekli geliştirmeleriØ gerektiğini hatırlatır,
Grupların başarılarını kutlamak ve üyelerin pozitif davranışlarınıØ pekiştirmek için etkili bir mekanizma işlevini görür.

Başarılı süreç değerlendirmelerin gerçekleşmesi için bazı kilit unsurlar şunlardır:
Yeterli zamanı ayırmak,Ø
Belirsizliklere yol açmamak, açık olmak,Ø
Değerlendirme sürecine öğrenci katılımını sağlamak,Ø
Öğrencilere süreç içinde ilerlerken sosyal becerilerini kullanmalarınıØ hatırlatmak,
Sürecin amacına yönelik beklentilerin açıkça anlaşılmasını sağlamak,Ø
Son olarak, grup üyeleri arasında anlaşmazlıklar çıkarsa, öğrenciler grup değerlendirme sürecine girerek etkili çalışma konusunda doğan sorunları belirlemeli, tanımlamalı ve çözmelidirler.

Öğretmenler, işbirliğine dayalı öğrenmeden etkili şekilde yararlanmak için, işbirliğinin doğasını ve iyi yapılanmış bir işbirlikçi dersin gerekli ögelerini anlamalıdırlar. Pozitik bağlılık, destekleyici etkileşim, bireysel sorumluluk, sosyal beceriler ve grup sürecine yansımanın ne demek olduğunu anlamak ve bu ögeleri yapılandırırken beceriler geliştirmek öğretmenlerin aşağıdakileri gerçekleştirmesine olanak tanır:

İşbirliğine dayalı öğrenmeyi farklı özelliklere sahip ortamlar,Ø ihtiyaçlar ve öğrencilere uyarlamak,
Öğrencilerin birlikte çalışma konusundaki sorunlarını çözmek içinØ işbirlikçi öğrenmeyi kullanım şekillerini yeniden düzenlemek.

5. İşbirliğine Dayalı Öğrenme Nasıl Tasarlanır?
İşbirlikçi öğrenme, başlıca üç şekilde gerçekleştirilebilir: Belirli bir içeriği öğretmek (formal işbirlikçi öğrenme); bir sunu ya da gösterim sırasında bilgiyi bilişsel işlemeyi etkin bir şekilde gerçekleştirmek (informal işbirlikçi öğrenme) ve akademik ilerleme için uzun-vadeli destek ve yardım sağlamak amacıyla (temel işbirlikçi öğrenme) (Johnsson, Johnson,& Holubec, 1993).

a) Formal İşbirlikçi Öğrenme:

Öğrenciler, bir ders zamanından birkaç haftaya varan zaman süresince kendilerine verilen belirli görev ya da ödevleri (örneğin, karar verme ya da problem çözme, öğretim programındaki bir üniteyi tamamlama, rapor yazma, bir araştırma ya da deneyi yürütme, kaynak kitap okuma, vb. ) bütün grup üyelerinin başarıyla yerine getirdiğinden emin olarak ortak amaçları gerçekleştirmek için beraber çalışırlar. Herhangi bir dersin gerektirdikleri ya da ödevleri işbirlikçi öğrenmeye dayalı olarak formüle edilebilir. Formal işbirlikçi öğrenmede, öğretmenler:

Ders, proje ya da görev için özel hedefleri belirler. Her derste,Ø öğrenilecek kavram ve stratejileri açıklayan bir akademik hedef, ders sırasında kullanılacak ve geliştirilecek kişilerarası ve küçük grup becerilerini açıklayan bir sosyal hedef olmalıdır.
Öğretim öncesi kararları alırlar. Öğretmen, grubun büyüklüğüne,Ø öğrencileri gruplara ayırma yöntemine, görevlendirilecek öğrencilerin rollerinin ne olacağına, derste gerekli olacak materyale, ve sınıfı düzenleme şekline karar verir.
Görev ve pozitif bağlılık konusunda açıklama yaparlar. Öğretmen, ödevØi tanımlar, gereken kavram ve yöntemleri öğretir, pozitif bağlılık be bireysel sorumluluk kavramlarına açıklık getirir, başarı için gereken ölçütleri verir ve kullanılması beklenen sosyal becerileri açıklar.
Öğrencilerin öğrenme çabalarını izler ve işle ilgili yardım sağlamakØ ya da öğrencilerin kişiler-arası ve grup becerilerini artırmak amacıyla gruba dahil olurlar. Öğretmen, her bir grup hakkında çalışmaları süresince sistematik olarak gözlemde bulunur ve ilgili verileri toplar. İhtiyaç duyulduğunda, öğrencilerin görevi tam olarak yerine getirmeleri ve birlikte çalışırken etkili olabilmeleri için, gruba dahil olur.
Öğrencilerin öğrenmelerini değerlendirir ve öğrencilerin grubun ne iyiØ işleyip işlemediğiyle ilgili süreç değerlendirmelerine yardımcı olurlar. Öğrencilerin öğrenmeleri ve performansları dikkatle değerlendirilir. Daha sonra, öğrenme gruplarının üyeleri, grup olarak ne kadar etkili olduklarına dair süreç değerlendirmesinde bulunurlar.

b) Informal İşbirlikçi Öğrenme:

Informal İşbirlikçi Öğrenme, geçici, planlanmamış gruplarla ortak bir öğrenme hedefine ulaşmak için, birkaç dakikadan bir ders saatine uzanan bir sürede öğrencilerin birlikte çalışmaları anlamına gelir. Bir sunu, gösterim ya da film gösterimi sırasında, informal işbirlikçi öğrenme aşağıdaki şekillerde kullanılabilir:

Öğrenilecek materyale dikkati çekmek,Ø
Öğrenmeye katkı sağlayacak bir hava yaratmak,Ø
Bir ders süresinde nelerden söz edileceğine dair beklentileri ortayaØ koyabilmek,
Öğrencilerin öğretilecek materyali bilişsel olarak işlemesiniØ sağlamak,
Öğretime son vermek.Ø

c) Temel İşbirlikçi Öğrenme:

Temel işbirlikçi öğrenme grupları, en azından bir akademik yıl boyunca belki de bir gruptaki bütün üyeler mezun olana kadar devam eden daimi ya da kalıcı üyelik esasına dayanan uzun süreli, heterojen gruplardır. Bu tür grupların amacı, üyelerinin akademik,( sınıf devamı, ödevlerin tamamlanması, öğrenme), sosyal ve bilişsel gelişimlerine yardımcı olmak, destek vermek ve onları cesaretlendirmektir. Sınıf ya da okul mevcudu arttıkça, ya da ders konusu zorlaştıkça temel işbirlikçi grupların oluşması daha da önem kazanmaktadır.

Bu gruplar, formal olarak, ilk öğretimde her gün, orta öğretimde haftada iki gün bir araya gelirler. İnformal olarak da, hemen hemen her gün ders aralarında iletişim kurarak birbirlerine ödevleri konusunda yardımcı olurlar. Temel işbirlikçi öğrenme grupları, öğrencilerin ders devamını artırmakta, öğrenme nicelik ve niteliğini iyileştirmekte ve öğrencinin yapılması istenen işi ya da okulu kişiselleştirmesini sağlamaktadır.

215
0
0
Yorum Yaz