eğitimci - Blogcu




Anasayfa | Rss | E-Mail

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

EĞİTİMCİ.........EĞİTİM ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...EĞİTİMCİ!!!.....

9/10/2009

7.Sınıf Fen ve Teknoloji-Vücudumuzda Sistemler-Boşaltım Sistemimiz Vücudumuzdan Atıkları Uzaklaştırır (Konu Anlatımı)

http://www.anatomiturk.com/docs/keklikoglu/resim/urunler/blu63.jpg

Boşaltım Sistemimiz Vücudumuzdan Atıkları Uzaklaştırır

 

 Canlılar hayatsal faaliyetlerini yürütebilmek için dışarıdan besin alırlar. Bu besinleri enerji verici, yapıcı onarıcı ve düzenleyici olarak kullanırlar. Besin içeriklerinin hayatsal faaliyetlerde kullanılmasından sonra kalan su, madensel tuzlar, CO2, amonyak, üre ve ürik asit gibi zararlı maddelerin vücut dışına atılmasına boşaltım denir.Boşaltım olayını gerçekleştiren sisteme de boşaltım sistemi adı verilir. Boşaltım sistemi sayesinde sindirim sonucu hücrelerde oluşan artık maddeler, dışarıdan vücuda girmiş olan zararlı maddeler ve yararlı olmasına rağmen hücrelere fazla gelen maddeler vücut dışına atılır.

 

Vücudumuz için gerekli besin içerikleri, enerji üretimi için, yapım-onarım için ve düzenleyici olarak kullanılır. Bu sırada vücudumuza zararlı olan ve vücudumuzdan uzaklaştırılması gereken bazı atık maddeler de oluşur. Oluşan atık maddeler vücudumuzdan boşaltımda görevli yapı ve organlar tarafından uzaklaştırılır.

 

 

 

Atık Maddeleri Vücudumuzdan Uzaklaştıran Organlar

 

Böbrekler, akciğerler, karaciğer, deri ve kalın bağırsak atık maddeleri vücudumuzdan uzaklaştıran organlardır. Bu organlar atık maddeleri idrar, solunum, terleme ve dışkı yoluyla atar.  Eğer bu atık maddeler vücudumuzdan uzaklaştırılmadıkları takdirde zehirleyici olabilir. Bunun sonucu olarak vücudumuz görevlerini yerine getiremez. Aşağıdaki şemayı inceleyelim

 

 

Deri Vücudumuzdan suyun ve tuzun fazlasını terleme yoluyla dışarı atar.Aynı zamanda bu sayede vücut sıcaklığı da korunmuş olur.

Akciğerler Kan içindeki karbon dioksiti ve suyu soluk verme esnasında vücut dışına atar.

Karaciğer Proteinlerin sindirilmesi sonucunda oluşan zehirli bir maddeyi, daha az zararlı olan üreye dönüştürür.

Kalın bağırsak Su, safra ve besin atıklarının dışkı şeklinde vücuttan atılmasını sağlar.

Böbrekler Kan içindeki zararlı atıkları ve üreyi süzerek idrar şeklinde vücuttan uzaklaştırır.

 

Boşaltım Sistemimizi Oluşturan Yapı ve Organlar

 

Besin içeriklerinin hücrelerimiz tarafından kullanılması sonucunda atık maddeler oluşur. Oluşan bu atık maddeler hücrelerimizden kanımıza geçer. Atık maddelerle
kirlenmiş kanın vücudumuza zarar vermemesi için bir an önce temizlenmesi gerekir. Bu atık maddeler vücudumuzdan boşaltım yoluyla uzaklaştırılır. Tıpkı fabrikaların zehirli atıkları temizleyerek uzaklaştıran arıtma tesisleri gibi vücudumuzdan atık maddeleri uzaklaştıran ve boşaltım sistemi adı verilen bir sistem vardır.
Boşaltım sistemimiz; böbrekler, üreter, idrar kesesi ve üretradan oluşur. Böbrekler boşaltım sistemimizin önemli organlarından biridir.

 

Karaciğerin boşaltımdaki görevi:Hücrelerde solunum olayında bazı besinler (proteinler) parçalandığında amonyak denilen ve çok zehirli olan bir sıvı oluşur. Karaciğer, çok zehirli olan amonyağı, daha az zehirli olan üre ve ürik aside çevirerek boşaltıma yardımcı olur.
Karaciğer, yaşlanmış alyuvarlar hücrelerini parçalar ve oluşan atıklarını safra sıvısı ile bağırsaklara göndererek boşaltım yapar. 


Böbreklerin Boşaltım Sistemi İçin Önemi

 

Böbrekler: Bel omurlarımızın iki yanında yer alan organlarımızdır. Böbreğin şekli fasulyeye benzer. Yaklaşık uzunluğu 10 cm’dir. Böbreklerimizin görevi, vücudumuzun çeşitli faaliyetleri sonucu oluşan atık maddeleri kanımızdan süzerek uzaklaştırmaktır. Kanımızda atık maddelerin yanı sıra karbonhidratların, yağların ve proteinlerin sindirilmesi sonucunda oluşan küçük moleküller ile vitamin ve su gibi yararlı maddeler de bulunur. Öyleyse, böbreklerimizin kanımızı süzerken kanımızın içindeki yararlı maddeleri koruyup atık maddeleri uzaklaştırması gerekir. Peki böbrekler kanımızı süzerek nasıl temizler? Kanımız, böbreğimizin temel birimi olan nefronlar tarafından süzülerek temizlenir.

 

Önemli NOT:

*Böbrekler, vücutta yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan su, üre, ürik asit ve madensel tuzlardan oluşan atık maddelerin kandan süzülerek idrar şeklinde vücut dışına atılmasını sağlar. Yani insanlarda boşaltım olayını gerçekleştiren organ böbreklerdir.

*Süzüntüdeki suyun büyük bir bölümü, glikoz ve diğer besin maddeleri öz bölgesindeki toplama kanalcıkları tarafından emilerek tekrar kana geçer. Bu olaya geri emilim denir. Böylece yararlı maddelerin vücut dışına atılması engellenmiş olur. Süzüntüdeki su ve besinler emildikten sonra havuzcukta kalan sıvıya idrar denir


Her bir böbrekte, yaklaşık bir milyon nefron bulunur.
Nefronlar boşaltım maddelerini kandan süzer ve idrar oluşumunu sağlar, böylece kanımızı temizler. Peki, böbreklerimiz idrarı nasıl oluşturduğunu biliyor musunuz?


1. Kan, böbrek atardamarları yoluyla böbreklere gelir ve nefronlarda süzülür.
2. Kan içindeki yararlı maddeler, süzülme sırasında nefronlarda emilir ve tekrar kana geçer.
3. Süzülerek temizlenen bu kan, böbrek toplardamarı ile böbreklerden çıkar.
4.Süzülmeden sonra kalan tuzun ve suyun fazlası ile üre idrarı oluşturur.
5.Oluşan idrar, üreterde ve idrar kesesinde toplanır.
6.İdrar üretra ile vücuttan dışarı atılır.

 

Önemli NOT:

*Vücudumuzda boşaltıma yardımcı olan organlar: Terleme yolu ile atık maddeleri vücuttan uzaklaştıran DERİ , Solunum sonucu atık karbondioksit v su buharını atan AKCİĞER , bazı maddelerin parçalanması sırasında oluşan zehirli maddeleri sindirim kanalına boşaltan KARACİĞER  

*Kanımız böbreğimizin temel birimi olan nefronlar tarafından süzülerek temizlenir. Böbreklerimizin kanımızı süzerek atıkları idrar şeklinde uzaklaştırır.

*Vücuda pompalanan kan, karaciğere gelir ve kandaki amonyak, üre ve ürik aside çevrilir. Kan daha sonra böbrek atardamarı ile böbreklere gelir. (Böbrek atardamarı, aorttan ayrılan damarlardan biridir.)Böbreklere gelen kirli kandaki su, üre, ürik asit ve madensel tuzlar, kabuk bölgesindeki nefronlar tarafından süzülür. Süzülen ve temizlenen kan, böbrek toplardamarı ile böbreklerden uzaklaştırılır.
*Dışkılama: Sindirilmeyen besinlerin sindirim sisteminden atılması olayıdır. Boşaltım olayı değildir.

