eğitimci - Blogcu




Anasayfa | Rss | E-Mail

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

EĞİTİMCİ.........EĞİTİM ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!... ..HOŞ GELDİNİZZZZ...EĞİTİMCİ!!!.....

8/11/2009

Kayaçlar nerede bulunur?

http://www.buzlu.org/images/2007/12/tortul-kayaclar.jpg

Kayaç, bir ya da daha fazla mineralin bir araya gelmesiyle oluşmuş bütündür.

Doğada 45 tür kayaç bulunur. Bunlar Tortul, Magmatik ve Metamorfik kayaçlardır. Magmatik kayaç yerin derinliklerinde bulunan çeşitli elementlerce zengin eriyik olan magmanın derinlerde ya da yüzeyde katılaşması sonucu oluşur. Metamorfik kayaçlar var olan magmatik ya da tortul kayacın yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması sonucu oluşur. Tortul kayaçlar ise magmatik, metamorfik ya da tortul kayaçların ayrışması, aşınması ve bir çökelme havzasında birikmesi ve ardından taşlaşması sonucu oluşur. Magmatik ve metamorfik kayaçlar tüm yer yuvarının yüzde 95'ini meydana getirmesine karşın yer kabuğunun sadece yüzde 25'lik kısmını oluşturur.

Kayaçlar sürekli döngü halindedir. Bir magmatik kayaç sıcaklık ve/veya basınç altında metamorfik kayaca, metamorfik bir kayaç sıcaklıkla eriyerek magmaya ardından da magmatik kayaca, hem magmatik kayaç hem de metamorfik kayaç ayrışarak tortul kayaca dönüşür. Buna kayaç döngüsü adı verilir.

Kayaçlar oluşumları sırasındaki doğal ortamı yansıtan belgelerdir. Yer kabuğunun jeolojik gelişmesinin izleri kayaç üzerinde izlenmiştir. Bu nedenle onlar yer kabuğunun doğal belgeleri sayılır.

Bugün yeryüzünde hüküm süren fiziksel olaylar, akarsuların aşındırma ve taşıma etkileri, çöllerin ve denizlerin değişik bölgelerinde farklı tortulların çökertilmesi, yeryüzünün değişik iklim kuşaklarının bulunması gibi jeolojik olayla bütün yer tarihi boyunca hep aynı şekilde, aynı düzende oluşmuştur. Yani eski jeolojik devirlere ait kayaçların oluşumu bugün yeryüzünde hüküm süren fiziksel olayların ışığı altında yorumlanabilir. Böylece kayaçlar oluşumu sırasında mevcut olan doğal ortamı aynen yansıtırlar.

8/11/2009

BEYNİ KORUYAN KAFES: KAFATASI

http://img1.loadtr.com/b-405631-kafatas%C4%B1_kemikleri_.jpg

Kafatası beyni çevreleyen ve son derece güçlü bir koruma sağlayan kemikten bir zırhtır. 8 ayrı kemiğin birleşmesiyle oluşmuştur. Daha önce vücuttaki kemiklerin bulundukları yere ve işlevlerine göre farklı özelliklerde olabileceklerinden bahsetmiştik. Kafatasında da kendine özgü bir tasarım söz konusudur. Kemiklerin birleşim noktaları diğer kemiklerden daha farklı olarak girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Çünkü kafatası kemiklerinin birleşim noktaları birbirlerine oturabilecek şekilde tasarlanmıştır.

Yetişkin bir insanda oldukça sert ve güçlü bir yapıya sahip olan kafatası, yeni doğmuş bir bebekte bambaşka bir yapıya sahip olarak karşımıza çıkmaktadır. Anne karnından çıkan bir bebeğin kafatası henüz kemik halini almamış, yumuşak bir yapıdadır. Ayrıca kafatasını oluşturan 8 kemik birbirlerine tam oturmamıştır. Kemiklerin birleşim noktaları arasında boşluklar vardır. İlk bakışta bebeğin sağlığı açısından bir dezavantaj gibi görünen bu durum, aslında doğum sırasında bebeğin hayatını kurtaran önemli bir özelliktir. Eğer kafatası tam olarak kemiksi sert bir yapıda olsaydı ve arada boşluklar olmasaydı, doğum anında bebeğin kafasının ezilme ihtimali çok yüksek olacaktı. Fakat bebeklerde kafatası kemiklerini oluşturan kıkırdaksı yumuşak yapıdan dolayı kemikler bir esneklik kazanarak, eğilme ve bükülme özelliği taşımaktadırlar. Ancak sadece esneme tabii ki yetersizdir. Kafatasının esneyebilmesi için bir de alana ihtiyaç vardır. İşte bu alan da doğum sırasında henüz tam olarak kapanmamış olan kafatası aralığıdır. Kafatası kemikleri sıkışarak aradaki bu boşluğu doldurur hatta birbirlerinin üzerine doğru çıkarlar ve kafanın hacmi küçülür. Böylece bebek, baş hacminin yarısı kadar olan doğum kanalından geçerek sağlıklı doğar.

Ya bunlardan biri olmasaydı? Mesela kafatası kemikleri yine esnek olsaydı da arada boşluk olmasaydı ya da tam tersi olsaydı, yani kemiklerin arasında boşluk olsaydı, ancak kemikler esnek olmasaydı. Her iki durumda da bebeğin beyni büyük hasar görürdü. Yani doğum anında bu iki özelliğin de birarada bulunması şarttır. Fakat burada unutulmaması gereken çok önemli bir detay daha vardır: Anne vücudundaki leğen kemikleri.

Hamile kadınlarda leğen kemikleri, hamileliğin son aylarına doğru gevşer ve birbirlerinden biraz ayrılır. Bu son derece önemli bir ayrıntıdır, çünkü bu gevşeme sayesinde bebek, başı ezilmeden doğabilir.İnsan vücudundaki her özellik insanın sağlığını korumak ve zarar görmesini engellemek için tasarlanmıştır.

