eğitimci - Blogcu


Anasayfa | Rss | E-Mail

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

EĞİTİMCİ.........EĞİTİM ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...EĞİTİMCİ!!!.....

26/5/2009

Toprak, sudan daha çabuk mu ısınır?

http://www.fenokulu.net/portal/sayfalar/Deneyler/DeneyResimleri/toprakisi.gif

Bu deney için aynı büyüklükte iki tencere, kuru toprak, su ve bir termometre sağlayıp. Kuru toprağı tencerenin birine, suyu diğerine koyalım.
ikisi de aynı ağırlıkta olsun. Bunları bir süre gölgede bekleterek sıcaklıklarının aynı olmasını sağlayalım. Sonra her iki tencereyi güneşe bırakıp. Ara sıra toprağın sıcaklığını ölçelim. Toprak yeter derecede ısınınca hem toprağın hem de suyun sıcaklığını ölçüp. Aynı zaman içinde hangisi daha çok ısındığını defterine not edelim.
Eğer hangisini daha çabuk soğuduğunu öğrenmek istersek her iki tencereyi de güneşten çekip soğumaya bırakıp termometre ile sıcaklıklarını karşılaştırabiliriz.


11/5/2009

YAPRAKTAKİ STOMA HÜCRELERİNİN İNCELENMESİ

DENEYİN AMACI:Bir yaprağın alt yüzeyinden alınan ince bir kesiti mikroskopta inceleyerek stoma (gözenek)  hücrelerini görmek.

HAZIRLIK SORULARI:

1-Stoma hücreleri bitkinin neresinde bulunur? Araştırınız.

2-Stoma hücrelerinin görevleri nelerdir?

KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER:

1.yaprak

3.lamel

5.su

2.lam

4.mikroskop

6.bistüri veya jilet

DENEY DÜZENEĞİ:

DENEYİN YAPILIŞI:

1-Yaprağın alt yüzeyinden bistüri yardımıyla ince bir kesit alınız.

2-Lam üzerine bir damla su damlatarak kesiti üzerine koyunuz. Üzerini lamelle kapatınız.

3-Hazırladığınız preparatı mikroskopta inceleyiniz.

Gördüklerinizi yukarıdaki şekille karşılaştırınız.

TEORİK BİLGİ:

            Yapraklar, bitkilerin havayla en geniş yüzeyde ilişkisi olan organlardır. Terleme, solunum, fotosentez ve boşaltım gibi önemli faaliyetleri gerçekleştirir.

            Bitki için gerekli maddelerin alınması ve zararlı maddelerin dışarı atılması, gaz alış verişi  yaprakların alt kısmında bulunan “stomalar (gözenek)” ile yapılır.

Bitkilerde solunum olayı gece ve gündüz devam eder. Gece ışık olmadığından, fotosentez yapamazlar. Yani solunumda ortaya çıkan karbondioksit hücrede kullanılmaz, dışarı atılır.

            Bitkiler, yapraklarındaki stomaları ile aldıkları oksijeni, hücrelerindeki besinlerle birleştirerek yanmalarını sağlar. Yanma sonucunda su, karbondioksit ve enerji ortaya çıkar. Enerji bitkinin canlılık faaliyetlerini sürdürmek için kullanılırken, fazla su, terleme ile yapraklardaki gözeneklerden dışarı atılır. Karbondioksitin dışarı atılması yine bu gözenekler yardımıyla sağlanır.

11/5/2009

AĞIZ İÇİ EPİTEL HÜCRELERİNİN İNCELENMESİ

DENEYİN AMACI:Ağız içi epitel hücrelerini mikroskopta incelemek, soğan zarı hücresiyle karşılaştırmak.

HAZIRLIK SORULARI:

1-Epitel hücreleri vücudun nerelerinde bulunur? Araştırınız.

2-Ağız içi epitel hücreleri ile soğan zarı hücresinin mikroskoptaki görünümleri arasındaki benzer ve farklılıkları nelerdir?

3-Bir bitki hücresi ile hayvan hücresi arasındaki benzer ve farklılıklar nelerdir? Araştırınız.

KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER:

1-mikroskop

5-metilen mavisi veya iyot çözeltisi

2-lam

6-su

3-lamel

7-damlalık

4-kalın uçlu kürdan

8-kurutma kağıdı

DENEYİN YAPILIŞI:

1-Temiz bir lamın üzerine damlalıkla bir damla su koyunuz.

2-Ağzınızı açarak kürdanın kalın tarafıyla yanağınızın iç yüzeyini yada dilinizin üzerini  hafifçe sıyırınız..

3-Kürdanın ucundaki tükürüklü maddeyi, lamın üzerine damlatmış olduğunuz suya karıştırınız.Taşma olduğunda kurutma kağıdını kullanabilirsiniz.

4-Karışımın üzerine hava almayacak şekilde lamelle kapatınız. Preparatı mikroskopta inceleyerek, gördüklerinizi çiziniz.

5-Hazırladığınız örneğin üzerine damlalık yardımıyla metilen mavisi veya iyot çözeltisi damlatınız.

6-Lameli kapattıktan sonra tekrar inceleyiniz. Gördüğünüz şekilleri aşağıdakiyle karşılaştırınız.

DENEY SONUÇLARI:

Mikroskop incelemesinde boyanan hücrelerle boyanmayan hücreler arasında belirli farklar ortaya çıkmıştır. Boyanan hücrelerde çekirdek ve bazı hücre organelleri daha net görülür.Ağız içi epitelinde hücre duvarı ve kloraplast gibi organellerin olmadığı görülür.

 

 

10/4/2009

Bitkilerde Oksijenli Solunum

HÜCRE SOLUNUMU


DENEYİN AMACI : Solunum için gerekli maddeleri ve solunum sonunda hangi gazların
açığa çıktığını göstermek.
KULLANILAN MALZEMELER : İki adet geniş ağızlı şişe veya erlen, tüp klipsi, test tüpü,
beher, çimlenmiş nohut (bezelye), kaynatılmış nohut (bezelye), cam borular.
DENEYİN YAPILIŞI, ANALİZİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
1. 500 ml’lik erlenin birine 1/3 oranında çimlenmiş nohut (bezelye) ile doldurulur (Şekil 5.1).
2. Diğer 500 ml ’lik erlene, beher içerisinde beş dakika kaynatılmış nohut 1/3 oranında yerleştirilir (Şekil 5.2 ve Şekil 5.3).
3. Test tüpleri su ile doldurulur.
4. Şişeler tüp klipsi (şişe mantarı) ile kapatılır. Şişe üzerindeki klipste iki adet delik bulunur. Bu deliklerden birincisi cam bir boru yardımıyla içinde kireç suyu bulunan cam tüp ile bağlantı kurulmasını sağlarken diğeri ise cam bir tüpün yerleştirilmesini sağlar. Yerleştirilen cam tüpün ucu tüp klipsi ile kapatılarak düzenekler kapalı bir ortama yerleştirilir. (Her iki erlen için ayrı ayrı düzenek hazırlayınız.) (Şekil 5.4)
5. Bir gün sonra şişelerin içerisindeki havayı kontrol ediniz.
6. Tüp klipsleri açarak her iki şişeye de huni yardımı ile yavaşça su dökünüz. Böylece erlen içerisindeki hava tüpe iletilecek ve tüp içindeki hava kireçli su boyunca yükselecektir (Şekil 5.5 ve Şekil 5.6).