*Damlama:Nemli havalarda sabahın erken saatlerinde bitkilerin yaprakları üzerinde su damlacıkları görülür . Bitki attığı bu su damlacıkları sayesinde bitkideki fazla su ve mineraller bünyesinden atılır.

*Bitkiler boşaltımı ; su ve karbondioksiti yaprak gözeneklerinden ve yaprak dökümü ve köklerden ise fazla su ve madensel tuz boşaltımı yapar.

*Tek hücrelilerde ( Amip , öğlana , paremezyum gibi)  boşaltımı hücre zarından yaparlar

*Tek delikliler: Kurbağa , balık , sürüngen ve kuşlarda boşaltım ve üreme  tek bir açıklıktan yapılır. Buna göre bu delikten sperm , dışkı , yumurta çıkar.

*Memeli erkeklerde: İdrar ve sperm aynı delikten dışkı ayrı delikten atılır.

*Memeli dişiler: İdrar , dışkı ve yumurta 3 ayrı delikten atılır.

 

Boşaltım Sisteminin Sağlığı ve Korunması :

1- Yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. (Böbreklerin rahat çalışması için bol sıvıya ihtiyacı vardır. Alınan sıvı miktarı sıcak ve kuru havalarda arttırılmalıdır. Günlük en az 2 litre su alınmalıdır.)
2- İdrar uzun süre tutulmamalıdır. (Böbrek taşları oluşabilir).
3- Böbrekler ve idrar yolları soğuktan korunmalıdır. (Böbrek sağlığı için).
4- Aşırı acı ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir.
5- Düzenli banyo yapılmalıdır. (Derideki gözeneklerin açılması için).
6- İçilen su ve yenilen besinler temiz olmalıdır.
7- Böbrek iltihabı rahatsızlıklarında tedavi yarıda kesilmemeli ve ilaçlar zamanında alınmalıdır.
8- Diş çürükleri ve boğaz iltihabı hemen tedavi ettirilmelidir. (Çürük veya iltihaba yol açan mikroorganizmalar, kalıcı böbrek rahatsızlıklarına yol açabilir.)
9- Kişisel temizliğe dikkat edilmelidir.

Diyaliz veya böbrek nakli

Böbrek yetmezliği olan hastaların vücutlarında, böbrekler vasıtasıyla süzülmesi gereken idrarın bir kısmı kana karışır. Böbrekleri çalışmayan ya da yetersiz çalışan
bu hastalar için diyaliz veya böbrek nakli tedavisi uygulanır. Bu hastalar, yeterli sayıda organ nakli yapılamadığından böbreklerin görevini yerine getiren diyaliz cihazlarına bağlanır. Ancak diyaliz cihazına bağlanmak geçici bir çözümdür. Bu tedavi ile hastalar tam olarak iyileşememekte, sadece kanlarının süzülerek temizlenmesi sağlanmaktadır.

 

Ülkemizde böbrek nakli ihtiyacı karşılanabiliyor mu?

Ülkemizde yaklaşık 30 bin kronik böbrek yetmezliği hastası, haftanın üç günü diyaliz cihazına bağlı olarak “böbrek nakli olabilmek umuduyla” hayatını sürdürmeye çalışmaktadır. Ancak bu hastaların yılda sadece 600’ü bu imkânı elde edebiliyor. Ülkemizde bugüne kadar toplam 4800 böbrek nakli yapılmıştır. Yeterli sayıda organ bağışı yapılmadığından böbrek nakli ihtiyacı karşılanamamaktadır

 

Hastalara böbrek nakli nasıl yapılıyor?

Yaşayan bir insanın böbreklerinden birinin nakil ihtiyacı olan bir başkasına ameliyatla nakledilmesi şeklinde yapılır. Ayrıca beyin ölümü geçekleşmiş bağışçının böbreğinin alınarak ihtiyacı olan bir kişiye verilmesi yoluyla da gerçekleşir.

 

Önemli NOT:

 

*Uzun süre idrar tutulursa ; Bu durum sık sık yapılırsa idrar yollarında mikroorganizmaların üremesi sonucu iltihaplanma ve ileri yaşlarda idrarı tutamama gerçekleşebilir.

 

Boşaltım Sisteminde (Böbreklerde) Görülen Hastalıklar :


Boşaltım sisteminde; böbrek iltihabı, böbrek taşı, böbrek yetmezliği, idrar torbası ve idrar yolu iltihabı, nefrit, üremi, albümin, sistit, şeker hastalığı ve yüksek tansiyona bağlı olan böbrek rahatsızlıkları görülür.

a) Böbrek İltihapları :
Böbreğin öz bölgesinde veya havuzcuğunda görülür. İdrar tutamama, bel ağrısı, halsizlik, üşüme, ateşlenme gibi belirtileri vardır.

b) Böbrek Taşları :
İdrardaki madensel tuzların (kalsiyum tuzları, D vitamini ve azotlu bileşiklerin), idrar kanalcıklarında veya havuzcukta veya idrar borusunda birikmesi ile oluşur. Erkeklerde daha fazla ortaya çıkar. Sancı ve idrarda kan görülmesi gibi belirtileri vardır. (Taş oluşumunun önlenmesi için günde yeterince su içilmeli, süt ve süt ürünlerinin aşırı tüketiminden uzak durulmalıdır.)
Böbrek taşlarının tedavi yöntemlerinden biri taş kırmadır. Bunun için yüksek enerjili (ultrasonik) ses dalgaları kullanılır ve ses dalgaları cilde ve böbreklere zarar vermeden taşları kırabilir. Kırılan taşlar idrarla dışarı atılır. Büyük ve kırılamayan taşlar ise ameliyatla alınabilir.

c) Böbrek Yetmezliği :
Böbreklerin tamamen veya kısmen (%80) görevini yerine getirememesi hastalığıdır. Bu hastalığı taşıyan insanların kanındaki su, üre, ürik asit ve madensel tuzları temizlenmesi için DİYALİZ makinesine bağlanması veya böbrek naklini yapılması gerekir.
Diyaliz makinesi, idrarla atılamayan su, üre, ürik asit ve madensel tuzların kandan süzülerek kanın temizlenmesini sağlar. Bu yöntem, kalıcı tedavi sağlamaz. Kalıcı tedavi için böbrek naklinin yapılması gerekir.
Organ nakli, canlı bir kişinin bir böbreğini (sağlıklı bir kişi tek böbrekle de yaşayabilir ) ya da yeni ölmüş ama organları hala canlı birinin böbreğini alarak yapılabilir.

d) Nefrit :
Nefronların iltihaplanması hastalığıdır. Yüz, göz ve ayak bileklerinde şişme gibi belirtileri vardır. Bulaşıcı hastalıklar sonucu oluşur.

e) Üremi :
Böbrek yetmezliği sonucu idrarla atılması gereken zararlı ve atık maddelerin atılamayıp kanda (vücutta) birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalıktır.

f) Albümin :
Nefronların görevini yapamaması sonucu, proteinli maddelerin idrara geçmesidir.

g) Sistit :
Üreme organları veya kan yoluyla gelen mikropların, idrar yollarında oluşturduğu yanmadır.

9/10/2009

6.Sınıf Fen ve Teknoloji-Canlılarda üreme,büyüme ve gelişme-İNSANLARDA ÜREME BÜYÜME VE GELİŞME (Konu Anlatımı)

http://img2.blogcu.com/images/e/j/j/ejje/6.jpg

İNSANLARDA ÜREME BÜYÜME VE GELİŞME
Kavram1: büyüme nedir?

Canlıda hücre sayısının ve boyutlarının artmasıdır.hayvanlarda sınırlı bitkilerde ise meristem doku sayesinde sınırsızdır.


Kavram2:gelişme nedir?
Büyüme ile bazı yeteneklerin kazanılmasıdır.
Örn: tohumun çimlenmesi büyüme,bitkinin fotosentez yeteneği kazanması gelişmedir.


Kavram3:üreme nedir?
Canlıların kendilerine benzer fertler oluşturmasıdır.