8/11/2009

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı İlköğretim ve lise 1.Dönem 1.Yazılıları

2009-2010 7.sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1.dönem 1.Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/141057083/e544dd66/7snf_Dn_Kltr_Ve_Ahlak_Blgs_1_Dnem_1_Sinav_Sorulari_1.html

2009-2010 6.sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1.dönem 1.Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/137106241/766e20bb/Yeni_Microsoft_Word_Document.html

2009-2010 8.sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1.dönem 1.Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/141057082/9243edf0/7snf_Dn_Kltr_Ve_Ahlak_Blgs_1_Dnem_1_Sinav_Sorulari_2.html

2009-2010 Türkçe Dersi 8. Sınıflar 1.dönem 1.Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/136501986/e8db64ee/8A1-12009.html

2009-2010 Türkçe Dersi 7. Sınıflar 1.dönem 1.Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/136500787/2dfe1e17/7A11_2009.html

2009-2010 6.Sınıf Türkçe Dersi 1.Dönem 1.Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/136502415/ba7db2a0/6-A-1DNEM_1YAZILI.html?err=no-sess

2009-2010 4.Sınıf Matematik 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları

http://hotfile.com/dl/9842138/0790a45/4._snf_matematik_dersi_tm_yln_yazl_sorular_uload_B Y_SoSYoPaT.rar.html

2009-2010 4. sınıf ingilizce dersi 1. dönem 1. yazılı soruları

http://rapidshare.com/files/210215367/4._s__305_n__305_f___304_ngilizce_Yaz__305_l__305__sorular__305_.rar.html

2009-2010 4. sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 1. Yazılı Soruları

http://rapidshare.com/files/210215369/4._s__305_n__305_f_Sosyal_Bilgiler_Yaz__305_l__305__sorular__305_.rar.html

2009-2010 6.Sınıf Matematik 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları
http://www.4shared.com/file/136759434/ad...1yazl.html

2009-2010 4.sınıf fen ve teknoloji 1. dönem 1.yazılı soruları
http://www.4shared.com/file/136455798/90..._yazl.html

2009-2010 5. Sınıflar fen ve teknoloji dersi 1.yazılı
http://rapidshare.com/files/304059927/5sinfenteknologi1d1yazilik09.rar.html

2009-2010 5.Sınıf Türkçe Dersi 1.Dönem 1.Yazılı Soruları

http://rapidshare.com/files/304060402/5sintrkce1d1yazilisq09.rar.html

2009-2010 6.Sınıf Matematik 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları

http://rapidshare.com/files/304065549/6-A_SINAV.doc.html

2009-2010 7.Sınıf Matematik 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları

http://rapidshare.com/files/304065672/7-A_SINAV.doc.html

2009-2010 8.Sınıf Matematik 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları

http://rapidshare.com/files/304065883/8-A_SINAV.doc.html

2009-2010 6. Sınıflar fen ve teknoloji dersi 1.yazılı

http://rapidshare.com/files/304066981/6.sae_nae_f1.d__nem1._fen_yzae_lae_sae_20010.doc.html

2009-2010 7. Sınıflar fen ve teknoloji dersi 1.yazılı

http://rapidshare.com/files/304068222/doae_ala_7a_fen_1.1.doc.html

2009-2010 8. Sınıflar fen ve teknoloji dersi 1.yazılı

http://rapidshare.com/files/304067949/81yazae_lae__2009.docx.html

2009-2010 5. sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 1. Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/136483827/35d4862a/SOSYAL-11A.html

2009-2010 6. sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 1. Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/140561860/78ac4fe1/6snf_sosyal_bilgiler_yazl_sorusu_1dnem_1yazl_1.html

2009-2010 7. sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 1. Yazılı Soruları

http://www.4shared.com/file/84488368/42c20d06/678sinnsosyaltg.html

2009-2010 8. sınıf İnkılap tarihi dersi 1. dönem 1. yazılı soruları

http://rapidshare.com/files/304053354/8.sinif1.donem1.yazili_sorulari.rar.html

2009-2010 7. sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 1. Yazılı Soruları

http://rapidshare.com/files/304057940/7.synyf_synav_1.docx.html

2009-2010 5.sınıf matematik dersi 1.dönem 1.yazılı soruları
http://www.4shared.com/file/136475999/97...KLASK.html

2009-2010 4.sınıf Türkçe dersi 1. dönem 1. yazılı soruları
http://www.4shared.com/file/136451655/cc...yazls.html

9. Sınıf Matematik Dersi 1.dönem 1.Yazılı Sınav Soruları
http://www.4shared.com/file/137715684/54...NAV-B.html

2009-2010 5. sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 1. Yazılı Soruları
http://www.4shared.com/file/136483827/35...L-11A.html

2009-2010 Türk Edebiyatı 9. Sınıf 1.Dönem 1. Yazılı Soruları
http://www.4shared.com/file/137686902/aa2b209d/9ed.html

2009-2010 6. Sınıflar fen ve teknoloji dersi 1.yazılı
http://www.4shared.com/file/136780011/6d...klama.html

2009-2010 8. sınıf ingilizce dersi 1. dönem 1. yazılı soruları
http://www.4shared.com/file/137104107/53...1yzuo.html

12.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Dönem 1. Yazılı Soruları
http://www.4shared.com/file/146985494/d5...ar_-3.html

11.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Dönem 1. Yazılı Soruları
http://www.4shared.com/file/146985500/26...ar_-1.html

10.Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Dönem 1. Yazılı Soruları
http://www.4shared.com/file/146985501/75...ar_-1.html

6.sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yazılı Soruları
http://www.4shared.com/file/137106241/76...ument.html

2009-2010 8. sınıf ingilizce dersi 1. dönem 1. yazılı soruları
http://www.4shared.com/file/137104107/53...1yzuo.html

2009-2010 Türkçe Dersi 6. Sınıf 1.dönem 1.Yazılı Sınav Soruları
http://www.4shared.com/file/136502415/ba...AZILI.html

2009-2010 Türkçe Dersi 8. Sınıflar 1.dönem 1.Yazılı Soruları
http://www.4shared.com/file/136501986/e8...12009.html

