egitim haber - eğitimci - Blogcu



Anasayfa | Rss | E-Mail

<- :: Sonraki Sayfa ->

EĞİTİMCİ.........EĞİTİM ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...EĞİTİMCİ!!!.....

26/11/2009

Gül, 10 bin öğretmen atamasını onayladı

http://www.canradyotv.com/arsiv/haberresim/ogretmen2.jpg

- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aralarında 10 bin öğretmen atamasına olanak tanıyan yasanın da bulunduğu 4 kanunu onayladı.

10 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, MEB'e tahsis edilen serbest öğretmen kadrolarından boş bulunan 10 bin öğretmen kadrosuna, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi uyarınca verilen atama yetkisi dışında, 31 Aralık 2009 tarihine kadar atama yapılmasını öngörüyor.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, 5924 sayılı Sayıştay Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 5925 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, İslam Konferansı Örgütü ve İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu Arasında İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumunun İstanbulda Kurulması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, 5926 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Singapur Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ve 5927 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u, yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.

26/10/2009

30 Ekim Günü Okullar Tatil Edildi

http://www.yenipazarinsesi.com/wp-content/uploads/2008/02/okul-tatil.JPG
30 Ekim Günü Okullar Tüm Yurtta Tatil

Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge (2009/82) yayımlayarak domuz gribi nedeniyle 30 Ekim Günü ülke genelindeki okul öncesi,i lköğretim, orta öğretim, yaygın eğitim kurumları ile özel okulları, dershaneleri ve etüt merkezlerini bir gün tatil etti.Bakanlık bu süre içerisinde okulların dezenfekte edilmesi istedi.

25/10/2009

Ankara'da Okullar 1 Hafta Tatil

http://www.egitimsinifi.net/haberler/resim/okul_hayat.jpg
Ankara'da Okullar 1 Hafta Tatil
Ankara Valisi Kemal Önal, ''Domuz gribi virüsünün yayılmasını kontrol altında tutmak amacıyla'' Ankara'daki ilk ve orta dereceli okullarda yarından (26.10.2009) itibaren, 7 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verildiğini bildirdi.

15/10/2009

MEB Kursları Değiştirdi

http://www.sonhaber1.com/wp-content/uploads/ilkogretim.jpg

İlköğretim okullarında etüt uygulamasını kaldıran Milli Eğitim Bakanlığı, çalışan ailelerin yoğun şikâyeti üzerine 'etüt' yerine, hafta sonlarında öğrencilerin derslerini takviye için düzenlenen 'yetiştirme kursları'nın hafta içine kaydırılmasını istedi.

Bakanlık, 30 Temmuz 2009 tarihinde okullara gönderdiği yazıda okullarda etüt uygulamasının yürürlükten kaldırıldığını bildirmişti. Özellikle büyük şehirlerde çalışan velilerin çocuklarını okuldan geç almak ve derslerini takviye ettirmek için etüt sistemi uygulanıyor, bunun için veliler okula belli bir ücret ödüyordu. Çalışan anne-babalar yeni uygulamadan dolayı sıkıntı yaşadı. Bakanlığa şikâyet başvurusunda bulunan veliler, saat 15.00'te okulu biten çocuklarının akşama kadar ne yapacağını sordu. Yoğun şikâyet üzerine bakanlık, okulların 'etüt' yerine hafta içinde 'yetiştirme kursu açabileceğini' bildirdi. 13 Ekim 2009 tarihli yazıda, "Okullarımızda etüt adı altında yapılan faaliyetler yetiştirme kursları çerçevesinde hafta içi yapılabilecektir." denilirken, velilerin bu tür taleplerinin karşılanması ve mağduriyetleri önleyici tedbir alınması istendi. Bazı okulların ise bakanlığın bu yazısını beklemeden yetiştirme kurslarını hafta içine alarak uygulamaya başladığı öğrenildi. Öte yandan bakanlık, kanunu ve diğer mevzuatı farklı olduğu için isteyen özel ilköğretim okullarında haftada 10 ders saatini geçmemek şartıyla 'etüt' uygulamasının aynen devam edeceğini bildirdi. Bakanlık ayrıca 'Yetiştirme Kursları Yönergesi'ni de değiştirirken, 'bir güne aynı dersten 2 saatten fazla ders konulamayacağı' hükmünü getirdi. Yeni yönergede öğrencilerden alınacak kurs ücretleri de azaltılırken, kurs gelirlerinin yüzde 2'sinin aktarıldığı 'kurslar fonu' kaldırıldı.