Üremenin amacı:
Neslin devamını sağlar
Kalıtsal özelliklerin yavrulara aktarılmasını sağlar.
Uyarı: üreme canlının yaşamasını sürdürmek için gerekli değildir.

 

Erkek üreme hücresi Spermin Özellikleri

 

Özellikleri:
Küçüktür
Sitoplazması az
Kamçılı ve hareketlidir
Testislerde üretilir.

 

Dişi üreme hücresi: yumurta ve özellikleri
Yumurtalıkta üretilir
Oval şeklindedir.
Hareketsizdir
Büyük ve bol sitoplazmalıdır.

Sperm ve yumurtanın farkları:

Yumurta hücresi

Sperm hücresi

Büyüktür

Küçüktür

Bol sitoplazmalı

Az sitoplazmalı

Kamçısı yok

Kamçılı

hareketsiz

hareketli



Erkek üreme organları ve görevleri:
Testisler:ergenlikle birlikte testesteron hormonu salgılar.bu hormonla spermler üretilir.testisler kese içinde ve vücudu dışında bulunur.spermler yüksek sıcakta yaşayamaz.
Bezler :kovpır,seminifer ve prostat bezlerinden oluşur.yaptığı salgılar spermin hareketini kolaylaştırır.
Penis:spermlerin dişi bireye bırakılmasını sağlar.

Dişi üreme organları ve görevleri:

 

Yumurta kanalı:dişi üreme hücresi olan yumurtayı döl yatağına taşır.döllenme burada gerçekleşir.
Döl yatağı(rahim) :embriyonun gelişme ortamıdır
Yumurtalık:yumurta üretir.iki adet yumurtalık vardır.
Vajina:spermlerin alınmasını sağlar.

 

Kavram4: Embriyo :Canlı taslağıdır

 

Döllenme nedir?
Sperm ve yumurtanın birleşmesi olayıdır.Döllenmiş yumurta hücresine zigot denir.

 

İnsanlarda üreme basamakları:
Üreme hücreleri oluşumu
Döllenme
Gelişme

9/10/2009

Bitki ve Hayvan Hücresi Farklılıkları

Hücre:
*Canlıları oluşturan birimlere hücre adı verilir.
* Hücrenin varlığının ve özelliklerinin bilinmesi mikroskobun bulunmasıyla başlamıştır. İlk kez Robert Hooke yaptığı basit mikroskopla şişe mantarının bir kısmını inceleyerek bal peteğine benzer yapılar görür. Gördüğü bu odacıklara hücre adını verir.
*Gelişen teknolojiyle birlikte mikroskopta gelişmiş ve daha sonra elektron mikroskobunun bulunmasıyla hücrenin pek çok özelliği açıklanmıştır.
* Günümüzden yaklaşık 400 yıl önce lensleri keserek gözlük üreten Zackairas Janssen tarihte ilk mikroskop olarak tanımlanan aleti yapmıştır.
* Hollandalı Antoni Van Leewenhook günümüzdeki mikroskoplara en yakın mikroskobu yapmıştır. Levwenhook gözle görülemeyen canlıların dünyasını inceleyen ilk bilim insanlarından biridir.
*Robert Hooke 1600 lü yıllarda ilk bileşik mikroskobu geliştirir. Mikroskopta gördüğü bitki hücrelerini anlatırken hücre terimini kullanan bilim insanı olarak tarihe geçti.

Bitki ve Hayvan Hücresi Arasındaki Farklar:

Bitki Hücresi Hayvan hücresi
Köşeli bir yapıya sahiptir. Yuvarlak bir şekli vardır.
Hücre duvarı vardır. Hücre duvarı yoktur.
Kofulları büyük ve az sayıdadır. Kofulları küçük ve çok sayıdadır
Kloroplast vardır. Kloroplast yoktur.


Bitki ve hayvan hücreleri arasında farklılıklar olmasına rağmen tüm hücreler;hücre zarı,stoplazma ve çekirdek olmak üzere 3 temel bölümden oluşur.

1.Hücre Zarı:
Hücreyi dış ortamdan ayırır ve sarar. Hücreye şekil verir ve onu dış etkilerden korur. Üzerinde küçük delikler vardır. Bu delikler hücreye madde giriş çıkışını sağlar. Hücreye gerekli malzemeleri hücre içine alır. Hücre içinde oluşan atık maddeleri dışarı atar. Hücre zarı canlı,ince ve esnektir. Hücre zarı madde alışverişinde seçicilik gösterir. Kendisine gerekli olan maddelerin hücre içine girmesine izin verirken atık maddelerin dışarıya atılmasını sağlar. Zararlı maddelerin hücreye girmesine izin vermez. Bu yapısı ile hücre zarı seçici geçirgen özelliktedir.

2.Stoplazma:
Hücre zarıyla çekirdeğin arasını dolduran yumurta akına benzeyen sıvıdır. Hücre stoplazmasının içinde farklı görevleri olan bölümler vardır. Farklı canlılık olaylarının gerçekleştiği bu bölümlere organel denir. Hücrenin tüm yaşamsal faaliyetleri bu organellerde gerçekleşir. Hücredeki bu organellerin denetiminden düzenli ve uyum içerisinde çalışmasından hücre çekirdeğinin içindeki kalıtsal madde sorumludur. Hücre stoplazmasında bulunan organel ve görevleri şöyledir.

a.Mitekondri:
Hücreler farklı görevlerin yapılması için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Hücre için gereken enerji mitekondriler tarafından üretilir. Mitekondriler hücrenin enerji ocaklarıdır.


b.Kloroplast:
Yeşil bitkilerde bulunur. İnsan ve hayvan hücrelerinde bulunmaz. Kloroplast organeli en çok yeşil bitkilerin yapraklarında bulunur. Bitkilerin yeşil renkli olmasını kloroplastların içinde bulunan yeşil renk verici maddeler sağlar. Kloroplastlar bitkilerin güneş ışığını kullanarak besin üretmelerini sağlar.

c.Koful:
Hem bitki hem de hayvan hücrelerinde bulunan bir organeldir. Bitki hücresindeki kofullar büyük ve az sayıdadır. Hayvan hücresindeki kofullar ise küçük ve çok sayıdadır. Genç bitki hücrelerindeki kofullar küçük,yaşlı bitki hücrelerinde ise büyüktür. Kofullar hücrede besin ve atık maddeleri depolamakta görevlidir.

9/10/2009

Hücrenin ana bölümleri ve organellerinin özellikleri (Konu Anlatımı)

1- Hücre Zarı :
Bütün bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan, hücreyi dış ortamdan ayıran ve hücreye şekil veren yapıya hücre zarı denir.

Hücre Zarının Özellikleri :
1- Canlıdır.
2- Seçici ve geçirgendir. Hücre zarından küçük moleküller (maddeler) (su, madensel tuzlar, vitaminler, oksijen gazı, karbondioksit gazı, glikoz, gliserin, yağ asiti, amino asit, iyonlar) geçer ama büyük moleküller (maddeler) (nişasta, yağ, protein, karbonhidrat) geçemez. Büyük moleküller (yapı taşlarına kadar) parçalandıktan sonra geçerler.
3- Esnektir.
4- Saydamdır (Işığı geçirir).
5- Çift katlıdır.
6- Protein, yağ ve az miktarda karbonhidrattan oluşmuştur.
7- Akışkandır.
8- Üzerinde madde alışverişini sağlayan porlar bulunur.

Hücre Zarının Görevleri :
1- Hücreyi dış ortamdan ayırır.
2- Hücreyi dış etkilere karşı korur.
3- Hücreye madde giriş çıkışını sağlar.
4- Hücreye şekil verir.
5- Hücreyi dağılmaktan korur.
6- Hücrelerin birbirlerini tanımasını sağlar.

Hücre Zarının Yapısı :
Hücre zarı, protein, yağ ve az miktarda da karbonhidrattan (moleküllerinden) oluşmuştur. Hücre zarında iki sıra yağ tabakası arasına gömülmüş protein molekülleri vardır ve bunlar sürekli hareket halindedirler. Hücre zarının bu modeline akıcı mozaik zar modeli denir. (Karbonhidrat molekülleri yağ ve protein molekülleri arasına gömülü haldedir. Protein ve karbonhidratların oluşturduğu yapıya glikoprotein denir. Glikoproteinler hücrelerin birbirini tanımasını sağlarlar).
Hücre zarının üzerinde por denilen delikler bulunur. Porlar hücrede madde giriş çıkışını sağlarlar.