2009-2010 7. Sınıf İngilizce Dersi 1.Dönem 1.Yazılı Sınav Soruları
http://www.4shared.com/file/137103376/f5..._yazl.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 4.Sınıf Trafik Güvenliği Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/153274875/BEZ_4.SINIF_I.DoeNEM_I.Y.Y..doc.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 5.Sınıf Trafik Güvenliği Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/153275259/5-a_trfk_1.dnm_1.yzl.doc.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 1.Sınıf Türkçe Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155197801/1_snf_turkce_degerlendirmeler.zip.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 1.Sınıf Matematik Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155197936/TESTT.rar.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 1.Sınıf Hayat Bilgisi Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155198291/memocal91743205.rar.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 2.Sınıf Matematik Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155198141/memocal01376216.rar.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 2.Sınıf Hayat Bilgisi Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155198291/memocal91743205.rar.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 2.Sınıf Türkçe Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155198417/2.s.tuerkce.zip.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 3.Sınıf Matematik Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155200850/3._s__305_n__305_f_matematik_testi.doc.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 3.Sınıf Türkçe Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155198701/3.s.turk.rar.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 3.Sınıf Hayat Bilgisi Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://rapidshare.com/files/155198913/3.hayat_bil.yar..doc.zip.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 5.Sınıf 1.Dönem 1.Yazılıları
http://rapidshare.com/files/156509737/s__305_nav_fen_5_1.doc.html

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 9.Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://files.filefront.com/9sinif1yaziliedbsekerzi

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 10.Sınıf Türk Edebiyatı Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://files.filefront.com/10sinif+turk+edb+yazili

2009-2010 Eğitim-Öğretim Yılı 10.Sınıf Türk Edebiyatı Tarihi Dersi 1.Dönem 1.Yazılısı

http://files.filefront.com/turk+edb+tarihi+11+yazi

8/11/2009

Genetik mühendisliğindeki gelişmelerin olumlu sonuçları nelerdir?

http://www.harunyahya.org/evrim/curuk_temel/res/deney1.jpg
1- Bilindiği gibigenler ,bir organizmanın özelliklerini belirleyen kimyasal bilgiyi taşır.

2- Genler değiştirilerek bir organizmaya istenilen özellikler kazandırılabilir.
3- Genetik mühendisliği , bilimadamlarının genleri bir organizmadan alıp diğerine aktarmalarına imkan veren bir teknolojidir.
4- Bu teknoloji ; nükleik asit hibridizasyonu , rekombinant DNA , PCR , hücre kültürü ve monoklonal antikor tekniklerini içerir .
5- Bunlardan en başarılı ve yaygın olanrekombinant DNA tekniği ; restriksiyon enzimlerini kullanarak “gene splicing” de denilen DNA’nın istenilen bölgesinin kesilip çıkarılması ve kesilen parçanın ligaz enzimi kullanılarak “vektör” adı verilen taşıyıcı bakterinin plazmidine yapıştırılması işlemlerini içerir. Daha sonra plasmid bakteri içine yerleştirilerek rekombinant DNA’nın normal hücresel aktivitesine devam etmesi sağlanır.
6- Bugün genetik mühendisliğinin bitki ve hayvanlarda uygulanmasıyla daha iyi ve sağlıklı yiyecekler, daha güvenli temiz bir çevre ve sağlık alanındaki gelişmeler insanlara sunulmuştur.

5/11/2009

Biyoteknolojik çalışmalar hayatımızı nasıl etkiler?

Biyoteknoloji giderek genetik mühendisliği uygulamalarının tıbbi zirai ve endüstriyel biyolojik maddelerin üretilmesi amacıyla kullanılmasını kapsamaktadır. Bu nedenle 20. yüzyılın son yıllarında biyoteknoloji uygulamalı ve disiplinlerarası bir alan ‘’moleküler genetik’’ ve ‘’rekombinant DNA teknolojisi’’ olarak tanımlanmaktadır. Artık bu teknoloji bir organizmanın genomlarında bulunan tüm bilgileri ve şifreleri değiştirmeyi; aynı ya da farklı cinse ait organizmalara DNA sekansları veya genleri aktarmayı istenilen DNA baz sıralarını veya genlerini çıkarmayı başka organizmalara aktarmayı ya da birleştirmeyi; DNA ve RNA baz sıralarını belirlemeyi gen haritaları çıkarmayı; transgenetik hayvanlar bitkiler mikroorganizmalar üretmeyi genetik düzeyde embriyolarda düzenlemeler yapmayı yeni fenotip ve genotipte canlılar oluşturmayı proteinler enzimler antibiyotikler hormonlar gibi tanılama tedavi koruma ve araştırmalarda kullanılan maddeler kimyasallar üretmeyi olanaklı kılmaktadır.
Biyoteknolojide ulaşılan aşama ve sürdürülen çalışmalar 21. Yüzyılı şekillendirecek devrimsel gelişmeleri içermektedir.

5/11/2009

Biyoteknolojinin çalışma alanları nelerdir?