10/4/2009

Fotosenteze Karbondioksitin Etkisi ve Oksijen Açığa Çıkması

FOTOSENTEZDE KARBONDİOKSİTİN ETKİSİ VE OKSİJEN AÇIĞA ÇIKMASI

DENEYİN AMACI : Fotosentezin gerçekleşmesinde karbondioksitin etkisini ve fotosentez sonucu açığa çıkan maddeleri saptamak.
KULLANILAN MALZEMELER: Elodea veya herhangi bir akvaryum bitkisi, beher, cam huni, plastik boru, kıskaç, karbondioksitli su (gazoz veya soda), tıpalı huni.
DENEYİN YAPILIŞI, ANALİZİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
1. Elodea veya herhangi bir akvaryum bitkisi su ile doldurulmuş beher içerisine konularak üzeri cam huni ile kapatılır (Şekil 4. 1).
2. Huninin dışarıda kalan ucuna lastik boru geçirilerek ucu kıskaç ile sıkıştırılır. Sonra huni biraz yukarıya kaldırılarak ışık alan yere bırakılır (Şekil 4. 2).
3. Bir süre sonra hava kabarcıklarının çıktığı görülür. Çıkan bu gazın ne olduğunu öğrenebilmek için vanayı veya kıskacı açarak yanan bir kibriti veya çakmağı huninin üst kısmına tutunuz (Şekil 4. 3).
4. Sonra deney düzeneğini eski haline getirerek (kıskacı kapatıp), beherdeki suya karbondioksitli su (soda) ilave ediniz. Bir süre bekledikten sonra gözlemlerinizi yazınız (Şekil 4. 4-5-6).

10/4/2009

Fotosentezin gerçekleşmesinde ışığın etkisi

DENEYİN AMACI : Fotosentezin gerçekleşmesinde ışığın etkisini incelemek.

KULLANILAN MALZEMELER: Işık engelleyici siyah kağıt veya alüminyum folyo, ince ve geniş yaprakları olan bir bitki (Sardunya vb.), 500 ml’lik iki adet beher, %95’lik alkol, tüp maşası, petri kabı, iyot çözeltisi.
DENEYİN YAPILIŞI, ANALİZİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Deneyde kullanılacak bitki deneye başlamadan 48 saat önce karanlık bir ortamda bekletilmelidir. Sonra karanlıkta bekletilen bitkinin bir yaprağı alt ve üst kısmından alüminyum folyo ile kapatılır, diğer yaprağa ise herhangi bir işlem uygulanmaz. Sonra bitki ışıkta 12 saat bekletilir (Şekil 3.1-2-3).
1. Işık engelleyici folyoyu çıkardıktan hemen sonra her iki yaprağı da 5-10 dakika beher içerisine koyarak suda kaynatırız (Şekil 3.4).
2. Sonra yaprakları temiz bir petri kabına (yapraklar büyükse daha büyük bir kap içerisine) düzgünce yerleştirerek üzerini geçecek kadar alkol koyunuz (Şekil 3.5).
3. Yaklaşık on dakika sonra geniş yapraklardan birer parça başka kaplara alınarak üzerlerine iyot çözeltisi koyarak gözlemlerinizi yazınız (Şekil 3.6).

10/4/2009

Bitkilerde Bulunan Klorofil Eldesi

http://www.food-info.net/images/chlorophyll-leaves.jpg
DENEYİN AMACI : Klorofil molekülünün yeri ve ayrışmasını gözlemlemek

KULLANILAN MALZEMELER : Havan, kum, alkol, ısırgan otu, süzgeç kağıdı, deney tüpü, benzen, bitki yaprağı, sıcak su, HCl (Hidroklorik asit)
DENEYİN YAPILIŞI, ANALİZİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
A. Ham Klorofil Eldesi ve Kromatografi
1. Isırgan otu havan içerisine konularak bir miktar kum ve bir miktar alkol ile iyice ezilir. Kum hücrelerin daha kolay parçalanmasını sağlar. Ezilen ısırgan otundan koyu yeşil eriyik elde edilir. Klorofil, ksantofil, karoten gibi renk içen bu eriyiğe ham klorofil özü denir. (Şekil 2.1-2-3)
2. Ham klorofil özü filtre kağıdından süzülür. (Şekil 2.4)
3. Süzülen bu özden bir miktar deney tüpüne alınarak üzerine bir miktar benzen ve bir miktar su konularak çalkalanır. (Şekil 2.5 ve Şekil 2.6)
4. Bir süre beklenerek tüpün üstünde benzende eriyen klorofil, alt kısmında ise ksantofil, karoten gibi pigmentlerin bulunduğu görülür. (Şekil 2.7)
B. Klorofilin Asitlerdeki Durumu
1. Begonya bitkisinin yaprağının yarısı sıcak suya batırılır (Farklı bir çiçekte olabilir) (Şekil 2.8 ve Şekil 2.9)
2. Birkaç saniye sonra batırılan kısmın kahverengi olduğu gözlenir. (Şekil 2.10)
3. Sıcak suda hücreler ölür ve klorofil içerisindeki Mg’un yer değiştirmesi sonucu kahverengi madde meydana gelir.
4. Önceden hazırladığımız ham klorofil özünden bir miktar deney tüpüne koyarak üzerine birkaç damla HCl asit yavaş yavaş damlatılır. (Şekil 2.11)
5. Klorofil özünün renginin kahverengiye döndüğü gözlenir (Şekil 2.12). Sebebini söyleyiniz?