Hücre Duvarı (Çeperi) :
Bitki hücrelerinde (bazı bakteriler, mantarlar ve bitkiler), hücre zarının üzerinde selüloz denilen maddenin birikmesiyle oluşan yapıya hücre duvarı (çeperi) denir. (Bitki hücrelerinin köşeli olmasının nedeni hücre duvarıdır).

Hücre Duvarının (Çeperinin) Özellikleri :
1- Yalnız bitki hücrelerinde bulunur, hayvan hücrelerinde bulunmaz.
2- Hücre zarının dışında bulunur.
3- Kalın, sert ve dayanıklıdır.
4- Cansızdır.
5- Tam geçirgendir. Üzerinde madde geçişine izin veren delikler bulunur.
6- Selüloz denilen maddeden yapılmıştır.
7- Hücreye şekil verir.


2- Sitoplâzma :
Hücre zarı ile çekirdek arasını dolduran yumurta akı kıvamındaki renksiz sıvıya sitoplâzma denir. Sitoplâzmanın yapısında % 90 oranında su bulunurken geriye kalan kısmını da protein, karbonhidrat, yağ (asidi), vitamin, madensel tuzlar, enzim, glikoz, salgı (hormon) ve organeller bulunur. ( % 65–90’ ını su oluşturur ). (Sitoplazma bozulduğunda hücre de ölür).

Sitoplâzmanın Özellikleri :
1- Canlıdır.
2- Renksizdir.
3- Suda çözünmez (suya karışmaz yani kolloid yapıdadır) (Kolloid, parçacık büyüklüğü 1–100 mm olan maddedir)
4- Hücre zarından geçemez.
5- Yarı saydamdır.

Sitoplâzmanın Görevleri :
Sitoplâzma hücredeki beslenme, solunum, dolaşım, boşaltım, üreme, sindirim gibi bütün yaşamsal faaliyetlerin (canlılık olaylarının) gerçekleştiği yerdir. Sitoplâzmada yaşamsal faaliyetleri gerçekleştiren yapılara organel (organcık) denir. Sitoplâzmada bulunan organellerin görevleri farklıdır.

Sitoplâzmada Bulunan Organeller :
Sitoplâzmada farklı görevlere sahip olan; endoplazmik retikulum, ribozom, mitokondri, lizozom, golgi aygıtı (cisimciği), koful, sentrozom, plastitler gibi organeller bulunur. (PİS KEREM GEL)

1- Mitokondri :
Bakteriler ve alyuvarlar denilen kan hücresi dışında bütün hücrelerde bulunur.
Hücre içerisine alınan besin maddelerinin oksijen gazı ile parçalanarak enerji üretilmesini sağlar. (Yani hücre içerisinde solunum olayında görevlidir).
Vücutta enerji ihtiyacı fazla olan karaciğer, kas ve sinir (beyin) hücrelerindeki mitokondri sayısı diğer hücrelerdekinden daha fazladır.

2- Koful :
Bitki hücrelerinde büyük ve az sayıda, hayvan hücrelerinde küçük ve çok sayıdadır. (Genç bitki hücrelerinde küçük ve çok sayıda, yaşlı bitki hücrelerinde büyük ve az sayıdadır).
Koful, hücre içerisine alınan su ve besinler ile hücrede oluşan atık maddelerin depolanmasını ve bu atık maddelerin hücre dışına atılmasını sağlar. Bu nedenle hücre içerisinde depolamada ve boşaltımda görevlidir.

3- Plastitler :
Hayvan hücrelerinde olmayıp sadece bitki hücrelerinde bulunur. Görevlerine göre kloroplast, kromoplast ve lökoplast olarak üç çeşittir. (Mitokondriye benzer. Fakat büyüktür. Hücre bölünmesinden bağımsız olarak bölünüp çoğalırlar).

a) Kloroplast :
Bitkilerin yeşil renkli kısımlarında (yaprak ve yeşil gövde) bulunan yeşil renkli plastitlerdir. Kloroplast, klorofil maddesini (pigmentini) taşır ve fotosentez olayı burada gerçekleşir. Klorofil maddesi bitkiye yeşil renk verir ve fotosentez olayında görevlidir.
(Yeşil rengi Klorofil a ve b moleküllerinden gelir. Başka renk molekülleri de vardır ama sayıca azdır).


b) Kromoplast :
Bitkilerin yeşil dışındaki organlarının hücrelerinde bulunur. Bitkilerin çiçek ve meyvelerine sarı (ksantofil=limon) kırmızı (likopin=domates) ve turuncu (karoten=havuç) renklerini veren plastitlerdir. Erik ve elmada başlangıçta yeşil daha sonra kırmızı veya başka renge dönüşür. Meyve olgunlaşırken yeşil rengi veren kloroplast daha sonra kromoplasta dönüşür.

c) Lökoplast :
Bitkilerin ışık görmeyen ve toprak altında bulunan kök, gövde ve tohumlarında bulunan renksiz plastitlerdir. (Patates, turp, yer elması, havuç, elma).
Bol miktarda nişasta (protein ve yağ) depo ederler. ( Lökoplastlar bitkilerde nişasta denilen besin maddelerini depolarlar).
(Renk maddesi bulunmaz. Ancak ışıkta bırakılırsa lökoplastlar kloroplasta dönüşür. Örneğin patates ışıkta bırakılırsa kabuğun altından yeşermeye başlar).

4- Endoplazmik Retikulum :
Hücre zarı ile çekirdek arasında uzanan kanalcıklardır (borulardır=kanalcık sistemidir).
Hücre içerisinde madde taşınmasını (ve depolanmasını) sağlar.
Üzerinde ribozom varsa granüllü endoplazmik retikulum, ribozom yoksa granülsüz endoplazmik retikulum olarak adlandırılır.

5- Ribozom :
Virüsler hariç bütün hücrelerde bulunur. Sitoplâzma içerisinde veya endoplazmik retikulum üzerinde yer alır.
Hücre içerisinde protein üretiminde (sentezinde) görevlidir. (Karaciğer gibi protein sentezinin çokça yapıldığı hücrelerde ribozom sayısı normalden daha fazla olur). (Mikroskopta parlak tanecik olarak görünür).

6- Golgi Aygıtı (Cisimciği) :
Hücre içerisinde ter, süt, yağ, gözyaşı, tükürük, sümük, gibi salgıları (sıvıları) üreterek bunları bir zarla çevirip paketler. (Bu salgıların hücre dışına çıkması için paketleme yapılır).
Vücutta salgı üreten organların (süt bezi, ter bezi, yağ bezi, gözyaşı bezi, sümük bezi, tükürük bezi gibi) hücrelerinde golgi aygıtının sayısı normalden fazladır.
(Üst üste yığılmış torbacık şeklindedir. Bakteri dışında tüm hücrelerde vardır. Ribozomda üretilen proteinin yapısını değiştirerek salgı maddesine çevirir. Bitkideki selülozu golgi cisimciği salgılar. Salgılarını depo eder).

7- Lizozom :
Genellikle hayvan hücrelerinde bulunur, bitki hücrelerinde bulunmaz. İnsanlarda akyuvarlar, karaciğer ve dalakta sayısı fazladır ama alyuvarlar hücrelerinde bulunmaz.
Hücre içerisinde büyük besin maddelerinin (moleküllerinin) parçalanmasını (sindirilmesini) sağlar. Ayrıca hücre içerisinde yaşlanan ve yıpranan organellerin de parçalanmasını sağlar. (Lizozomun zar yapısı bozulursa hücre kendi kendini sindirir, parçalar. Bu olaya otoliz denir).
(Lizozom sindirim olaylarını salgıladığı enzim sayesinde gerçekleştirir).
(Tek zarlı torbacıklardır. En çok akyuvarda bulunur. Golgi cisimciğindeki depolanmış salgıları ilgili yerlere taşır. Bunlar sindirici özellik taşır. Böylece hücre kendi kendini sindirmesini önler).