Biyoteknolojik Çalışmalar
Teknolojik gelişmelerin en göze çarpıcı olanı biyoteknolojidir. Biyoteknoloji genelde "insanın yararlanabileceği, ürün ve hizmetlerin mik­roorganizmalar, mikrobiyal parçacıklar ve diğer biylolojik materyaller kulla­narak endüstriyel işlem yoluyla sağlanması" olarak tanımlanmaktadır.
1970 yıllarından başlayan süreç içerisinde biyolojik gelişmelerden ya­rarlanan biyoteknoloji; eczacılık, tıp, ziraat vs. gibi bilim dallarında devrim sayılacak büyük gelişmeler göstermiştir. Biyoteknoloji yoluyla insanlığın hizmetine giren teknolojik yenilikler büyük toplumsal değişimler ortaya koymuştur. Biyoteknolojik gelişmelerden yararlanan sektörler şunlardır:
1-Ziraat uygulamaları ve hammaddeler
Biyoteknolojik uygulamalarla birçok hammadde için gerekli enzimatik reaksiyonlarda kullanılan çok farklı enzimler kullanılmaktadır.
Tarımsal atıklardan bugün örneğin metanol gibi maddeler bol ve ko­laylıkla elde edilebilmektedir. Gıda maddeleri piyasaya sürülmeden önce test edilip aflotoksin bulunup bulunmadığı kontrol edilmektedir. Bu teknoloji ile bitkilerin besin değerleri artırılmış ve örneğin bünyesinde kükürt bulunan bitkilerle beslenen koyunların yünlerinin daha kaliteli olduğu görülmüştür. Yeni teknoloji ile bitkilerden örneğin tütünden hemoglobin elde edilebil­mektedir. Ayrıca biyoteknolojik yöntemlerle bugün memeli hayvanların süt­lerinden yararlı ilaçlar üretilebilmektedir.
2-Çevre Uygulamaları
Bugün kimyasal atıklar değiştirilerek çevreye zarar vermeyecek mad­delere dönüştürülmektedir. Atıkları parçalayan mikroorganizmalar bu tek­nikle elde edilmektedir. Bugün biyoreaktör denilen toprak ve sudaki civayı temizleyen kolibasilileri elde edilmiştir. Rekombinant DNA teknikleri kul­lanılarak çevreyi kirleten toksik atıkları parçalayan mikroorganizmalar elde edilmiştir.
3-Sağlık Uygulamaları
Bioteknolojik gelişmelerle bugün antibiyotikler, interferon, aşılar gibi tıpta yoğun kullanılan preparatlar kolaylıkla ve daha ucuza elde edilebil­mektedir. Bugün birçok hormonun yanısıra insülün gibi maddeler de insanlık hizmetine sunulmuştur. Genetik hastalıkların çoğunun, mutasyonlar sonucunda işlevini yitiren bir gen nedeniyle ortaya çıktığı bilinmektedir. Bir hastanın hücrelerine normal gen kopyasının aktarılması ile tedavi edilmesine gen tedavisi denilmektedir. Gen tedavisi somatik hücrelere yada eşeysel hücrelere gen nakli yapılması ile mümkün olabilir. Bu yöntemde normal genler işlev yapamayan bozuk geni bulunan vücut hücrelerine aktarılır. Tek gen mutasyonlarında hemofili, kas körelmesi vb. gibi yaklaşık 250 hastalık biyoteknolojik yöntemlerle tedavisi yapılabilmektedir. Kanser, şeker hastalı­ğı, yüksek tansiyon gibi hastalıklarda da birden fazla gen etkili olduğundan biyoteknolojik yöntemlerle çok başarılı ümit verici gelişmeler elde edilmiş­tir. Genetik mühendisliği enfeksiyon hastalıklarının hızlı ve güvenli bir bi­çimde tanımlanmasında önemli görev üstlenmektedir. Burada kullanılan teknikler monoklonal antikorlar ve DNA prob teknolojisi'dir. Bu teknik­ler tıpta AİDS ve kanserin kesin tanısında kullanılmaktadır.
4- Enerji sektörü
Bugün biyoteknolojik uygulamalarla metan eldesi ve enerji tasarrufu sağlayacak enzimatik reaksiyonların yaygınlaştırılması mümkün olabilmek­tedir.
Gen Teknolojinin Genetik ve Evrimde Sunduğu Olanaklar
2000 yılından itibaren, genom projesi adı verilen ve insanın gen dizi­lerinin ve işlevinin büyük oranda açıklığa kavuşturulması ile genler hakkında inanılmaz bilgi birikimi ortaya çıkmıştır. Bugün bu teknoloji, genetik hasta­lıkların moleküler temellerini aydınlatmada kullanılan temel bir yöntem ha­line gelmiştir. Bunun yanısıra astım vb. gibi çok yönlü karmaşık hastalıklar­da genom analizleri çok başarılı olmuştur. Bugün genomdaki değişimlerin izlenmesi ile bireyler arası genetik farklılıklar saptanabilmektedir. Bir veya birçok genin etkisi ile ortaya çıkan basit ve karmaşık genetik hastalıklarda genom çalışmaları birçok özel durumları ortaya çıkarmıştır. Örneğin insan­larda ortaya çıkan birçok hastalığın, aslında insan genomu ile çevrenin yo­ğun etkileşimi ile meydana geldiği anlaşılmıştır. Hatta yüksek tansiyon da­mar, hastalıklarının, psikolojik bozuklukların sebebi hep aynıdır. Gen tekno­lojisi metoduyla bugün yeni doğan bebeklerin bazı genetik kökenli hastalık­ları için tarama yapılabilmekte ve aileler bu konuda ayrıntılı olarak bilgilen­dirilmektedir.
İnsan genom çalışmaları sonucunda ilginç evrimsel ipuçları da ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bugün insandaki 30.000 dolayındaki genlerin çok azının aktif olduğu, belli kromozomlarda yoğunlaştığı ve protein kodlayan bölgelerin büyük bölümünün tekrarlanan dizilerden (hurda DNA) oluştuğu tespit edilmiştir. Bunların tarihlerinin belirlenmesi ve başka canlı türleri ile karşılaştırılması sonucu evrimin moleküler düzeyde incelenmesine olanak sağlanmıştır. Evrim sürecinde vücudumuzu enfekte eden bakteri ve virüsle­rin, genomumuza entegre olduğunu görüyoruz. Bunlarda bağışıklık sistemi­mizde rol almışlardır.

5/11/2009

Gelecekte genetik mühendisliğindeki gelişmelerin insanlık için doğurabileceği sonuçlar nelerdir?

http://www.medikalteknoloji.com/e107_images/newspost_images/p_bio_ikili.jpg
Genetik olarak taşınan hastalıkların çaresi bulunabilecek, insanlar tüm hastalıklara karşı daha dirençli hale getirilebilecek, çok daha verimli bitkiler ve hayvanlar oluşturulabilecek, insanların refah seviyesi artacaktır.

5/11/2009

Genetik mühendisliğindeki gelişmelerin olumlu sonuçları nelerdir?