 

2/4/2009

Şapkalı Mantar Nasıl Çoğaltılır?

Malzemeler:
Kültür mantarı , kağıt bardak ,su
Deneyin yapılışı :

Çevrenizde bir kültür mantarı bularak şapka kısmının altına bir kâğıt yerleştiriniz. Mantarın sap kısmını içinde su bulunan bir kaba oturtunuz. 3-5 saat bekledikten sonra kâğıdı çıkartınız.

Kâğıt üzerinde siyah çizgiler hâlinde tozlar görürsünüz. Şapkanın alt yüzeyinde birbirine paralel uzanan perdeler vardır. Perdelerin arasında spor keseleri bulunur. Kâğıt üzerinde görülen tozlar spor keselerinin içinde bulunan sporlardır. Olgunlaşan sporlar etrafa saçılır. Uygun ortamlarda çimlenerek yeni mantarları oluştururlar.

21/1/2009

İletkeni Değiştir Ampulün Parlaklığı Değişsin

DERS: Fen ve Teknoloji

SINIF: 6

ÜNİTE: Yaşamımızda Elektrik

KONU: Ç- İletkeni Değiştir, Ampulün Parlaklığı Değişsin

ETKİNLİK TÜRÜ: Laboratuar deneyi

DENEYİN ADI: Ampul Parlaklığını Neler Etkiler?

 

KAZANIMLAR:

 

2.1. Bir elektrik devresindeki ampulün parlaklığının nelere bağlı olduğunu tahmin eder.

2.2. Ampulün parlaklığı ile ilgili tahminlerini test edecek bir deney tasarlar ve kurar.

2.3. Bir elektrik devresindeki ampulün parlaklığının, devredeki iletkenin uzunluğu, dik kesit alanı ve cinsinin değişebileceğini deneyerek fark eder.

 

KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER:

 

3 adet ampul, 3 adet duy, 3 adet pil, yaklaşık 10 cm uzunluğunda 1 adet çivi, aynı cins ve uzunlukta fakat farklı kesitlerde 2 adet çivi, aynı kesit ve uzunlukta fakat farklı cinste 2 iletken (bir demir ve bakır tel gibi) bulundurunuz.

 

ETKİNLİK ÖNCESİ SORULAR:

 

·        Evlerinizde kullandığınız ampullerin parlaklığını değiştirebilir misiniz?

·        Acaba yanan bir ampulün parlaklığı nelere bağlıdır?

 

DENEYİN YAPILIŞI:

 

  1. Sınıfınızı 3 farklı gruba ayırınız. Basit bir elektrik devresi tasarlayarak aşağıda verilen yönergeleri uygulayınız.

 

·        1. grup: tasarladığınız elektrik devresindeki iki bağlantı kablosu arasına yaklaşık 10 cm uzunluğunda bir çivi koyunuz. Test uçlarını çivinin üzerinde hareket ettiriniz. Ampulün parlaklığının değişimini gözlemleyiniz. Gözlem sonuçlarını Öğrenci Çalışma Kitabında yer alan uygun bölüme kaydediniz.

·        2. grup: iki bağlantı kablosu arasına, biri kalın, diğeri ince olan aynı cins ve uzunluktaki 2 çiviyi sırayla deneyerek koyunuz test uçlarını bu iki iletken maddenin uçlarına değdiriniz. Ampulün parlaklığının değişimini gözlemleyiniz. Gözlem sonuçlarını Öğrenci Çalışma Kitabında yer alan uygun bölüme kaydediniz.

·        3.grup: iki bağlantı kablosu arasına sırayla aynı kesit ve uzunlukta biri bakır, diğeri demir teli yerleştiriniz. Ampulün parlaklığındaki değişimi deneyerek gözlemleyiniz. Gözlem sonuçlarını Öğrenci Çalışma Kitabında yer alan uygun bölüme kaydediniz.