13/10/2009

Öğretmen Ataması Kasım'da

http://www.memurlar.biz/photos//198501994.jpg
Çubukçu bugün Sağlık Bakanlığı ile Kuş gribi hastalığına istinaden sömestr tatilini ileri yada geri alabileceklerini belirtti.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ
Tanıtımın ardından bir gazeteci '' Öğretmen atamaları ne zaman yapılacak ve kaç kişi alınacak '' sorusuna Çubukçu: '' Kasım Ayın'da atama yapacağız ;ancak Maliye Bakanlığıı ile görüşmeler sonuçlandığında açıklayacağım.'' dedi.

12/10/2009

Milli Eğitim kurs ücretlerinde yüzde 50 indirim

http://www.emekdunyasi.net/upload/data/ilk%C3%B6%C4%9Fretim.jpg

Milli Eğitim Bakanlığının öğrenciler için düzenlediği kurslardan alınacak ücretler, yüzde 50 indirildi.

Alınan bilgiye göre, "Öğrencilerin bilgi eksikliklerini gidermek, yeteneklerini geliştirmek, derslerdeki başarılarını artırmak ve sınavlara daha iyi hazırlanmalarına yardımcı olmak" üzere açılan kurslar ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı Öğrencileri Yetiştirme Kursları Yönergesi değiştirildi.

Yeni düzenlemeye göre, kurslardan Açık İlköğretim ve Açıköğretim Lisesi öğrencileri de yararlanabilecek. Öğrencilerin normal eğitim-öğretimlerini aksatmamaları için bir dönemde en fazla 120 saat olarak açılabilecek kurs saati sayısı 80 saate indirildi.

Kurslardaki bir ders saati süresi ilköğretimde 40, ortaöğretimde 45 dakika olarak belirlendi. Bir güne aynı dersten iki saatten fazla ders konulamayacak.

Kurslara katılan öğrencilerden ders saati başına alınan kurs ücreti, gece öğretimi için öngörülen gösterge rakamı ile o tarihte uygulanan aylık katsayının çarpımı sonucunda elde edilen tutarın 1/6'sına çekildi. Böylece öğrencilerden alınacak kurs ücreti yüzde 50 indirilmiş oldu.

Şehit, malul ve muharip gazi çocukları, kontenjana bakılmaksızın kurslardan ücretsiz yararlanabilecek.

9/10/2009

Öğretmenin Maaşı Ne Kadar Olmalı?

http://www.haberyenigun.com/resimler%5Chaber%5Cogretmen(1).gif
GEÇİM DÜZEYİ RAPORU

1.473 TL alan 9 yıllık öğretmenin normal geçim düzeyinde hayatını  sürdürebilmesi için maaşının en az 2.238 TL olması  gerekiyor
Eğitim çalışanları  hayatını normal geçim düzeyinin altında sürdürüyor. Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM), eğitim çalışanlarının 2009 Eylül ayına ilişkin ‘Geçim Düzeyi Raporu’nu açıkladı. Buna göre, 1.473 TL alan 9 yıllık bir öğretmenin normal geçim düzeyinde hayatını sürdürebilmesi için maaşının en az 2.238 TL olması gerekiyor.

Araştırma, yardımcı hizmetler sınıfındaki 15 yıllık bir eğitim çalışanının aldığı maaşın yüzde 51.93’ünü gıda ve konuta ayırdığını  ortaya çıkardı.

EBSAM’ın araştırmasına göre, 4 kişilik bir eğitim çalışanı ailesinin normal standartlarda hayatını idame ettirebilmesi için 1.225 TL alan, eşi çalışmayan, 0-6 ve 6-12 yaş grubu iki çocuğu olan 15 yıllık bir yardımcı hizmetler sınıfı çalışanının en az 2 bin 112 TL, 9 yıllık bir öğretmenin 2 bin 238 TL, akademisyenin (Yrd. Doç. Dr) ise 2 bin 608 TL maaş alması gerekiyor.