8- Sentrozom (Sentrioller) :
Bitki hücrelerinde bulunmayıp sadece hayvan hücrelerinde bulunur.
Hücre bölünmesinde görevlidir. (Hücre bölünmesi sırasında homolog
kromozomların ayrılmasını ve iğ ipliklerin oluşmasını sağlar).
(İlkel bitkilerde de bulunabilir Hücre bölünmesinde eş kromozomları ayıran iğ ipliklerinin oluşturulmasını sağlar. Bölünme esnasında her sentriol eşlenerek yavru hücrelere giderler. Ayrıca kamçı ve sil (kirpiksi cisim) oluşturur. Demet şeklinde 9 iplikçikten oluşmuştur).

3- Çekirdek :
Hücrenin ortasında bulunan, bir zarla sitoplâzmadan ayrılan, hücredeki bütün yaşamsal faaliyetleri (büyüme, bölünme ve onarım) yöneten ve kontrol eden (sitoplazmadaki en büyük) kısımdır. Çekirdeği alınan hücre yaşayamaz. Kırmızı kas hücresi ile karaciğer hücrelerinde birden fazla çekirdek varken bakteriler ve alyuvarlar hücrelerinde çekirdek bulunmaz. (Bir zarla sitoplâzmadan ayrılmamıştır). (Bakteri, alyuvar ve mavi yeşil algler hariç, bütün hayvan ve bitki hücrelerinde bulunur).
Çekirdek; çekirdek zarı, çekirdek öz suyu, çekirdekçik ve kromatin iplik olmak üzere 4 kısımdan oluşmuştur.

a) Çekirdek Zarı :
Çekirdeği sitoplâzmadan ayıran ve hücre zarına benzeyen çift katlı zardır. Üzerinde madde giriş çıkışını sağlayan delikler (porlar) bulunur.

b) Çekirdek Öz Suyu :
Çekirdeğin içini dolduran ve sitoplâzmaya benzeyen sıvıdır. (İçinde organik ve inorganik maddeler ile nükleik asitler bulunur).

c) Çekirdekçik :
Çekirdek öz suyu içinde bulunan, bir veya birkaç tane olan yapıdır. RNA (denilen nükleik asit) ve protein üretiminde (sentezinde) görevlidir.

d) Kromatin İplik :
Çekirdek öz suyu içine dağılmış olan uzun, ince ve iplik şeklindeki yapılardır. Bir hücrenin sahip olduğu özellikler ile ilgili bilgiler kromatin ipliklerde saklıdır. (Diskete benzet).
Hücre bölünmesi sırasında kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluştururlar. Kromozomlar bir canlıya ait bütün özellikleri taşıyan yapılardır. Canlıya ait bütün özellikler, kromozomların üzerinde bulunan genlerde saklıdır. Genler birleşerek DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) molekülünü oluştururlar. DNA molekülü bir canlıya ait bütün özellikleri (saç rengi, saç şekli, göz rengi, kulak yapısı, boy uzunluğu, yaprak genişliği, tüy rengi gibi) belirleyen yapıdır.
İnsandaki vücut hücrelerinde 46 kromozom bulunur.
(Hücrenin kontrolü, büyüme ve gelişimi DNA tarafından yürütülür. DNA, organik baz, şeker ve fosfattan oluşmuş çift zincirli büyük bir moleküldür. Çekirdekli hücrelerde, DNA’lar çekirdekte, kloroplâstta ve mitokondrilerde bulunur).

9/10/2009

Hücrenin Yapısı ve Görevleri

A- CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR :

1- Canlıların Ortak Özellikleri :
Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar.
Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.
Canlı varlıklar insanlar, hayvanlar ve bitkilerden oluşur. Canlı varlıkların tamamında görülen özelliklere canlıların ortak özellikleri denir. Bütün canlılarda görülmeyen özellikler ise ortak değildir. (Fotosentez yapma, yer değiştirme, iskelete sahip olma…).

Canlıların Ortak Özellikleri Şunlardır ;
1- Hücrelerden oluşma.
2- Beslenme.
3- Büyüme ve gelişme.
4- Hareket etme.
5- Solunum yapma.
6- Boşaltım yapma.
7- Çoğalma yani üreme.
8- İrkilme yani tepki verme.


2- Hücrenin Yapısı ve Görevleri :
Bir canlıyı oluşturan en küçük yapı birimine hücre denir. (Bir canlının canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir).
Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir hücreden, bazıları da çok sayıda hücreden oluşmuştur. Her canlıyı oluşturan hücrelerin sayısı ve büyüklüğü aynı değildir. Canlıyı oluşturan hücrelerin görevlerine göre şekli ve büyüklüğü farklı olabilir. (Bilinen en küçük hücre, bakteridir. En büyük hücre deve kuşu yumurtasının sarısı, en uzun hücre de yaklaşık 1 m uzunluğunda olan sinir hücreleri örnek olarak verilebilir).
Hücre gözle görülemeyip mikroskopla incelenir. Mikroskopla canlıları ilk inceleyen bilim adamı Lövenhuk’ tur. (16.yy da terzilik yaparken büyüteçte kumaşları incelerken mikroskobu bulmuştur). Lövenhuk incelediği göl suyunda tek hücreli canlıları görmüştür.
Hücre ilk defa 1665 yılında İngiliz bilim adamı Robert Hook tarafından bulunmuştur. Robert Hook şişe mantarını incelerken gördüğü boş odacıklara (bal peteği şeklinde) hücre adını vermiştir.

a) Hücre Sayısına Göre Canlı Çeşitleri :
Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir hücreden, bazıları da çok sayıda hücreden oluşmuştur. Bu nedenle canlılar hücre sayısına göre tek hücreli canlılar ve çok hücreli canlılar olarak iki grupta toplanırlar.

1- Tek Hücreli Canlılar :
Tek bir hücreden oluşan canlılara tek hücreli canlılar denir. Bakteriler, amip, mantarlar, öglena, terliksi hayvan (paramesyum) ve mavi – yeşil algler tek hücreli canlılardır.

2- Çok Hücreli Canlılar :
Çok sayıda hücreden oluşan canlılara çok hücreli canlılar denir. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler çok hücreli canlılardır. Çok hücreli canlılarda dokular bulunur).

b) Hücre Çeşitleri :
Hücreler gelişmişlik düzeyine göre prokaryot (ilkel) hücreler ve ökaryot (gelişmiş) hücreler olmak üzere ikiye ayrılır.

1- Prokaryot (İlkel) Hücreler :
En basit yapılı hücrelerdir. Prokaryot hücrelerde çekirdek zarla çevrilmemiştir ve kalıtsal madde (DNA) sitoplazma içinde dağınık haldedir. Prokaryot hücrelerde hücre zarı, sitoplâzma ve zarsız organel olan ribozom bulunur. Ribozom dışında organelleri bulunmaz. Bakterilerin ve mavi – yeşil alglerin (su yosunlarının) hücreleri prokaryot hücredir.

2- Ökaryot (Gelişmiş) Hücreler :
Çekirdeği ve organelleri zarla çevrilmiş olan hücrelere ökaryot (gelişmiş) hücreler denir. Ökaryot hücreler hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdek olmak üzere üç kısımdan oluşurlar.
Bazı tek hücreli canlıların, mantarların, bitkilerin, insanların ve hayvanların (çok hücreli canlılar) hücreleri ökaryot hücredir.

c) Hücrenin Görevleri :
Canlıların yaşamlarını sürdürebilmek için yaptığı beslenme, solunum, dolaşım, boşaltım, sindirim, üreme, büyüme, gelişme, gibi faaliyetlere yaşamsal faaliyetler denir. Canlılarda gerçekleşen yaşamsal faaliyetlerin tamamı hücre tarafından yapılır. Yani hücrenin görevi, yaşamsal faaliyetleri gerçekleştirmektir.



d) Hücrenin Yapısı :
Hücre dıştan içe doğru hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdek olmak üzere üç kısımdan oluşur.


8/10/2009

Uçun Kuşlar-6.Sınıf Türkçe Konu Anlatımı

1.  Uçun kuşlar uçun doğduğum yere ,                                    3.    Orda geçti benim güzel günlerim
    Şimdi dağlarında mor sümbüller vardır                                     O demleri anıp bu gün inlerim
    Ormanlar koynunda bir serin dere                                            Ömrümün destanını okur dinlerim
    Dikenler içinde sarı gül vardır.                                                  İçimde oralı bir bülbül vardır.