 

Deneyin şematik gösterimi

 

  1. Tüm gruplarla beraber yaptığınız deneydeki gözlemleriniz sonucunda tuttuğunuz gözlem sonuçlarını karşılaştırınız.
  2. Denemeler sırasında deneydeki bağımlı, bağımsız ve kontrol değişkenlerini belirleyiniz. Her bir denemeye ait değişkenleri Öğrenci Çalışma Kitabında yer alan ilgili bölüme tablo halinde not ediniz.

 

DENEYİN SONUCU:

 

 

 

Ampulün parlaklığı artar

 

Ampulün parlaklığı azalır

Ampulün parlaklığı değişmez

 

Kesiti

 

 

 

 

Uzunluğu

 

 

 

 

Demir telde ampul parlaklığı, bakır teldeki parlıklığa göre daha az dır

 

 

Yaptığınız bu deneyde, ampul parlaklığı ile iletken maddenin uzunluğu, kesiti ve cinsi arasındaki ilişkiyi öğrendiniz.

 

NELER ÖĞRENDİK:

 

Bir elektrik devresinde bulunan ampulün parlaklığı, devredeki iletkenin uzunluğuna, kesitine ve cinsine göre değişmektedir. Devredeki iletkenin uzunluğu ne kadar fazla olursa ampul parlaklığı da o derecede azalacaktır. Kesiti ne kadar azalırsa ampul parlaklığı da o derecede azalacaktır. Eğer farklı cins iletkenler kullanılırsa iletkenin cinsine göre ampul parlaklığında değişiklikler olacaktır.

 

YORUMLARIMIZ:

 

Bir elektrik devresinde bulunan ampulün parlaklığını pil sayısını artırıp azaltarak değiştirmenin yanında iletkenin uzunluğunu, kesitini veya cinsini değiştirerek de gözlemleyebilirsiniz. İletkenin uzunluğu kısaldıkça ampul parlaklığı artar, kesiti büyüdükçe ampul parlaklığı artar ve cinsine bağlı olarakta ampul parlaklığı değişiklik gösterir.


DİRENC NEDİR?
Devreye uygulanan gerilim ve akım bir uçtan diğer uca ulaşıncaya kadar izlediği yolda birtakım zorluklarla karşılaşır. Bu zorluklar elektronlaın geçişin etkileyen veya geciktiren kuvvetlerdir. İşte bu kuvvetlere DİRENÇ denebilir. Kısaca Ω ohm ile gösterilir. Başka bir değişle elektrik akımına karşı gösterilen zorluğa DİRENÇ denir. “R” harfi ile sembollendirilir. Birimi ise “W” Ohm’dur. Ohm Kanunu Kapalı bir elektrik devresinde direnç; devre gerilimi ile devreden geçen akımın bölümüne eşittir.
Elektrik, elektronik devrelerinde en yaygın olarak kullanılan devre elemanları dirençlerdir. Direncin iki temel görevi vardır; akımı sınırlamak ve gerilimi bölmek. Dirençler 1 ohm’dan daha küçük değerlerden 100 Mega ohm’dan daha büyük değerlere kadar geniş bir yelpazede çeşitli omik değerlerde üretilmektedir.
Dirençlerin iki önemli parametresi vardır. Bu parametreler (1) Direncin omik değeri, (2) Direncin gücü’dür.
Direncin birimi ohm’dur.Direnç birimi Ω sembolüyle gösterilir. Direnç ise R harfiyle gösterilmektedir. Örneğin 100 ohm değerinde bir direnç R= 100Ω olarak belirtilir. Direncin ohmik değeri elektrik akımına gösterilen zorluğu belirler. Uçlarına uygulanan gerilimi sabit olarak düşünürsek omik değeri daha yüksek olan dirençlerden daha az akım geçer.
Direncin ikinci önemli parametresi ise gücüdür. Direncin içinden geçen akım ısınmaya yol açar. Direncin dayanabileceği ısı miktarı direncin gücü ile bağlantılır. Direncin gücünün birimi de Watt’tır. Daha yüksek güçlü dirençler ısıya daha fazla dayanırlar. Örneğin 5 Wattlık bir direnç, 1 Wattlık bir dirence göre ısıya daha dayanıklıdır.