İstenilen özellikte organizma yaratmak amacıyla istenilen genleri kromozomlara ekleme yöntemlerini kapsayan uğraşların tümü, genetik mühendisliği çatısı altında toplanmaktadır. Gregor Mendel’in özellikle bezelye bitkileri üzerinde yaptığı çaprazlama çalışmalarının amacı temel genetik kurallarını keşfetmekti. Elde edilecek bulgularla doğanın imkan verdici en üstün kalitedeki ürünü çok sayıda elde fikrine de hizmet ediyordu. Fakat yapılan çalışmalar ayni tür içindeki bitkiler ile kısıtlı kalmaktaydı. Yıllar boyunca organizmalar da istenilen niteliklerin elde edilmesi çalışmaları tür içinde kısıtlı kalmış ve büyük ölçüde rastlantıya dayanmıştır Bu kısıtlamanın bilincine varan araştırmacılar çalışmalarını tür engelini kırma yolunda çabalara yöneltmiştir. Genetik mühendisliği diye bir terimin kullanılmadığı ve bugünkü anlamda çalışmaların henüz yapılmadığı yıllarda özellikle bitki ıslahçıları çeşitli teknikler geliştirerek doğal olarak eşleşmeyen türlere ait organizmalar arasında gen aktarımları (yapay tozlaştırma) gerçekleştirmişlerdir. Elde ettikleri rekombinant bireyleri eşeyli üreme(çiftleşme) yöntemi ile üretmeyi başarmışlardır. Bu şekilde doğal olarak meydana gelemeyen gen kombinasyonları elde etmeye yönelik uğraşlar, bir anlamda genetik mühendisliğinin başlangıcı olarak kabul edilebilir. 1960’li yıllarda somatik (2n kromozoma sahip vücut hücreleri=diploid) hücrelerin birbirleriyle kaynaşabildiği (Füzyon yöntemi) ortaya konulmuş ve genetiğin biliminin bir alt birimi olan somatik hücre genetiğine dayanarak, gen aktarım çalışmaları somatik hücre düzeyine indirilmiştir. Bu çalışmalar eşeyli üremenin dışındaki yollardan yararlanılan ilk çalışmalardı. 1970’li yılların başında ise, o yıllara kadar oluşan temel ve teknik bilgilerin birikiminin yardımıyla, amaçlanan genetik yapıya uygun gen kombinasyonu yaratılmasına yönelik çalışmalar moleküler düzeye inmiştir. DNA nin üç boyutlu moleküler yapısının keşfi, replikasyon, rekombinasyon yeteneklerinin aydınlatılması, genin işlevsel tanımının yapılması, gen anlatımının ve düzenlenmesi işlevlerini açıklığa kavuşturmuş, böylelikle rekombinant DNA teknolojisinin gelişimine de ön ayak olmuştur. Rekombinant DNA teknolojisi, gen klonlamasi, DNA klonlamasi, genetik manipülasyon ve en popüler olarak da genetik mühendisliği terimleri bir çok bilim adamı tarafında çoğunlukla es anlamlı olarak kullanılmaktadır. Genetik Mühendisliği; genetik analiz yapmak ya da istenilen özellikte organizma geliştirmek amacıyla, bir tür içinde veya farklı türlere ait organizmaların genleri üzerinde, planlı yürütülen çalışmalardır. Bu teknolojinin uygulama alanları, temelde, ekonomik bakımdan önemli organizmaların ve onların özelliklerinin geliştirilmesini kapsamaktadır. Genetik mühendisliğinin etkilediği uygulama alanlarının başında endüstri gelmektedir. Çeşitli endüstriyel ürünlerin (ilaç,besin vb.) istenilen nitelikte ve bol miktarda elde edilmesine yönelik çalışmalar endüstri sektörünün bu teknolojiye büyük yatırımlar yapmasına yol açmıştır. Tipta ,özellikle kalıtsal hastalıkların tanısının konmasına olanak sağlamakta ve bu hastalıkların tedavisi açısından da ileriye yönelik ümit vermektedir. Tarım ve hayvancılıkta da istenilen niteliklere sahip bitki ve hayvanların yetiştirilmesinde büyük ölçüde kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak, çevre kirlenmesinin önlenmesi, madencilik vb. daha bir çok alanda genetik mühendisliğinden yararlanılmaktadır. Bir Amerikan firması, mısır yada daha başka tahılların köklerinde yasayan Pseudomonas fluorescens türü bakteriye, normalde toprakta yasamayan, ama böcek öldürücü bir zehir sentezleyebilen Bacillus thuringiensis adli bakterinin zehir kodlayan gen bölgesini eklemiştir. Genetik yapısı değiştirilerek tarlalara bırakılan Pseudomonas fluorescens, tahılların köklerine zarar veren mayıs böcekleriyle mücadelede çiftçilerin en büyük yardımcısı olmuştur. Tarımcılıkta etkin başarıların elde edilmesinde büyük katkısı olan genetik mühendisliği, ayni basariyi hayvancılık sektöründe henüz sağlayamamıştır. Bunun nedeni genetik araştırmacıları, henüz naklettikleri genin kromozomda nereye girdiğini kontrol edememeleri dolayısıyla da yanlış proteinlerin sentez edilmesidir. Yanlış proteinler, üretilen hayvanların fizyolojilerinde ve morfolojilerinde istenmeyen olumsuz sonuçların görülmesine sebep olur. Rekombinant DNA teknolojisinde izlenen olaylar dizisi genelde,bir organizmadan elde edilen ve içinde istenilen geni taşıyan DNA parçalarının, taşıyıcı özellikte bir DNA molekülüne bağlanarak rekombinant DNA oluşturulması, rekombinant DNA moleküllerinin uygun bir konak hücreye sokularak orada çoğaltılmasıdır. Çoğaltılan genler (DNA parçalar) ile kitaplıklar oluşturulmaktadır. Bu olaylar dizisine genel olarak gen klonlamasi adi verilir ve neticede çeşitli genlere ait bir kitaplık oluşturulur. Genetik Mühendisliğinde yürütülen çalışmaların aşamaları sırasıyla şöyledir:

Gen izolasyonu: İstenilen geni taşıyan DNA parçalarının elde edilmesidir. Bu amaç için çeşitli yollar kullanılır. Bunlardan biri izole edilip saflaştırılmış DNA moleküllerini çift zincirli yapılarını bozmadan parçalamaktır. Bunun için özel enzimler kullanılmaktadır. Bu enzimler DNA molekülünde özel nükleotid dizilerini tanır ve orada kesmeler yapar.