Araştırma, Ağustos ayına göre yardımcı hizmetler sınıfı çalışanının geçim düzeyinin yüzde 0.48 (10.12 TL), öğretmenin geçim düzeyinin yüzde 0.51 (11.39 TL), akademisyenin geçim düzeyinin ise yüzde 0.56 (14.67 TL) artış gösterdiğini ortaya koyarken, eğitim çalışanlarının (6-15) yaş grubundaki çocuğu için 2009 Eylül ayında okul kıyafeti (giyim) ile eğitim ve kırtasiye masraflarının (eğitim ve kültür) ortaya çıktığı ve söz konusu kalemlerdeki artış oranlarının geçim düzeyine yansıdığını belirledi

MAAŞIN YARISI GIDA VE KONUTA GİDİYOR

Araştırmaya göre, 15 yıllık bir yardımcı hizmetler sınıfı çalışanı  ailesinin günlük gıda tüketimi 2009 Eylül ayına göre 20.92 TL olarak gerçekleşirken, toplam gıda harcamasının geçim düzeyindeki payı yüzde 29.71 olarak ortaya çıktı. Gıda ve konuta ayrılan pay ise yüzde 51.93.

9 yıllık bir öğretmen ailesinin günlük gıda tüketimi 2009 Eylül ayına göre 20.92 TL, toplam gıda harcamasının geçim düzeyindeki payı  yüzde 28.04 olarak belirlenirken, gıda ve konuta ayrılan pay ise yüzde 49.01. Öğretmenin mesleği ve konumu itibariyle farklı harcama kalemleri bulunuyor. Bunların başında gelen eğitim ve kültür ana harcama grubu için, öğretmenin 2009 Eylül ayına göre günlük 5.36 TL hesaplanırken, geçim düzeyindeki payı ise yüzde 7.18.

Bir akademisyen (Yrd. Doç. Dr) ailesinin günlük gıda tüketimi 2009 Eylül ayına göre 20.92 TL olarak gerçekleşirken, toplam gıda harcamasının geçim düzeyindeki payı yüzde 24.06. Gıda ve konuta ayrılan pay ise yüzde 42.05. Akademisyenin mesleği ve konumu itibariyle farklı harcama ana grubunun başında gelen eğitim ve kültür için günlük 9.49 TL hesaplanırken, geçim düzeyindeki payı ise yüzde 10.92. 

GEÇİM SIKINTISI YAŞAYAN EĞİTİM ÇALIŞANININ İŞ HAYATINDA VERİMLİ OLMASI BEKLENEMEZ

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez, normal bir yaşam standardı içinde aile hayatını idame ettiren bir eğitim çalışanının iş hayatına bunu olumlu şekilde yansıtacağının gözden kaçırılmaması gerektiğini ifade ederek, “Aile hayatında geçim yüzünden olumsuzluklar yaşayan bir eğitim çalışanının iş hayatında verimli olması beklenemez” dedi.

Eğitim çalışanlarının  çalıştıkları kurum ve konumları itibariyle aylık geçim düzeyleri arasında farklılıklar oluştuğunu kaydeden Etyemez, şöyle söyledi: “Bu, mesleğinin gerektirdiği farklı harcama kalemlerinin olmasından kaynaklanmaktadır. Çalışmayan eş, (6-15) ve (0-6) yaş grubu birer çocuk için aylık geçim düzeyi her üç eğitim çalışanı için aynıdır ve maaşlarının hesaplanan geçim düzeylerine göre artırılması gerekmektedir. Bununla birlikte, ailenin tatil yapabilmesi, geleceğe dönük kendilerine veya çocuklarına yatırım yapabilmeleri için eğitim çalışanlarının maaşlarının, hesaplanan geçim düzeyinin yüzde 10-20 üzerinde olması gereklidir.”

5/10/2009

2009-ÖSYS ek yerleştirme tercih formu ve başvuru kılavuzu

http://www.emekdunyasi.net/upload/data/oss1308.jpg

2009-ÖSYS Ek Yerleştirme: Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzu

Aşağıdaki dokümanları açabilmek için Adobe Reader 'ın 5.0 veya üstü sürümünün sisteminizde yüklü olması gerekmektedir. Eğer dokümanları kaydetmek istiyorsanız, kaydetmek istediğiniz dokümanın üzerine sağ tıklayıp "Hedefi Farklı Kaydet" seçeneğini seçiniz.

2009-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzu

GENEL BİLGİLER

TABLO-3A

TABLO-3B

TABLO-4

TABLO-6A

TABLO-6B

TABLO-6C

TABLO-7

TABLO-8

Tablo 3A, Tablo 3B ve Tablo 4'te Yer Alan Yükseköğretim Programlarının Koşul ve Açıklamaları

TERCİH FORMU

2009-ÖSYS Ek Yerleştirme Kılavuzunun Alınabileceği Adresler

29/9/2009

Okullarda önlük kalkıyor

http://www.61haber.com/konu_images/29.06.2009ejmfD_%C3%B6nl%C3%BCk.jpg

Önceleri siyah önlükler vardı, sonra alınan kararla mavi önlükler geldi. Gelecek eğitim yılında artık bı önlükler de kalkacak.