21/1/2009

IŞIK ETKİSİ AMPULLER VE GÜÇ

Evlerimizde aydınlatmada kullandığımız ampulün yanması için anahtarı kapatmamız gerekir. Anahtar kapalı olunca devre tamamlanır. Elektronların hareketi sonunda ampul ışık verir. Her maddenin iletkenleri birbirinden farklıdır. Elektronların hareketleri sırasında iletkenin atomları elektronlara karşı direnç gösterir. Bu dirençten dolayı iletken tel ısınır. Isınan tel, akkor haline gelerek ışık saçmaya başlar. Ampullerin yapılışında elektriğin ısı etkisinden yararlanma esası göz önüne alınmıştır.
Deney: Elektrik devresine bağlı bir ampulün ışık vermesi
Amaç: Ampulün nasıl ışık verdiğini vermek.
Araç ve Gereçler:
- Duylar ve ampuller. (2.2 volt – 3 adet)
- Anahtarlar
- Pil (2 x 1,5 V)
- Bağlantı Kabloları

Ampul Nasıl Yanar?
Anahtar kapalı olunca devre tamamlanır. İletkenden geçen elektronlar ampulün içindeki erime noktası ve direnci çok büyük olan tungstenden yapılmış ince iletkenden geçerken tel çok çabuk ısınarak akkor hale gelerek çevreye ışık saçar. Ampul, içindeki tel çok yüksek sıcaklığa ulaştığında oksijenle reaksiyona girmemesi ve daha dayanıklı olması için oksijensiz veya yanmayan gazlarla doldurulur. Örneğin; argon gazı gibi.
Deneyin Yapılışı ve Sonucu:
Şekildeki düzenek kurulur.
1. ve 2. ampuller birbirlerine seri , 3. ampule paralel bağlıdırlar.
A anahtarı kapalıyken, b anahtarı açıkken 1. ve 2. ampuller yanar.
B anahtarı kaplıyken, a anahtarı açıkken 3. ampul yanar.
Her iki anahtarda kaplıyken, bütün ampuller yanar; fakat 3. ampul daha parlak yanar.
Bunun nedeni 1 ve 2’nin birbirine seri bağlı olmasıdır. 1 ve 2 birbirine paralel bağlı olsalardı, bütün ampuller eşit parlaklıkta yanarlardı
ELEKTRIK AKIMI
Bir gazın, elektrik yükünün, parçacığın devinimi, dolanımı, yer değiştirmesi; cereyan hava akımına AKIM denir.Elektrik akımı, katı, sıvı ya da gaz iletken içinde elektrik yüklerinin yer değiştirmesidir.Bir elektrik akımı, doğru ya da değişken olabilir.Değişken akımlar DÖNEMLİ ve DÖNEMSİZ akımlar olmak üzere ikiye ayrılır.

AMPUL
Saydam ya da yarısaydam, gaz sızdırmaz cam bir kılıftan oluşan ve içinde ışık veren bir filaman bulunan aydınlatma düzeneğine AMPUL denir. Mum ampul, uzunca ve sivri uçlu, akkor telli küçük elektrik ampullüdür.
Aydınlatma da en çok kullandığımız araçlar başında ampuller gelir.Bunun sebebi ekonomik ve kullanışlı olmasıdır.Bir ampulün yapısını incelediğimizde dışında cam koruyucu, cam koruyucu içinde bakır tel ve duy gibi kısımları vardır.
Cam koruyucu havası boşaltılmış veya içinde asal gaz bulunduran ampulün dış kısmını oluşturur.Filaman(fitil)yüksek sıcaklığa(4000 santigrat dereceye ) kadar dayanıklı ince ve direnci büyük tungstenden yapılmıştır.Bakır tel ve devreden akım geçince akımı filamana getiren iletken bakırdan yapılmış duya takıldığında devrenin tamamlanmasını ve devreden akımın geçmesini sağlar.
Ampullerin üzerinde 2 rakam bulunur.Bunlardan biri ampulün potansiyel farkını (voltajını) gösterir. Bu rakam 110 volt ya da 220 volttur. Ülkemizde 220 voltluk ampuller kullanılmaktadır. Üzerinde 110 volt yazan ampulleri 220 voltluk şehir gerilimine bağlamamalıyız. Diğer rakam ampulün gücünü gösterir. Her ampulün gücü farklıdır.
Ampullerin güçlerinin farklı oluşu ne kadar aydınlatacağını gösterir. Gücü az olanın aydınlatması az, gücü çok olanın aydınlatması daha çoktur.