  2.  O çay ağır akar , yorgun mu bilmem ?                               4.    Uçun kuşlar uçun burada vefa yok,
   Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem?                                      Öyle akar sular , öyle hava yok.
   Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem?                                          Feryadıma karşı aksiseda yok.
   Yüce dağ başında siyah tül vardır.                                           Bu yangın yerinde soğuk kül vardır.
                                                                                         RIZA TEVFİK BÖLÜKBAŞI

Her etkinlik alanına ilişkin ürünler toplanarak değerlendirilecektir.

*Bireysel değerlendirme için sınıfa sorular yöneltilecek.

1.        Şiirin ana duygusu nedir?

2.        Halk şiirinin  özellikleri nelerdir?

3.        Şairin adının geçtiği son bölüme ne ad verilir?

4.        Şiirin ölçüsü nedir?

5.        Sayı sıfatları kaça ayrılır? Birer örnekle açıklayınız.

8/10/2009

BİREY VE TOPLUM-SOSYAL BİLGİLER ÖĞRENİYORUM-SOSYAL BİLGİLER DERSİ 6.SINIF

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRENİYORUM

Neden Oldu: Dünya Üzerinde Bir çok olay meydana gelmektedir. Bu olayları bilmek ve anlaya bilmek için, tek taraflı değilde yargılayan bir düşünce yapısına sahip olmak gerekir. Hiçbir zaman bir olayın oluş ve sonucu tek taraflı değildir.

                Yakın çevremizdeki bir örneğe bakarsak bir olayın çok boyutlu olduğunu fark ederiz. Çünkü olaylardan farklı kişiler farklı şekillerde etkilenmektedir. Etkileniş biçimlerinin nedenleri ve sonuçları farklıdır.              

OLGU:  Herkes tarafından kabul edilen, kanıtlanabilir, değiştirilmeyen Bilgilerdir.

ÖRNEK: M. Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 da samsuna çıkarak milli mücadeleyi başlattı.

                 Ankara Türkiye’nin başkentidir.

GÖRÜŞ: Kişiden kişiye değişen kişilerin düşüncelerini yansıtan kimine göre doğru kimin göre yanlış bilgilerdir.

Örnek: Türkiye’nin en sevilen takımı Beşiktaş’tır.

                İlköğretimde en sevilen ders İngilizcedir.

Not: Bence, bana göre, mutlaka, kesinlikle gibi ifadeler görüş bildiren ifadelerdir.

OLGUDAN GENELLEME

Herkesin bildiği ve kabul ettiği bilgilere olgu denir. Bir olgunun genelleştirilmesi için tümevarım ve tümdengelim kavramlarını bilmek gerekir.

Tümevarım: Parçadan bütüne varmaktır. Yani küçük olgu ve olaylardan asıl konuya, öze ulaşmaktır.

Tümdengelim: bütünden parçaya varmaktır.

Yanardağlarca püskürtülen kayaçlara magmatik denir. Bunların çoğu elmas, altın ve bakır gibi değerli mineraller içerir. Sürekli patlama tehlikesine karşın, yanardağların yamaçlarındaki verimli topraklar çoğu çiftçilerce kullanılmaktadır.

 

AŞAĞIDA VERİLEN İFADELERDE BOŞLUKLARI DOLDURUNUZ.

 

1. Herkes tarafından kabul edilen, kolayca anlaşılabile değiştirilemeyen bilgilere …………………...denir.

2. ülkemizde bize vatandaşlık haklarını öğreten ……………………..…………………………….dersidir.

 

AŞAĞIDAKİ İFADELERİN OLGU MU,GÖRÜŞ MÜ OLDUĞUNU YAZINIZ.

 

3-Artık Türk sinemasında yeni ve heyecanlı filmler yok. (       )

4-Bir kişinin malına ve canına kastetmek en kötü davranıştır.(   )

 

 

AŞAĞIDA VERİLEN TEST SORULARINI CEVAPLAYINIZ.

 

1-Olguyu görüşten ayıran en büyük fark, herkesçe biliniyor ve kabul ediliyor olmasıdır. Buna göre aşağıdaki verilen yargılardan hangisi bir olguyu ifade eder.

A)       Yarınlar bugünden güzel olacak

B)      Van Gölü Türkiye’nin en büyük gölüdür.

C)      Türkiye’ni en sevilen takımı Sakaryaspordur.

D)      Bana göre futbol bir akıl oyunudur.

2-……………………..İstanbul’dur. Yandaki boş olan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse bir görüş belirtilmiş olur.

A)       Türkiyenin En büyük ili

B)      Marmara bölgesinin in gelişmiş ili

C)      Türkiye’de en çok göç alan il

D)      Bence umutların diyarı

 3- Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler dersinin bir özelliği olamaz?

A)   Bireyi topluma kazandırmayı öğretir.

B)  Kalıplaşmış, değişmeyen bilgileri öğretir.

C)  Üzerinde yaşadığımız toprağın özelliklerini, tarihini öğretir.

D)  Kültürel alanda bilgilenmemize yardımcı olur.

4- Aşağıdakilerden hangisi empatiye örnek olabilir?

A) Alperen sınıf kapısını hızla çarptı

B) Rana, Ayşenin üzüntüsünü yüreğinde hissediyordu

C) Fatih, Aydın’a çok kızdı.

D) Orhan, Ablası Şukufe’yi sevdiğini her yerde söylüyordu

 

5-Olgu : İspatlanabilir, herkes tarafından kabul edilir.

Görüş : Kişiden kişiye değişir, öznel bir yargı söz konusudur.

Verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi bir görüş cümlesidir?

A) Yer çekimi kuvvetini Newton bulmuştur.

B)  Cumhuriyet 29 Ekim 19232te ilan edilmiştir.

C)  Müzik ruhun gıdasıdır.

D)  Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrilidir

 

6- Tüm insanlar tarafından kabul edilen, sürekli olagelen ortak bilgi olguyu oluşturur. Buna göre Sevim Hoca’nın matematik der-sinde söylediklerinden hangisi olguya örnek niteliğindedir?

A)  Matematik çok zevkli ve eğlencelidir.

B)  Fizik ve astronomi bilimi matematikten yaralıdır.

C)  Matematik kolay anlaşılabilen bir derstir.

D)  Matematik çevremize farklı gözlerle bakmamızı sağlar

 

7-.  Bence, bana göre, mutlaka gibi ifadelerin olduğu cümleler görüş cümleleridir.Buna göre Ömer in günlüğünde yazılı şu cümlelerden hangileri görüş içermektedir*

1. Bugün 29 Ekim M. Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan ettiği gündür.

2. Bence eğlenceli, coşkulu bir şenlikti bugün okulumuzdaki tören.

3. Ayşe’nin “Kurtuluş” adlı okul projesinde giydiği elbise bana göre çok güzeldi.

 

A) Yalnız 1     B) Yalnız 2       C) 1 ve 2      D) 2 ve 3

 

8- Bir olay bir tek nedene bağlanamaz. Mutlaka birçok nedeni vardır. Buna göre, aşağıdaki yargılardan hangisi yukarıdaki açıklamaya uyar.

A) Futbolcular hakemin kararından dolayı maçı kaybettiklerini söylediler. 

B)Yağmur yağdığından beri kurbağalardan geçilmiyor.

C)      1. Dünya Savaşı, ham madde, kaynak, sömürge arayışı sonucu ortaya çıkmıştır.

D)      Şair “yarın çok geç olabilir, bugün gel” demiş.

 

9- Aşağıdakilerden hangisi çevre kirliliğine neden olacak bir olay değildir?

 

A)    Karabük Demir-Çelik Fabrikasından çıkan gazlar atmosfere karışıyordu.

B)      Yüzlerce sporcu bisiklet yarışı için Ankara’ya gelmişti.

C)      Batman’daki petrol rafinerisi birçok insanın para kazanmasına karşın, zararda veriyordu.

D)      Tarımda kullanılan ilaçlar aynı zamanda yaralı böcekleri de öldürüyordu.