Rekombinant DNA moleküllerinin oluşturulması: İzole edilen geni taşıyan DNA parçalarının çoğaltılmasını sağlamak üzere onlara taşıyıcılık görevi yapacak uygun DNA moleküllerine bağlanmasıyla elde edilen moleküllere rekombinant DNA adi verilmektedir. Buna göre, genetik mühendisliğinde rekombinant DNA kavramı doğal olarak birlikte bulunmayan (farklı kökenli) DNA molekülleri arasında ,laboratuar koşullarında yaratılmış, yeni bir düzenlemeyi (birliği) ifade eder. Geni taşıyacak DNA molekülleri virüs DNAları, plazmidler ve cosmidlerdir.

Uygun bir hücreye sokulması: Rekombinant DNA moleküllerinin konak hücreye sokulmasında vesiküller veya küçük ve suda erimeyen lipit(yağ) yapısında cisimler olan lipozomlar kullanılır. Lipozomlar hücrelerle(özellikle hayvan hücresi) kolaylıkla kaynaşır ve DNA hücre içinde serbest duruma geçer. Son yıllarda mikroenjeksiyon tekniği başarıyla kullanılmaktadır. Genin konak hücre içine çok ince iğne ile enjekte edilmesidir. Bakteriyofajlarin (Virüs) konak hücrelere de kendini esleyebilmesi esasına dayanarak genin, virüs içine yerleştirilip rekombinant DNA molekülünün oluşturulması ve istediğimiz geni taşıyan fajın, konak hücreye girmesi ile sağlanır. Bu yönteme Transfeksiyon adi verilmektedir.

Çoğaltılan genlerin seleksiyonu: Konak hücrede istenilen genin bir çok kopyası oluşturulmasından sonra bu genlerin izole edilmesi gerekmektedir. Bunun için daha önceden radyoaktif olarak işaretlenmiş genler(marker) kullanılmaktadır. Bu işaret geni U.V. ışığının altında kendini belli edeceğinden kolaylıkla yeri saptanabilmektedir. Saptanan gen özel enzimler yardımı ile yabancı genden arıtılır ve saf olarak elde edilir. Bir diğer yöntem ise genin anlatım yapması ile konak hücrede fenotipik (gözlemlenebilen özellikler Ör:hücrede mavi renk plakları oluşturması) değişikliler oluşturması ile klonlanan hücreler ile klonlanmayanlar birbirlerinden ayrılabilir. Bütün bu işlemlerden sonra gen bankaları (genom kitaplığı) oluşturulur. Kitaplık bir organizmanın tüm genotipini DNA dizilerinin tümünü yada bir kısmını içeren DNA klonlari topluluğudur. 1997 Şubat ayında kuzu Dolly’i ortaya çıkaran klonlama teknolojisi ve ertesi yıl insana ait embriyonik kök hücresi kültürü oluşturulması genetik mühendisliğinde iki büyük atilimi gerçekleştirmiştir. Özellikle embriyonik kök hücreleri blastosistlerden, kişiye özel organ ve dokuların üretilmesi ile organ bağışında sürekli olarak sorun yaratan doku uyuşmazlığı sorununun ortadan kalkması, bu beklentiye temel oluşturuyor. Tedavi amaçlı klonlama fikrinden tam uyum içindeki yeni dokuların yaratılması düşüncesine geçiş ile yeni umutlar doğmuştur. Bu yöndeki çalışmaların neticeye ermesi ile bireyin kendi hücrelerinden üretilmiş organların nakli ile hasarlı organların değişimi mümkün olacaktır. Farklı histolojik karakterleri sergileyen hücrelerimizin aslında ortak bir DNA programına sahip olması, klonlama tekniklerine gerek kalmaksızın, nükleotid dizilerde yapılacak değişikliklerle arzu edilen tipte hücrelerin elde edilebilmesi mümkün olacaktır.

5/11/2009

Genetik mühendisliği alanında günümüzde hangi uygulamalar yapılmaktadır?

Son zamanlarda yayınlanan birçok araştırmada gen mühendisliğinin önemi ve gücü belirtilmeye başlanmıştır. Birçok kişi artık zararlı genleri bireylerin haklarını kısıtlayarak yok etme yerine, zararlı genleri özel yöntemlerle normal ya da üstün gen niteliğine çevirmenin yollarını aramaya başlamıştır. Bu konudaki girişimler büyük bir coşkuyla karşılanmakta ve yorumlamalar gittikçe aşırıya varan ölçülere ulaşmaktadır. Bununla beraber gen mühendisliğinin uygulama alanının kısıtlı olmasını gözden uzak tutmamak gerekir.
Her şeyden önce, DNA'daki baz çiftterinin çok küçük olması nedeniyle, fiziksel olarak (mikrocerrahi ile) değiştirilmesini ümit etmemiz biraz hayalcilik olacaktır. Ikincisi, bu şekildeki düzeltmeler kural olarak vücut (soma) hücrelerine sınırlı kalacaktır; bu da gelecek döllerin yapısını değiştirme için etkili değildir.
ZARARLI GENLERİN DEĞİŞTİRİLMESİ
Vücut hücrelerimiz (çekirdek taşımak koşuluyla) bir bireyi meydana getirecek tüm genlere sahip olmasına karşın, bulunduklan yer ve dokuya göre taşıdıklan genlerin ancak bazıları işlev yapabilecek durumdadır. Örneğin; tiroksin üretecek enzimleri sentezlemek için, yalnız tiroit bezindeki genler işlev görür ve bilgi üretebilir. Bu organda veya bezde bulunan zararlı bir gen kapatıldığı için herhangi bir etkiye ve kusura neden olmaz. Başka bir organda veya dokuda da kusurlu tiroksin meydana getiren bir gen kapalı olacağı için herhangi bir zararlı etkiye sahip değildir. 0 halde zararlı genlerin değiştirilmesi dokulara ve organlara sınırlı kalmaktadır. Bunun için de değişik yöntemler uygulanabilir.