Cumhuriyetin ilk yıllarından 1990'lara kadar siyah olan, daha sonra maviye dönüşen ve öğrencilikle özdeş hale gelen önlüklerin, gelecek eğitim-öğretim yılından itibaren “resmen” kalkması planlanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, öğrencilerin kılık kıyafetlerini düzenleyen yönetmelikte değişiklik yapılacağını ve artık önlük uygulamasına son verileceğini bildirdi.

Er, Haziran 2009'da, “Okul Kıyafetleri Çalıştayı” düzenlediklerini anımsatarak, çalıştay sonucunda bir rapor ortaya konulduğunu belirtti. İbrahim Er, çalıştayda, yeni uygulamanın 2010-2011 eğitim-öğretim yılından itibaren başlatılmasının öngörüldüğünü söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürü Er, devlet memurları ile öğrencilerin kılık-kıyafetlerini düzenleyen yönetmeliğin değiştirileceğini, yeni uygulamanın en kısa zamanda duyurulacağını ifade etti.

Devlet memurları ile öğrencilerin kılık kıyafetlerini düzenleyen yönetmeliğin Bakanlar Kurulu'ndan çıktığını, yönetmeliğin öğrencilerle ilgili bölümünde yapılacak değişiklik teklifini İlköğretim Genel Müdürlüğü olarak kendilerinin hazırlayacağını anlatan Er, çalışmanın kısa zamanda tamamlanacağını söyledi.

Okullardaki kılık-kıyafet ile ilgili genel kuralları belirleyeceklerini dile getiren Er, “Yapacağımız çalışma, çalıştaydan çıkan sonuçlara göre olacak. Biz çok genel çerçeveyi çizeceğiz. Yine üniforma olacak. Rengine, desenine, diğer ayrıntılarına okul aile birliği karar verecek.

Okullar rengi belirleyecek ama bir okulda tek bir renk olacak. Önlük kalkacak” dedi.

“İKLİM KOŞULLARI AYNI DEĞİL

İbrahim Er, genel çerçevenin nasıl belirleneceği konusunda da şunları söyledi:

“Her yönetmeliğin bir çerçevesi olur; mesela askılı giyilmez, streç pantolon giyilmez gibi... Hiçbir çerçeve koymazsanız çocuk şortla okula gelirse, okul şortu seçerse bu olmaz. Biz bu anlamda genel bir çerçeveyi çizip, içinin nasıl doldurulacağını onlara bırakacağız.

Bunun nedeni de şu,iklim koşulları aynı değil. Antalya'daki bir okul kıyafeti ile Kars'taki bir okul kıyafeti aynı zaman aralığında aynı işlevi görmez. Bunu belirlemeyi okula bırakacağız. Aslında fiilen de bu yapılıyor. Bizim yaptığımız fiili duruma meşruiyet kazandırmak.”

Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren öğrencilerin siyah önlük giydiğini ifade eden Er, bunun, “o yıllardaki yoksulluğu göstermemeyi” sağladığını anlattı. 1929 ekonomik krizine işaret eden Er, “Siyah önlük en basit, ucuz kumaştı. İnsanların yoksulluğunu kamufle ediyordu” dedi.

KIYAFET, EN ÇOK GENELGE YAYIMLANAN KONULARDAN BİRİ

Okullarda siyah önlük zorunluluğuna 1989-1990 eğitim-öğretim yılında, yayımlanan genelgeyle son verildi.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı merhum Avni Akyol, yayımladığı genelgede, bakanlığa yazılı ve şifahi başvurular yapıldığını, “Yurdun çeşitli yerlerinde okul yöneticileri, öğretmenler, veliler ve öğrencilerle yapılan toplantılarda siyah önlüklerin değiştirilmesi fikrinin büyük oranda tasvip edildiğini” belirterek, konuyla ilgili bazı valiliklerden görüş istendiğini bildirmişti.

Akyol, gelen görüşlerde “Siyah önlüğün ilköğretim çağındaki çocukları psikolojik yönden olumsuz etkilediğinin dile getirildiği, siyah önlük uygulamasına son verilmesi ve yerine çeşitli renk (deniz mavisi, lacivert, gri vb.) ve modeldeki önlüklerin kullanılmasının ifade edildiğini” belirterek, bu görüş ve anketler doğrultusunda, okullarda deniz mavisi, lacivert, siyah ve gri renklerden birinin önlük rengi olarak seçilmesinin kararlaştırıldığını belirtmişti.