 

10-. Okula yeni başlayan Orçun, önce fişleri, sonra kelimeleri, sonra heceleri öğrenmiş en son olarak da harflerin isimlerini öğrenip, okumayı sökmüştür.

Buna göre Orçun okumayı öğrenirken öğretmenleri hangi yolu takip etmiştir?

A)       Tümdengelim

B)      Tümevarım

C)      Genelleme

D)      Empati

 

AŞAĞIDAKİ CÜMLELERİN ÖNÜNE OLGU İSE OLGU, GÖRÜŞ İSE GÖRÜŞ YAZINIZ

 

...... Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanıdır.

...... Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadadır.

...... Galatasaray Türkiye’nin en iyi futbol takımıdır.

...... Sinema tiyatrodan daha eğlencelidir.

...... Merkez üssü Endonezya olan deprem 8.9 şiddetiyle geçen yüzyılın en büyük dördüncü depremiydi.

...... İlk uygarlıkların çoğu, nehir, göl ve deniz gibi su kaynaklarına yakın yerlere kurulmuştur.

...... Ulusal egemenliği millet adına kullanan kurum meclistir.

...... Erkek öğrenciler, matematik dersinde kız öğrencilerden daha başarılı olurlar.

8/10/2009

Sayılar-Kümeler ve Olasılık-6.SINIF MATEMATİK

KÜMELER

A. TANIM

*

Küme, nesnelerin iyi tanımlanmış listesidir.
*

Kümeler genellikle A, B, C gibi büyük harflerle gösterilir.
*

Kümeyi oluşturan ögelere, kümenin elemanı denir. a elemanı A kümesine ait ise,
a Î A biçiminde yazılır. “a, A kümesinin elemanıdır.” diye okunur.
b elemanı A kümesine ait değilse, b Ï A biçiminde yazılır. “b, A kümesinin elemanı değildir.” diye okunur.
*

Kümede, aynı eleman bir kez yazılır.
*

Elemanların yerlerinin değiştirilmesi kümeyi değiştirmez.
*

A kümesinin eleman sayısı s(A) ya da n(A) ile gösterilir.

B. KÜMELERİN GÖSTERİLİŞİ

Kümenin elemanları aşağıdaki 3 yolla gösterilebilir.

1. Liste Yöntemi

Kümenin elemanları { } sembolü içine, her bir elemanın arasına virgül konularak yazılır.

A = {a, b, c} ise, s(A) = 3 tür.

2. Ortak Özelik Yöntemi

Kümenin elemanlarını; daha somut ya da daha kolay algılanır biçimde, gerektiğinde sözel, gerektiğinde matematiksel bir ifade olarak ortaya koyma biçimidir.

A = {x : (x in özeliği)}

Burada “x :” ifadesi “öyle x lerden oluşur ki” diye okunur.

Bu ifade “x |” biçiminde de yazılabilir.

3. Venn Şeması Yöntemi

Küme, kapalı bir eğri içinde her eleman bir nokta ile gösterilip noktanın yanına elemanın adı yazılarak gösterilir.
Bu gösterime Venn Şeması ile gösterim denir.

C. EŞİT KÜME, DENK KÜME

Aynı elemanlardan oluşan kümelere eşit kümeler denir. Eleman sayıları eşit olan kümelere denk kümeler denir.

A kümesi B kümesine eşit ise A = B,

C kümesi D kümesine denk ise C º D dir.

Eşit olan kümeler aynı zamanda denktir. Fakat denk kümeler eşit olmayabilir.

D. EŞİT OLMAYAN (FARKLI) KÜMELER

Tamamen aynı elemanlardan oluşmayan kümelere eşit olmayan (farklı) kümeler denir.

A = {a, b, c}, B = {a, b, d} ise A ¹ B dir.

A = {1, b, 7}, B = {a, 2, d, 5} ise A ¹ B dir.

E. BOŞ KÜME

Hiç bir elemanı olmayan kümeye boş küme denir.

Boş küme { } ya da Æ sembolleri ile gösterilir.

{Æ} ve {0} kümeleri boş küme olmayıp birer elemana sahip iki denk kümedir.

F. ALT KÜME

A kümesinin her elemanı, B kümesinin de elemanı ise A ya B nin alt kümesi denir.
A kümesi B kümesinin alt kümesi ise A Ì B biçiminde gösterilir.

A kümesi B kümesinin alt kümesi ise B kümesi A kümesini kapsıyor denir.
B É A biçiminde gösterilir.

C kümesi D kümesinin alt kümesi değilse C Ë D biçiminde gösterilir.

Alt Kümenin Özelikleri

*

Her küme kendisinin alt kümesidir. A Ì A
*

Boş küme her kümenin alt kümesidir. Æ Ì A
*

(A Ì B ve B Ì A) Û A = B dir.
*

(A Ì B ve B Ì C) Ş A Ì C dir.
*

n elemanlı bir kümenin alt kümelerinin sayısı 2n dir.

G. KÜMELERLE YAPILAN İŞLEMLER

1. Kümelerin Birleşimi

A nın elemanlarından veya B nin elemanlarından oluşan kümeye bu iki kümenin birleşim kümesi denir ve A È B biçiminde gösterilir.

2. Birleşim İşleminin Özelikleri

*

A È Æ = A
*

A È A = A
*

A È B = B È A
*

A È (B È C) = (A È B) È C
*

A Ì B ise, A È B = B
*

A È B = Æ ise, (A = Æ ve B = Æ) dir.

3. Kümelerin Kesişimi

A ve B kümesinin ortak elemanlarından oluşan kümeye A ile B nin kesişim kümesi denir ve A Ç B biçiminde gösterilir.

4. Kesişim İşleminin Özelikleri

*

A Ç Æ = Æ
*

A Ç A = A
*

A Ç B = B Ç A
*

(A Ç B) Ç C = A Ç (B Ç C)

A Ç (B È C) = (A Ç B) È (A Ç C)

A È (B Ç C) = (A È B) Ç (A È C)

H. İKİ KÜMENİN FARKI

A kümesinde olup, B kümesinde olmayan elemanların kümesine A fark B kümesi denir. A fark B kümesi A – B ya da A B biçiminde gösterilir.

İ. ELEMAN SAYISI

A, B, C herhangi birer küme olmak üzere,

*

s(A È B) = s(A) + s(B) – s(A Ç B)
*

s(A È B È C) = s(A) + s(B) + s(C) – s(A Ç B) – s(A Ç C) – s(B Ç C) + s(A Ç B Ç C)
*

s(A È B) = s(A – B) + s(A Ç B) + s(B – A)
*

a + b + c + d tane öğrencinin bulunduğu bir sınıfta voleybol oynayan öğrencilerin sayısı s(V) = b + c, tenis oynayan öğrencilerin sayısı s(T) = a + b, voleybol ve tenis oynayan öğrencilerin sayısı s(T Ç V) = b olsun.

Tenis veya voleybol oynayanların sayısı: a + b + c

Sadece tenis oynayanların sayısı: a

Sadece voleybol oynayanların sayısı: c

Tenis oynamayanların sayısı: c + d

Voleybol oynamayanların sayısı: a + d

Bu iki oyundan en az birini oynayanların sayısı: a + b + c

Bu iki oyundan en çok birini oynayanların sayısı: d + a + c

Bu iki oyundan hiç birini oynamayanların sayısı: d

30/9/2009

8.Sınıf Fen ve Teknoloji-Hücre Bölünmesi ve Kalıtım-Mitoz

http://www.fenokulu.net/portal/sayfalar/resimgalerisi/ResimDosyalari/mayozvemitozbolunmepano2.jpg
Mitoz Bölünme ( Konu Anlatımı)
Hücre bölünmesi tüm canlılarda görülen bir olaydır. Bu olayın amacı hücre bölünmesinin gerçekleştiği canlı veya hücreye bağlı olarak yeni hücreler meydana getirmek, yenilenme ve büyümeyi sağlamaktır. Ayrıca bazı canlılarda yumurta ve sperm gibi eşey hücrelerini oluşturmaktır. Bir hücrenin bölünmesi için önce hücrenin belli bir büyüklüğe ulaşması gerekmektedir.
Hücre bölünmesi, bir hücreli canlıların çoğalması, çok hücreli canlıların büyümesi erkek ve dişi eşey hücrelerinin meydana gelmesi için gerekli bir olaydır. Hücre bölünmesi vücut hücrelerinde mitoz, eşey hücrelerini oluşturmak için mayoz olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleşir.
Hücre mitoz bölünme sırasında üstteki şekilde görüldüğü gibi birbirini takip eden farklı evrelerden geçer
Mitoz Bölünme de dikkat edilecek hususlar
Tek hücrelilerde çoğalma , çok hücrelilerde büyüme için kullanılır.
Yıpranan ve yaralanan hücrelerin iyileşmesi mitoz ile olur.
Oluşan hücrelerin Kromozom bilgisi aynıdır.
Büyüme sırasında mitoz bölünme hızlıdır.
Sinir, Sperm ve Yumurta hücrelerinde mitoz bölünme olmaz.