VlRÜS TRANSFERİ (TRANSDÜKSlYON)
Virüsler, bazen ürediği konukçudan taşındığı konukçuya gen aktarabilir. Bu taşımaya transdüksiyon denir. Doğal olarak bir virüs, bulaştığı hücreyi çoğunluk öldürür ve o zaman kalıtsal olarak bir öneme sahip değildir. Fakat bazı durumlarda virüs, kalıtsal materyalini girdiği hücrenin kalıtsal materyaline katarak (integre ederek), onun hızıyla çoğalmaya başlar ve bu durumda konukçu hücreye herhangi bır zarar vermez. Bu, "L i z o g e n i k D u r u m" olarak bilinir. Bakterilerde kalıtsal yapının düzeltilmesi için bu tip virüs aktarmalarından yararlanılır.

Son zamanlarda, bu yöntem, insan doku kültürleri için de kullanılmaya başlanmıştır. Insanlann çoğu, bir amino asit olan arjinini yıkmak için karaciğerden salgılanan arjinaz enzimini sentezleten başat bir gene sahiptir. Çekinik homozigot durumlarda enzim salgılanması yoktur; bu bireylerde "A r g i n i n e m i a" denen bir hastalık meydana gelir. Arjininin miktarı kanda artar. Sonuçta zeka geriliği, sara hastalığı ve erken ölüm ortaya çıkar. Shope Papilloma denen bir virüs genellikle tavşanlarda hastalık yapar; fakat insanlarda lizogenik durumda yaşar. Bu virüsle tavşanlardan insana gen taşınması yapılabileceği düşünülmüş ve doku kültürlerinde deneme-ere girişilmiştir. Normal bir bireyden alınan hücreler bu virüsle enfekte edilmiştir. Daha sonra bu doku kültüründeki virüsler arjininemia olan kişiden alınan hücrelere taşınmıştır. Hücrelerin bir kısmı bu enzimi sentezleyecek yeteneği kazanmıştır. Açıkça normal bireydeki başat gen bu yolla hasta bireyin hücrelerine taşınmıştır.
Daha sonraki aşamada, bu virüsler arjininemialı bir kişinin karaciğerine aşılanmıştır. Daha doğrusu Almanya'da birisi beş yaşında, diğeri onsekiz aylık iken zeka geriliği ve bu hastalığın diğer bulgulannı gösteren iki kız kardeşe enjekte edilmiştir. Karaciğerlerine enjekte edilen bu virüsler istenen sonucu vermemişler ve düzelme meydana gelmemiştir. Fakat ileride daha gelişmiş bir teknikle bu aşılamanın yapılabileceği ümidi yitirilmemiştir.
Bir türden diğer türe bu virüslerle gen aktanmı yapmak da mümkündür. Bazı insanlar, süt içerisinde bulunan laktozun bir türevini, yani galaktozu, yıkan enzimden yoksundurlar. Bu insanlar Galaktozemia" denen bir hastalığa tutulurlar ve kanlannda aşırı galaktoz birikir. Bu hastalar süt ve sütten yapılmış gıdalan almazlarsa normal bir yaşam sürdürebilirler. Fakat, eğer bir gen aktarımı yapılırsa bu besinleri de alabilme olanağına kavuşurlar. Insan bağırsağında yaygın olarak bulunan Escherichia colı, bu enzim için bir gene sahiptir. Hem bu bakteriyi hem de insanı enfekte eden ortak bir virüs vardır. Bu bakteri kültüründen alınan virüsler galaktozemi gösteren bir insandan alınmış doku kültürüne bulaştırılmıştır. Daha sonra yapılan testlerde; bulaştırılan insan hücrelerinin eksik olan enzimi ürettikleri saptanmıştır. Bu yeteneği kaza-nan hücreler alındığı kişinin karaciğerine tekrar enjekte edilmiş ve orada eksik olan enzimi üretmeye devam etmiştirler.
Moleküler genetikteki ilerlemeler, bizim, yalancı virüs yaratmamızı da mümkün kılmıştır. Artık bugün bir virüsün DNA'sı çıkanlıp yerine yabancı bir virüsün DNA'sı yerleşterilmektedir. Virüsün kılıfı bulaştıracağı hücreyi saptar. Dolayısıyla DNA'sı çıkanlsa da yine eskisi gibi doğal konukçusu olduğu hücreyi enfekte etmeye devam eder. Bu şekilde istediğimiz nitelikte virüs yapabiliriz. Bu yöntemlerle fare doku kültüründen belirli genler insan doku kültürüne aktarılabilmiştir. Yalnız fareleri enfekte eden bir virüsün DNA'sı insanı enfekte eden bir virüsün içerisine konarak, insan hücrelerine girmesi sağlanmıştır. Yalancı virüslerin bu şekilde büyük bir gücü vardır. Biz, farklı türlerden uygun genleri, bu yöntemle seçebilir ve insanın üreme hücrelerini meydana getiren dokulara aşılayarak, insan gen populasyonuna büyük katkılar yapa-biliriz. Eşey hücrelerine bu şekildeki bir aşılama için daha birçok araştırma ve deneyin yapılması gerekmektedir.
DOĞRUDAN DNA NAKLl (TRANSFORMASYON)
Mikrobiyologlar uzun bir süreden beri diğer bir bakterinin DNA'sını içeren bir besin ortamında yetiştirilen bakterilerin zamanla yeni genler kazandıklannı saptamıştı. Bakteriler "E n d o s i t o s i s" dediğimiz bir çeşit yutma yöntemiyle ortamdaki DNA parçalannı alarak kendi kromozomlanna ekleyebilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, insan hücrelerinin de bu yeteneği taşıdığını göstermiştir. Bir araştırmada. anormal hemoglobin üreten bir kişinin göğüs kemiğinin (sternumun) kırmızı iliğinden alınan olgunlaşmamış kırmızı kan hücrelerinin doku kültüründe üretilebileceği gösterilmiştir. Normal bir insanın göğüs kemiğindeki ilikten alınan hücrelerden hazırlanmış bir besin ortamında üretilen bu hücreler bir zaman sonra normal hemoglobin yapabilme yeteneğini kazanmıştır. Daha sonraki aşamada bu hücreler (eskiden anormal. yeni durumda normal hemoglobin üreten) alındığı kişinin sternumunun içerisine enjekte edilerek. o kişinin normal hemoglobin üretimi sağlanabilmiştir.