Milli Eğitim Bakanlığında, öğrenci kıyafetleri, en çok genelge yayımlanan konulardan biri oldu. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay 1997'de, dönemin müsteşarı merhum Bener Cordan 1998'de, dönemin Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu 1999'da, dönemin Milli Eğitim Bakanı Necdet Tekin 2002'de, dönemin müsteşarı İsmail Bircan 2002'de, dönemin müsteşarı Necat Birinci 2005'te ve dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Celık'de 2006, 2007 ve 2008 yıllarında genelgeler yayımlayarak, öğrencilerin kılık-kıyafetlerinin nasıl olacağı konularında uyarılarda bulunmuşlardı.

KIZ ÖĞRENCİLERE PANTOLON İZNİ

Necdet Tekin, 2002'de, liselerdeki kız öğrencilerin pantolon giyebilmelerine imkan tanıyan genelge yayımlamıştı. Türkiye'de yaşanan iklim farklılıklarına dikkati çeken Tekin, ortaöğretim kurumlarında okumakta olan öğrencilerin velilerinden yoğun istek geldiğini, bu isteklerin değerlendirilmesi sonucunda ortaöğretim kurumlarındaki kız öğrencilerin siyah, füme, gri renk pantolon giyebileceklerini belirtmişti.

28/9/2009

2010 da Öğretmen Alımı

http://www.kapadokya.cc/resimler/atilla/%C3%96%C4%9ERENC%C4%B0LER%20HAZ%C4%B0RAN.JPG
Milli Eğitim Bakanlığı 2010 yılında ne kadar öğretmen alacak ve bu alımlar daha çok hangi branştan yapılacak? Önümüzdeki 5 yıl revaçta olacak olan öğretmenlik hangisi olacak? Öğretmenlik alımıyla ilgili detaylar geliyor.
OKUL ÖNCESİ REVAÇTA

Milli Eğitim Bakanlığı 2010 yılında ne kadar öğretmen alacak ve bu alımlar daha çok hangi branştan yapılacak? Önümüzdeki 5 yıl revaçta olacak olan öğretmenlik hangisi olacak? Öğretmenlik alımıyla ilgili detaylar geliyor. 

Milli Eğitim önemli değişikliklerin arefesinde. Özellikle öğretmen alımı ve eğitimci yetiştirilmesi konusunda Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu radikal denebilecek değişikliklere hazırlanıyor.

SÖZLEŞMELİ DÖNEMİ SONA MI ERİYOR?

Milli Eğitim Bakanı öğretmen alımında önemli değişiklikler düşünüyor. Bakan Çubukçu, sözleşmeli öğretmen dönemini sona erdirmeyi hedefliyor. Yalnız bakanın bu planının kısa vadede uygulamaya konması pek mümkün görünmüyor; çünkü gerekli mevzuatın hazırlanması için biraz daha zamana ihtiyaç var. YÖK ile koordineli çalışmalarını arttıran Milli Eğitim Bakanlığı ihtiyaç fazlası mezunun önüne geçilmesi için bir takım hazırlıklar içerisinde. Bakan Çubukçu, önümüzdeki yıllarda eğitim fakültelerine ihtiyaç kadar öğrenci alınacağını ve böylece öğrencilerin mezuniyet sonrası iş bulma sıkıntısı çekmeyeceğini belirtti.

 OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ REVAÇTA OLACAK

Okul öncesi eğitimde de önemli adımlar atılıyor. Şuanda 32 ilde anasınıfı mecburi.. Önümüzdeki yıl ise tüm Türkiye'de anasınıfı mecburi hale getelecek. Buda öğretmen alımında okul öncesi öğretmenliğe ağırlık verileceğini gösteriyor. Yani okul öncesi öğretmenlik bölümünden mezun olanlar önümüzdeki 5 yılda atamalarda bir sıkıntı çekmeyecek..

2010 YILINDA ÖĞRETMEN İHTİYACI NE KADAR?

Peki 2010 yılının ilk yarısında ne kadar öğretmen alınacak. Bakanlık bürokratları ihtiyacı 40 bin olarak belirledi. Ancak burada son söz Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı'nda olacak. Yani Milli Eğitimin 40 bin olarak belirlediği öğretmen ihtiyacında son rakamı Maliye Bakanlığı söyleyecek. 

TV'de Bugün

Güncel Haberler