Aydınlatmada kullanılan lambalarda yüksek sıcaklığa getirilmiş katı cisimlerin akkorluk durumundan, ya da elektrik arkından, bir elektrik boşalmasındaki iyonlaşmış gazların flüorışı ve gazışısından yararlanılır.


AMPUL ÇEŞİTLERİ

AKKOR LAMBA

Bu lambada, joule olayıyla akkor hale getirilen bir iletkenin ışınımı söz konusudur. Sıcaklık ne kadar yüksek olursa, ışık verimi o kadar çok artar ve yayınlanan ışık da mavi ışınım bakımından daha zenginleşerek güneş ışığına yaklaşır. Bu durum, lamba içindeki flamanın sıcaklığının olabildiğince yükseltildiğinin nedenini açıklar; bununla birlikte, sıcaklık daha çok yüksek olursa tel buharlaşabileceğini, lambanın ömrünün yeterli uzunlukta olmasını sağlayan bir çözüm aranmıştır.
ARK LAMBA
Kömürler arasındaki elektrik arkı, akkor flamanlı lambanın bulunmasından çok daha önce, ışık kaynağı olarak kullanılıyordu. Bu lamba,, özellikle genel aydınlatma için büyük bir gelişme gösterdi, ancak kömürlerin sık değiştirilmesi zorunluluğundan dolayı bir kenara itildi. Bununla birlikte, ark lambası çeşitli gelişmelere yol açtı; günümüzde de, ışıma gücü yüksek bir kaynak gerektiren bazı uygulamalarda bu lambadan yararlanılmaktadır.

FLÜORIŞIL(FLORASAN) LAMBA
Bir maddenin, önceden bir ışınımla uyarılmış olan atomları artarda aşamalarla normal durumlarına döndüklerinde flüorışıl oluşur. Bu durumda yeniden yayınlanan dalgaların frekansları,uyarılma ışınımınınkinden çok daha küçüktür. Flüorışıl bir madde, böylelikle bir ışınım frekansı dönüştürücüsü gibi davranır. Sözgelimi, gözle görülmeyen kısa dalga boylu mor ötesi ışık flüorışıl özelliği olan bir katı cisim üstüne düşürülerek, görülebilir ışık elde edilir.Flüorışıl lambada da işte bu özellikten yararlanılır.

HALOJEN LAMBASI
Bu lambalar flamanın yüksek sıcaklıkta buharlaşmasından oluşan tungsten moleküllerinin, iç yüzeyde, giderek artan birikintilerinin yol açtığı ampuldeki kararmanın önlediği akkor flamalı lambalardır.

BOŞALMALI LAMBA
Soygazlar özellikle elektro gazışıya elverişlidir; elektrotlar arasındaki gerilim yeterli olunca, meydana gelen boşalma gaz atomlarının iyonlaşmasına yol açar ve gaz ışık verir. Bu tüpler genel aydınlatmada ve hava alanlarının işaret lambalarında kullanılır: Neonlu tüpler; argon ve cıva karışımlı neonlu tüpler; helyumlu tüpler vb.
Sodyum buharlı lambalar neonla doldurulmuş ve içinde, normal sıcaklıkta cam üstünde yoğunlaşmış katı sodyum parçacıklarında bulunan özel camdan bir tüp içerir. Boşalma, önce, neon sayesinde oluşur ve yayınlanan ışık kırmızımsıdır. Yüksek bir ışık verimi olan bu lambalar yolların ve yer altı geçitlerinin aydınlatmasında kullanılırlar.
Cıva buharlı lambalar, yeşilimsi ışıkları nedeniyle artık kullanılmamaktadırlar. Bunlar büyük alanların, stadyumların aydınlatılmasında ve renkli televizyon çekimlerinde kullanılır.

TV'de Bugün

Güncel Haberler