Bu evreler sırasında; ( Mitoz Evrelerinin Oluşum Sırası Önemlidir)
*Çekirdeğin ve sitoplazmanın bölünmesiyle iki yavru hücre oluşur.
*Hücre bölünmesi öncesinde çekirdekte bulunan ve canlının kalıtsal özelliklerini taşıyan maddenin (kalıtım maddesi) birer kopyası yapılır.
*Bu kalıtım maddesi mitozun başlangıcında kromozom adi verilen yapılara dönüşür.
*Mitozun ilk evresinde kromozomlar belirgin halde görülmeye baslar.
*Daha sonraki evrelerde hücrenin ortasında dizilen kromozomlar, hücrenin karşılıklı kutuplarına doğru hareket eder.
*Böylece oluşacak hücrelerin ikisi de kromozomların, dolayısıyla kalıtım maddesinin birer kopyasını almış olur.
*Bu şekilde çekirdek bölünmesini tamamlayan hücre, sitoplazma bölünmesine geçer.
*Sitoplazma bölünmesi sırasında hayvan hücresi  ortadan ikiye boğumlanır ve mitoz bölünme tamamlanır.

Bitki hücresinde ise hücrenin ortasında ara lamel adi verilen bir yapı oluşarak hücre ikiye bölünür. Mitoz bölünmede, ana hücreden iki yavru hücre oluşur. Oluşan bu hücreler ana hücre ile ayni sayı ve özellikteki kromozomları içerir. Vücut hücreleri anne ve babadan gelen kromozom çiftlerine sahiptir. Bir takim halinde kromozom içeren hücreler "n" ile gösterilir. Bir takim (n) anneden, bir takim (n) babadan gelmek üzere iki takim kromozom bulunduran hücreler ise "2n" ile gösterilir. Örneğin insanların vücut hücrelerinin kromozom sayısı 2n=46'dir. Öyleyse insanların vücut hücrelerinde 23 çift kromozom olduğunu söyleyebiliriz.

Kromozom sayıları ile canlıların büyüklüğü ve gelişmişliği arasında bir ilişki yoktur. Tablodaki bilgilerden yola çıkarak
kromozom sayıları fazla olan canlıların, örneğin kromozom sayısı 94 olan deniz yıldızının insandan daha gelişmiş olduğunu söyleyemeyiz.
Eşeysiz Ürem Şekilleri
Bölünerek çoğalma, vejetatif üreme ve tomurcuklanma Rejenerasyonla (Yenilenme) Üreme ,Sporla Üreme eşeysiz üreme şekilleridir. Eşeysiz üreme mitoz ile gerçekleşir.

Vejetatif Üreme
Bitkilerin dal, yaprak gibi kısımlarından yeni bir bitki meydana gelmesi "vejetatif üreme" olarak adlandırılır.
*Vejetatif üreme sadece bitkilerde görülür.
Gül ve söğütün kesilen dallarının toprağa dikilmesiyle yeni gül ve söğüt oluştuğunu görmüşsünüzdür.
Örnek: Gül ve söğüt Zambak, patates , Gözyaşı bitkisi
Tomurcuklanma İle Üreme
Hidra
Hidralarda görünen bu çoğalma sekli tomurcuklanma olarak adlandırılır. Ana canlı vücudunda  üremeye yönelik oluşan çıkıntılara tomurcuklanma ile üreme denir. Deniz anası, sünger gibi canlılar da tomurcuklanara k çoğalır.
Örnek: Hidra , Süngerler ,Sölenterler, Deniz Anası , mercan gibi deniz hayvanları ile Mantarlardan Bira mayası

Bölünerek Üreme
Bazı canlılar da bölünerek ürer.

Amip
Örneğin amip belirli bir büyüklüğe ulaşınca fotoğrafta görüldüğü gibi bölünerek kendine benzer yavru amipler oluşturur.  Ana canlıdan tamamen kendisine benzeyen yavru canlıların oluşması seklinde gerçeklesen bu olayda eşey hücreleri rol almaz.
*Bir hücreli canlılarda görülür.
*En Hızlı üreme şeklidir.
*Yemeklerin 1 gecede bozulması , Havuzun kısa sürede yosunlanmasının kaynağı olan bölünme şeklidir.
Örnek: Premasyum , amip ,Öğlena Bakteri ,alg ( Bir hücreli yosun)

Rejenerasyonla (Yenilenme) Üreme
planarya

Kuyruğu kopan bir kertenkelenin kuyruğunu yeniden oluşturması, denizyıldızının kopan kolunu yenilemesi mitozla gerçeklesen yenilenme olaylarıdır.  Rejenerasyon (Yenilenme) ile üremedir.
Rejenerasyonla yenilenmeye örnek
*Karaciğerin kesilen yerinin onarılması
*Kopan kertenkele kuyruğunun çıkması
*Yaraların iyileşmesi , kırılan kemiklerin onarılması
Rejenerasyonla Üremeye örnek
*Planerya , Toprak solucanı , Deniz Yıldızı , Süngerlerde  kopan parçalar ayrı ayrı canlıyı oluşturur.

Toprak solucanlarının birçok parçaya ayrılsa bile her parçasının tam bir solucanı meydana getirebileceğini biliyor muydunuz? insanlarda kemik iliğinden yeni kan hücrelerinin oluşması, kırılan kemiklerin onarılması, yaraların zamanla iyileşmesi de bir çeşit yenilenme değil midir?

Sporla Üreme
Sporla üremede ise üzeri sağlam bir örtü ile kaplı özelleşmiş hücrelerdir.  Olumsuz çevre şartlarına iyi dayanırlar. Şartlar uygun hale gelince mitoz ile yeni canlıyı oluştururlar.

Örneğin: Kara yosunu, Eğrelti otu , Mantarlar

Verdiğimiz örneklerden de anlaşıldığı gibi mitoz, canlıların vücut hücrelerinde görülen bir bölünme seklidir. Çok hücrelilerde büyüme ve yenilenmeyi sağlarken tek hücrelilerde üremeyi sağlar.alıntıdır

30/9/2009

6.Sınıf Fen ve Teknoloji-Canlılarda üreme,büyüme ve gelişme-Canlılık Hücreyle Başlar

Hücreler iki çeşittir.Hayvan hücresi ve Bitki hücresi. Hücreler canlılırdaki en küçük yapı birimidir.Hücreler 3 ana kısımlardan oluşur.Eğer içten dışa doğru sıralarsak çekirdek,sitoplazma ve hücre zarından oluşur.Ayrıca bitki hücresinde hücre duvarı vardır.Bu yüzden insanlar ve hayvanlardan daha uzun süre yaşabilirler.Bitki hücresi altıgen,hayvan hücresi yuvarlak şeklindedir.Hücrenintoplazmasında yaşamsal olayları gerçekleştiren yapılara organel adı verilir.Sentriyoller(sentrozom)sadece hayvan hücresinde bulunur.Kroloplast ise sadece bitki hücresinde bulunur.Kofulun görevi hücrede zararlı yada fazla olan maddeleri depo etmektir.Kroloplast bitki hücresinde fotosentez yaparak besinve oksijen üretir.Mitokondri hücre için enerji üretir.Lizozom hücrede sindrimi sağlar.Ribozom hücrede protein sentezler ve en küçük organeldir.
                                                                                      
                             Resim:Plant cell structure tr.svg

TV'de Bugün

Güncel Haberler