HÜCRE KAYNAŞTIRILMASI ile YENi GENLERiN KAZANILMASI
Aynı türün farklı bireylerinden, hatta farklı türlerin bireylerinden alınan hücreler aynı doku kültürü içerisinde yetiştirilebilir. Bazı zararsız virüsleri bu doku kültürü içerisine eklemekle hücrelerin kaynaşması sağlanabilir. Hücre duvarlannın eritilmesi ile iki çekirdekli bir hücre ortaya çıkar. Bu iki çekirdekten hangisi mitoz bölünmeye erken başlarsa, baskın duruma geçer ve öbürünü yıkar. Yıkılan çekirdeğin kromozom parçaları iğne şeklinde diğer kromozomlann içerisine girebilir ve yeni hücre, bölünmeyi yeni gen kombinasyonları ile bitirir. Insan ve fare hücreleri bu şekilde bırleştirilebilmiştir. Fakat fare hücreleri çoğunluk baskın duruma geçmiştir; çünkü fare hücrelerinin insanlara göre daha hızlı bölünme eğilimi vardır. Insan kromozom parçaları, zaman zaman fare kromozomlarına eklenmiştir. Bu yolla anormal gen taşıyan kromozomlann yerine, normal gen taşıyan kromozomları tüm olarak yerleştirmek de mümkün olabilir.

TÜM HÜCRE NAKLİ
Diğer bir yöntem de, bazı enzimleri üretemeyen dokular içerisine, bu enzimleri üreten hücrelerin yerleştirilmesidir. Daha önce öğrendiğimiz gibi gamma globulini üreten genin olmaması (çekinik olması) halinde, antikor üretilemeyeceği için, canlı, enfeksiyonlara karşı dayanıksız olacak ve bu genotipteki bireyler yaşamlarının ilk evrelerinde çoğunluk öleceklerdir. Gamma globulin, kemik iliği tarafından üretilir. Normal allelleri taşıyan bir kişinin sternumundan alınan kemik iliği "A g a m m a -g 1 p b u 1 i n e m i a"lı bir kişiye enjekte edilebilir. Nakledilen bu hücreler zamanla çoğalır veyabancı antijenlere tepki gösterebilecek antikorları üreterek kana verebilir.

GEN SOKMA
Gen mühendisliği emekleme çağındadır ve bugün ancak deneme evresindedir. Gelecekte geniş uygulama alanı bulacağı kuşkusuzdur. Yalnız bu uygulamalann bir de tehlikesi vardır. Nitekim zamanımızdaki mikrobiyoloji uzmanlarının bir kısmı, gen mühendisliğinin bazı konularına şimdiden bir kısıtlama, yani bir çeşit ambargo konmasını önermektedir. Çünkü bu değiştirme denemelerinin yapılması sırasında, anti-biyotiklere dayanıklı, üstün yaşama gücü olan ve bizzat kendisi toksin salgılayan bir gen kombinasyonuna sahip mikroorganizma yaratılabilir. Bu ise insanlann sonu olabilir. Bu kısıtlama bugün yasal olarak konmamıştır. Fakat bu konuda araştırma yapan merkezler böyle bir felaketin ortaya çıkmaması için gerekli önlemleri almaktadır.

Birçok gen mühendisi, bireysel kusurları ve anormallikleri düzeltmek için çalışmalar yapmayı amaçlamıştır. Fakat, amaç, üreme hücrelerindeki zararlı genlerin gelecek kuşağa düzeltilerek geçmesini sağlamaktır.

5/11/2009

Mutasyon ve modifikasyon sonucu canlilarda baska ne tür degisiklikler meydana geliyor

Çevre etkisiyle vücut hücrelerinde görülen ve kalıtsal olmayan değişikliklere modifikasyon denir.Değişme vücut hücrelerinde olduğu için kesinlikle yavru canlıya geçmez yani kalıtsal değildir.Ortam sıcaklığı,ışık,nem oranı ve beslenme modifikasyona neden olan etkenlerdir.
Canlının kalıtıma bağlı olmaksızın çevrenin etkisiyle ortaya çıkan özellikleride vardır.Çevrenin etkisi ortadan kalktığında veya değiştiğinde canlıdaki değişikliğinde ortadan kalktıgı görülür.Güneşin etkisiyle derinin esmerleşmesi,yapılan spor nedeniyle kasların gelişmesi buna örnek gösterilebilinir.
Genlerde meydana gelen değişmelere mutasyon denir.Mutasyon,radyasyon ve bazı kimyasal maddelerin etkisiylede meydana gelebilir.Vücut hücrelerindeki mutasyonlar kalıtsal olmadıkları halde üreme hücrelerindeki mutasyonlar kalıtsaldır.
Mutasyonlar,gen yapısında meydana gelen değişmelerle oluşabileceği gibi kromozom sayısı ve yapısında meydana gelen değişmelerle de oluşabilir.Mutasyona neden olan etkenlere mutajen denir.X ışınları,kimyasal maddeler,radyoaktif ışınlar,sigara katranı gibi etkenler mutajendir.
Faydalı mutasyonlar,yeni kalıtsal özelliklerin oluşmasına neden olur.Bu durum çok uzun bir süreç sonunda bir türden alt türlerin oluşmasına neden olabilir.Bu şekilde canlıların çeşitliliği artar

TV'de Bugün

Güncel Haberler